Bursa İl Koordinasyon Kurulu toplantısında 2010 yılı yatırımlarının ilk 6 aylık değerlendirilmesi yapıldı. Toplantıda konuşan Vali Harput, Bursa'nın sahip olduğu büyük maddi ve manevi zenginliklerle Türkiye'yi dünyanın en ileri ülkeleri seviyesine taşıyacak lokomotif kentlerden biri olduğunu dile getirdi. Konuşmasında son günlerde yeniden tırmanma sürecine giren terör olaylarına değinen Harput, "Yeniden tırmanma sürecine giren terör bizim görev heyecanımızı ve gayretimizi daha da artırmalı. Bizler 73 milyon bu ülkenin evladı her zamandan daha çok birlik ve beraberlik içerisinde bulunmalıyız." dedi.
Bursa'nın 130 yıl başkentlik yaptığı büyük şanlı ecdadın en kıymetli miraslarını sinesinde saklayan mübarek bir şehir olduğuna dikkat çeken Harput, "Güçlünün haklı sayıldığı günümüz dünyasında herkesin, kuvvetlinin yanında yer aldığı ve kuralı güçlünün koyduğu hepimiz tarafından ibretle gözlenmektedir. Bu gerçeğin ışığında ülkemizin de güçlü olmaktan başka hem kendi adına, hem de mazlum milletler adına başka seçeneği yoktur." şeklinde konuştu.
Millet olarak herkesin geçmiş ve geleceğe karşı büyük sorumluluklar taşıdığına dikkat çeken Vali Harput, şunları söyledi: "Onun için taşıdığımız ağır sorumluluğu her zaman farkında olarak onu ne ölçüde yerine getirdiğimizi hep sorgulamak zorundayız. En aşağıdan en yukarıya kadar fertler, birimler, kurumlar hep bu sorgulamanın içinde bulunmak durumundayız. Yaptıklarımızdan ziyade yapmadıklarımızı ve yapamadıklarımızı esas alan bir düşünce ile daha çok çalışan, daha çok üreten bir anlayışı devlet idaresine hakim kılmak zorundayız. 'Devlet çare için vardır.' İlkesi bizim hep önemli şiarımız olacak. Milletimizin derdiyle dertlenecek, bulunduğumuz yerde niçin bulunduğumuzun farkında olacak ve mutluluğumuz halkımızın mutluluğunda şekillenecektir."
Bu çerçeveden bakıldığında kamu hizmetlerin ifasında bir kısım zorlukların yaşandığı ve vatandaşa istediği ve beklediği hizmetin zamanında ve istenilen seviyede henüz verilemediğinden yakınan Şahabettin Harput, "Burada görülen en önemli sorunlardan bir tanesi, birimler ve kurumlar arasında halen istenilen koordinasyonun bir türlü sağlanamayışı. Kamu personelinin işleri takipte yeterli inanç ve kararlılığı sergileyememesi ve yine mevzuatın şekil ve kalıplar arasında sıkışarak vatandaşın beklentilerine istenilen düzeyde cevap verilememesidir." dedi.
Başarılı ve sorumlu kamu görevlilerinin kendisine 'falan iş ne oldu?' şeklinde soru sordurmayan ve işi zamanında tamamlayıp üstlerine bildiren olduğuna vurgu yapan Harput, "Bizler, sadece mevcudu devam ettiren, rutini yürüten insanlar değil bölgemizin imkan, ihtiyaç ve sorunları üzerinde devlet ve mahalli idareler ile halk katkıları ile hizmetlerle vatandaşımızın şahsımızda devlete olan güvenini pekiştirmek, yarınlarına olan inanç ve umudunu artırmak durumundayız." şeklinde konuştu.