İçişleri Bakanlığı müsteşarlığından sonra Bursa'ya vali olan Harput, ilk olarak daire müdürlerine 'vatandaşa samimi davranıp, sorununu çözeceksiniz, (bugün git, yarın gel) anlayışını bitirin' şeklinde resmi yazı gönderdi. Yaklaşık 40 yıllık bürokrat deneyimine sahip Harput, Bursa'ya atandığı 30 Kasım 2007'den bugüne vatandaş eksenli hizmet anlayışı ile dikkat çekiyor. Harput, atandığı ilk günlerde canlı yayında televizyondan 'başı ağrıyan, sorununu çözemeyen beni arayabilir' diyerek cep telefonu numarasını vermişti.
Vali Harput, şehirle ilgili planladıklarını, hedeflediklerini Cihan Haber Ajansı'na anlattı. Şehirdeki 'imar bozukluğu ve trafik keşmekeşinden hoşlanmadığını belirten Vali Harput, tarihi dokunun korunamamasından şöyle yakındı: "Osmanlı'yı kuran bir şehir. Bursa'yla benim ecdadım devlet olmuş, cihana hakim olmuş. O büyük ecdadın sayısız eserlerini barındırıyor bu şehir. Şehre gelenlerin 15. asırda yaşıyormuş hissine kapılacak bir potansiyel olmasına karşın, tarihi eserlere yeterince önem verilmiyor. En büyük hayalimiz şehire dünya çapında turist çekebilecek termal merkezler yapmak. Ormanlık alan içerisinde 2 bin, 3 bin yataklı dev oteller yapıp, sağlık turizm merkezi oluşturacağız. Tahmin ediyorum ki, konuyla ilgili 2010 yılı içerisinde fiziki adımlar atılacak."
Ovaakça'da yapımı tamamlanmış 18 yaş üstü Alkol ve Madde Bağımlıları Rehabilitasyon Merkezi'nin Uludağ Üniversitesi'ne devredilmesinin gündemde olduğunu belirten Vali Harput, halen şehirde 200 madde bağımlısı genç olduğunu söyledi. Suça karışmış bu gençleri farklı programlarla yeniden topluma kazandırmakta ısrarlı olduklarını belirten Harput, yine Ovaakça'ya ormanlık alanda yapılacak merkezle de madde bağımlılarının psikolojik olarak tedavi edileceğini duyurdu. Ekonominin lokomotifi şehrin geri kalmış dağ ilçeleri için resmi kurum, üniversite, yatırımcılar ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinin yer aldığı 'Dağ Kalkınma Platformu' kurduklarını anlatan Vali Harput, Büyükorhan, Keles, Harmancık ve Orhaneli ilçelerinin kalkınması için 8 ayrı dal belirlediklerini bildirdi.
'İş bitmeden mesai bitmez' anlayışını kendisine prensip edindiğini kaydeden Vali Harput, karanlık çökmeden makamdan ayrılmadığını, konuta ise gece 11-12'den önce gitmediğini söyledi. Geç gitmesine karşın gündüz bitiremediği dosyaları da konuta götüren Vali Harput, eşi Funda Hanım'ın, 'Yine mi dosya' diyerek tepkisiyle karşılaştığını anlattı. 'Evin en sevimsiz şeyi dosyalar' diyen Harput, gece yarısı üzerinde çalıştığı dosyalarla ilgili ansızın daire müdürlerini arayıp, 'ne oldu o proje?' diye sorduğunu dile getirdi. Harput, "Daire müdürleri benim huyumu bildikleri için gece yarısı da olsa hazırlıklıdırlar. Öğretmenler bile okul müdürüne ulaşamazlar, bana ulaşırlar. Memurlar da kurum müdürüne ulaşamazlar bana ulaşırlar. Oysa her kurumun amiri o kurumun babası gibidir. Kurumlarda hizmet aksatılmamalı, vatandaşın devlete, güveni itimatı korunmalı." ifadelerini kullandı.
"YEDİĞİME İÇTİĞİME DİKKAT EDER, SPOR YAPARIM"
Formunu korumak için sabah erken kalkan Vali Şahabettin Harput, güne spor yapmadan başlamadığını söyledi.
Harput, "Yediğime içtiğime dikkat ederim. Gün içinde yoğun olduğu için sabah vaktini çok iyi değerlendiriyorum. Gece geç gittiğim için dosyalara bakıp, biraz kitap okurum. Şehrin eski tarihi misyonunu kazanması için çalışıyoruz. Şehirde yapılacak çok iyimiz var. Ecdadın bizden şikayetçi olacağını düşünüyorum, o yüzden tarihimize sahip çıkma adına geceleri bile plan yapıyorum." diye konuştu.
"VALİYE 'VATANDAŞ AHMET' DİYE MEKTUP YAZDIM"
Bir ilçede görev yaptığı sırada vatandaşların kumar sayılan tombala oynama yönündeki isteklerini geri çevirdiğini aktaran Vali Harput, yaşadığı ilginç olayı şöyle anlattı: "İlçe halkından bazıları Ramazan ayında bir nevi kumar olan 'tombala' oynamak için izin istedi. Tabi ben vermeyince hatırı sayılır dostları bulup, vali beye ulaşmışlar. Vali bana, 'ya bunlara izin versen' dedi, ben de zararlarını anlattım, ama emrine de uyup izni verdik. Üç gün sonra oturdum 'Vatandaş Ahmet' diye valiye bir mektup yazdım. Vatandaşın vali beyi çok sevdiğini, tombala oynanmaya başlanıldığından beri ilçenin huzurunun, düzeninin bozulduğunu anlattım. Sonra vali bey beni aradı, 'Ya dedi tombalayı yasakla'. 'Ne oldu? sayın valim' dedim, 'ya karıştırma yasakla' dedi. Böylece vali beye bir numara çekmiş olduk." (CİHAN)

