21 Ağustos 2026
Altın 7005.69
BIST 14396.54
Dolar 48.0404
Euro 56.2223
Sterlin 65.6271
Ankara 19°C

Bursa Baro Başkanı Yunanistan'da Konuştu: Meclis Her Şeye Yetkili Değildir

Bursa Baro Başkanı Yunanistan'da Konuştu: Meclis Her Şeye Yetkili Değildir
Bursa Barosu Başkanı Zeki Kahraman, mahkemeler dışında hiçbir otoritenin adalet dağıtamayacağını söyledi. Kahraman, halkın oylarıyla seçilen Meclis'i...
Bursa Barosu Başkanı Zeki Kahraman, mahkemeler dışında hiçbir otoritenin adalet dağıtamayacağını söyledi. Kahraman, halkın oylarıyla seçilen Meclis'in düzenleme yapamayacağı savunurken, "Demokratik hukuk devletlerinde, Meclis de her şeye yetkili değildir." dedi.

Yunanistan'ın Selanik kentinde düzenlenen Balkan Barolar Birliği toplantısına katılan Kahraman, yargı bağımsızlığına ilişkin sorunları ve çözüm önerilerine ilişkin görüşlerini anlattı.

Son yapılan Anayasa değişikliğinin Bursa Barosu ve pek çok hukukçu tarafından desteklenmediğini savunan Zeki Kahraman, "Yıllardır yargının bağımsız ve tarafsız olmadığını söyleyen mevcut iktidarın yaptığı değişikliklerle, yargıyı hükümetin etkisi altına alması anlaşılabilir bir durum değildir. Bu anlaşılamama durumu, hükümetin söylemi nedeniyledir. Yoksa hükümetlerin türü ve hedefi ne olursa olsun tarih içinde yargıyı kuşatma gayreti içinde oldukları bir gerçektir." dedi. Kahraman, yargı bağımsızlığını korumaya yönelik Anayasa ve yasa maddeleri olduğunu hatırlatarak, şöyle konuştu:

"Unutmamak gerekir ki bağımlılık yapan temel ilişki astlık-üstlük, emir-komuta ilişkisidir. Yani mahkemelerin bağımsızlığını ihlal edecek güç bireylerde değil kurum ya da devlet organlarındadır. Yargı için asıl tehlikeli olan yargıç ve savcıların yaşamı ve kararları üzerinde doğrudan ya da dolaylı tasarruf yapabilme olanağına sahip devlet görevlilerinin müdahaleleridir.

Mahkemeler dışında hiçbir otorite adalet dağıtamaz. Bu bağlamda yargı ne kadar güçlü olursa, devlet de o kadar saygın ve güçlü olur. Yargı 'hukuk devleti'nin temel koşuludur. Bu nedenle yargı, bağımsız, güvenceli ve yansız değilse hukukun üstünlüğü sağlanamaz. Demokrasinin esenliği de yargıya bağlıdır."

'HUKUK DEVLETİNDE MEVCLİS HERŞEYE YETKİLİ DEĞİLDİR'

Yürütme organını yargı için tehdit olarak sayan Kahraman, şöyle konuştu: "Ülkemde son zamanlarda seçilmiş olanların her şeyi yapabilmeleri gerektiğine ilişkin inançları demokrasi ve hukuk devleti ilkesi ile bağdaşmamaktadır. Seçilenlerin diktası da mümkün olmamalıdır. Demokratik hukuk devletlerinde, Meclis de her şeye yetkili değildir. Yasamanın el atamayacağı alan, yasamaya yasaklanan konular Anayasamızın ilk dört maddesinin içeriğinde belirtilmiştir. Laiklik gibi kadın-erkek eşitliği, yargı bağımsızlığı, üniversite özerkliği, temel hak ve özgürlükler de yasama çoğunluğuna bırakılamaz. Siyasilerin ve özellikle hükümetin el atamayacağı, karışamayacağı ve herhangi bir yolla içinde yer alamayacağı tek alan yargıdır. Hükümet yargının oluşumunda belirleme yetkisi, temsilci bulundurma hakkı, denetleme olanağı isteyememelidir. Yargının doğası gereği ilgili kurallarla bir tür kendiliğinden oluşur ve kendini denetler. İktidar yargıya atama yapamamalıdır. Ölçüyü ve sınırı aşmak anlamına gelecek işlemlerden ve yasal düzenlemelerden uzak durmalıdır."

BARO BAŞKANINA GÖRE BAĞIMSIZ YARGI KRİTERLERİ

Bursa Barosu Başkanı Zeki Kahraman, bağımsız yargı için çözüm önerilerini şöyle sıraladı:

-Yargıçların görevlerinin, yargılama ve idari olarak ikiye ayrılması ve idari görevleri bakımından Adalet Bakanlığı'na bağlı tutulmaları yargı bağımsızlığı ve yargıçlık güvencesi ile bağdaşmaz. Yargıç, idari görevleri yönünden Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'na bağlı olmalıdır.

-Yargıçlar ve savcı adaylarının seçimi, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nca yapılmalıdır.

-Yargıç ve savcılara hizmet öncesi ve hizmet içi eğitimin Adalet Bakanlığı'nca verilmesine son verilmelidir. Türkiye Adalet Akademisi, yürütme organının etkisinden kurtarılıp, özerk bir yapıya kavuşturulduktan sonra, eğitim bu akademi tarafından verilmelidir.

-Siyasal otorite/yürütme erki, yargının yönetimine karışmamalıdır. Bu bağlamda, yürütmenin temsilcisi Adalet Bakanı ile ona bağlı biçimde görev yapan bakanlık müsteşarının kurulda görev almaları yargı bağımsızlığı ve yargıçlık güvencesi ilkeleri ile en azından biçimsel anlamda bağdaşır nitelikte değildir. Aynı zamanda sakıncalıdır. Bu nedenle, Adalet Bakanı ve müsteşarının kurulda yer almaması gerekir.

-Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun kendisine ait bir binası, bütçesi ve sekretaryası olmalıdır.

-Kurulun yönetsel nitelikte bulunan kararlarına karşı yargı yolu açık olmalıdır.

-Yasaların yorumu ile ilgili olarak Adalet Bakanlığı'nca cumhuriyet savcılarına genelge gönderilmemelidir.

-Adalet Bakanlığı'nın buyruğunda çalışan müfettişlerce yapılan yargıç ve savcı denetimi, yargı bağımsızlığı ve yargıçlık/savcılık güvencesine aykırıdır. Müfettişler, Yüksek Kurul'a bağlı olmalıdır.

-Yargının ayrı ve özgürce kullandığı bir bütçesi olmalıdır. Yargı, bütçesini kendisi yaparak doğrudan yasama organına sunabilmelidir.

-Yargıç ve savcı sayısı iş yükü gözetilerek artırılmalıdır.

-Yargıç ve savcılar, erkler ayrılığına uygun biçimde orantılı olarak, uygun bir ücret almalıdırlar.

-Yargıçların ve savcıların atanmaları, yükselmeleri, yer değiştirmeleri, denetlenmeleri, yürütme erkinden kesinkes ayrı olmalıdır.

-Yargıç ve savcılar yardımcı personelini kendisi atamalı ve yetişmesini kendisi sağlamalıdır.

-Yargıç ve savcılar kendilerini, kendi girişimiyle ekonomik yönden parasal bir yükümlülüğe girmeksizin sürekli yetiştirebilme olanağına kavuşturulmalıdır.

-Avukatlık mesleği yargının unsuru kabul edilerek, barolar Anayasa'da yargı bölümünde yer almalı, Avukatlık Yasası'nda mesleğe kabul ve mesleğin yapılmasına ilişkin yeni düzenlemeler yapılmalıdır.

YORUMLAR
YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir