İGEP Projesi'nin 2008 yılında başladığı bilgisini veren Dr. Sırrı Aydoğan, projenin İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin yanı sıra İstanbul, Ankara ve Bursa'da da yürütüldüğünü söyledi. İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin sosyal belediyecilik anlamında zaten pek çok yardımda bulunduğunu, meslek edindirme kurslarından Abla-Ağabey-Kardeş Projesi'ne, Kardeş Aile Projesi'nden kadınlara yönelik çalışmalara kadar çeşitli projeleri hayata koyduklarını hatırlatan Aydoğan, "Projenin ortaya koyduğu sonuçlarla yapılan sosyal yardımların mükerrer olmasının önüne geçilecek ve daha fazla verim alınacak. En önemlisi ise, önümüzdeki süreçte hem bizim hem de diğer sosyal proje yürüten kamu ve özel kurum ve kuruluşlara rehber olacak bir yol haritasına sahip olduk." dedi.
Aydoğan, Mayıs 2010'da bitecek projenin ortaya koyduğu sonuçlara uygun olarak Büyükşehir Belediyesi'nin stratejik planı aracılığıyla sosyal çalışmaların ve yeni projelerin devam edeceğini dile getirdi. Büyükşehir Belediyesi'nin kasım ayında Yenişehir'de açtığı Çocuk ve Gençlik Merkezi'nden 400'e yakın çocuk ve ailesinin yararlandığını belirten Aydoğan, gelinen aşamadan büyük mutluluk duyduklarını ifade etti.
İGEP Projesi Takım Lideri Luc Zwaenepoel, çalışmalardan dolayı İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne teşekkür etti. Projenin 4 Büyükşehir Belediyesi için toplam 8 milyon Euro tutarında olduğu bilgisini veren Zwaenepoel, önümüzdeki aylarda tüm belediyelerin sunumlarının ve çalışmalarının anlatılacağı bir konferans yapılacağını ifade etti.
İGEP Projesi'nin sunumunu yapan Proje Koordinasyon Birimi üyesi Yener Ceylan ise proje kapsamında elde edilen verilerin Büyükşehir Belediyesi Coğrafi Bilgi Sistemleri Müdürlüğü aracılığıyla haritalara işlendiğini belirterek İzmir'in sosyal haritasının elde edildiğini söyledi. Ceylan, "Bu sayede tespit edilen dezavantajlı mahalleler ile yardım yapılan mahalleler kıyaslanabilecek, arz-talep dengesi daha verimli sağlanabilecek. Yardımlarda mükerrerlik ortadan kalkacak." diye konuştu.
ARAŞTIRMA SONUÇLARI
İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından, İGEP projesi kapsamında İzmir'de dezavantajlı 107 mahalle belirlendi. Daha sonra bu mahallelerin arasından da Bayraklı, Çiğli, Konak, Karabağlar, Bornova ve Narlıdere'deki en dezavatajlı 28 mahalle tespit edilerek buradaki bin 924 kişi ile anket ve mülakatlar yapıldı. Buna göre elde edilen sonuçlar şöyle:
- Araştırmaya katılan hanelerdeki nüfusun yüzde 52,4'ü İzmir'e başka bir kentten geldi.
- Araştırmaya katılan hanelerin yüzde 61'nin ödemekte güçlük çektiği borcu bulunuyor.
- Kendi ekonomik durumlarını "iyi" olarak nitelendirenlerin oranı yalnızca yüzde 2'de kalırken, "kötü" ya da "çok kötü" olarak değerlendirenler yüzde 48'i buluyor. "Orta halli" diyenlerin oranı da yüzde 49,8.
- Görüşülen kişilere "uzun vadeli bir ödeme planı ile bir ev yapılırsa, aylık ödeme miktarının ne kadar olabileceği" sorulduğunda, ortalama 182 lira verebileceklerini söylemişlerdir. 150 TL'nin altında ödeyebileceğini söyleyenlerin oranı yüzde 58'i buluyor.
- Ağırlıklı olarak 1970'lerden itibaren başlayan göç oranları azaldı.1981-2000 arasında ortalama yüzde 28 iken, daha sonra bu oran yüzde 19'a geriledi.
- Göç nedeninin tepesinde, yüzde 21,3 ile işsizlik ve iş bulamama geliyor. Anne-babanın göç etmesi yüzde 21,2 ile ikinci sırada gelirken, evlilik nedeniyle göç de yüzde 9,5 oranında yer tutuyor. Anne ve babanın iş araması nedeniyle göç oranı yüzde 6,2 iken, daha iyi bir yaşam isteği ile göç edenlerin oranı da yüzde 5,8. Güvenlik endişesi ile göç edenlerin oranı ise sadece 1.4'te kalıyor.
- İzmir'e göç edenlerin büyük çoğunluğu Ağrı ve Mardin bölgelerinden. Bunları sırasıyla Erzurum ve Manisa takip ediyor. İzmir'e göç edenlerin yüzde 46,3'ü bir başka il merkezinden, 25,3'ü ilçe merkezinden, 27,4'ü de bucak ya da köyden göç etmiş.
- İzmir'e göç edenler en çok yakın akraba ve hemşerilerinden yardım alırken, ev bulma konusunda belediyelerden yardım alanların oranı yüzde 5,5, gıda konusunda belediyelerden yardım alanların oranı da yüzde 19'u buluyor. Kaymakamlıklardan gıda yardımı aldığını söyleyenlerin oranı da yüzde 14,3.
EĞİTİM BİLGİLERİ
- Araştırma yapılan mahallelerde oturan erkeklerin yüzde 25'i, kadınların ise yüzde 24'ü, 14 yaşın altında.
- Kadınların yüzde 55,2'si, erkeklerin ise 66'ı ilköğretim mezunu. Lise üste eğitimli oranı kadınlarda 4,2, erkeklerde ise 5,8'de kalıyor. Kadınların yüzde 23'ü ilkokul altı bir eğitim almışken, erkeklerde bu oran yüzde 10'da kalıyor.
- 6 yaş üstü erkekler içerisinde yüzde 5'lik bir oranda rastlanan okula gitmeme/bırakma eyleminin önde gelen sebebi, maddi imkân yokluğu. Öte yandan 6 yaş üstü kadınlar arasında yüzde 18'e kadar varan okula gitmeme/bırakma eyleminin en önemli sebebi, yüzde 30'arlık oranlarla kız çocuğu olması ve maddi imkân yokluğu olarak görülmekte.
- 6-18 yaş dilimine bakıldığında, okula gitmesi gerekli olduğu halde okula gitmeyen yüzde 8'lik dilimin nedenlerinde cinsiyetler arası büyük farklılıklar görülmemekte. Kız çocuğu olduğu için okula göndermeme/terk etme nedeni yüzde 3'tür. Bu grupta önde gelen sebep, yüzde 30'la maddi imkân yokluğu.
- Hanede yaşayan erkeklerin yüzde 37'si kadınların ise yüzde 29'u henüz evlenmemiş. Kadınların yüzde 9'unun dul/boşanmış olmasına karşın, bu oran erkeklerde sadece yüzde 3. Dini nikâhlı evlilerin oranı erkeklerde yüzde 3,1 iken kadınlarda ise 3,2.
- Okul dışında herhangi bir kursa giden yüzde 11'lik kesim arasında, en fazla gidilen kurs olarak yüzde 26,8 ile ilk sırada dershane, ikinci sırada da 16,5'lik oranla mesleki beceri kursları ve hobi amaçlı kurslar geliyor.
İŞSİZLİK YAYGIN
- 6 yaş üzerinde sürekli bir işte çalışanların oranı yüzde 18,8, çalışmayanların oranı yüzde 73,9, sürekli olmayan işlerde çalışanların oranı ise yüzde 7.
- İşçi olarak çalışanların oranı yüzde 54'ü bulurken, memur oranı 16,3, girişimci oranı yüzde 15'i buluyor. Vasıfsız işçi oranı ise yüzde 12,2 düzeyinde.
- Çalışmayanların yüzde 32,4'ü ev hanımı/kızı olduğu için çalışmadığını belirtirken, 31,9'u ise öğrenci olduğu için çalışmadığını belirtiyor. Yüzde 12,7'si işsizlik nedeniyle çalışamadığını belirtiyor. Yüzde 9'u emekli, yüzde 5,2'si ise çalışma yaşında olmadığından çalışmıyor. Diğer nedenleri söyleyenlerin oranı da yüzde 8,8
- Araştırmanın sonuçları, yaşanmakta olan dünya ekonomik krizinin ülkemize olan yansımalarını da ortaya koyuyor. İş bulamadığı için çalışamayanların yüzde 60'ı, daha önce özel sektörde işçi olarak çalıştığını beyan ediyor.
- İş bulamadığı için çalışmayanların ise yüzde 71'i erkek, 34'ü de lise ve üstü eğitime sahiptir.
EVLİLİK YAŞI ARTIYOR
- 15-24 yaş arasında kadınların yüzde 80'i, erkeklerde ise 94'ü bekâr.
- 25-34 yaş diliminde kadınlar arasında evli olanların oranı yüzde 70'e yaklaşıyor, erkeklerde ise bu oran yüzde 60.
- 35-44 yaş diliminde kadınlar ve erkeklerin medeni durumları hemen hemen birbirine denk iken, yaşın ilerlemesi ile fark açılıyor. 55-64 yaş diliminde kadınların yüzde 80'i evli, 20'si dul iken, erkeklerin yüzde 90'ı evli.
- 65 yaş ve üstünde evli erkeklerin oranı yüzde 83, dul erkeklerin oranı yüzde 17. Buna karşılık dul kadınların oranı yüzde 60'a ulaşırken, evli kadınların oranı ise yüzde 40'a düşmüş.
- Hedef kitlede sürekli bakım ya da tedavi gerektiren bir hastalığı olanların oranı yüzde 11 iken, bu grup içerisinde devletten aylık maaş ya da yardım alanların oranı yüzde 10. Ancak fiziksel engeli olanlar arasında bu oran üçte bire yükselmekte.
- Araştırmaya konu olan mahallelerde oturanların yüzde 43,8'i bakımsız müstakil evlerde ya da gecekonduda oturmakta. Apartmanlarda yaşayanların oranı 30,8, bahçeli veya bahçeli müstakil evde yaşam sürenlerinin oranı da yüzde 25,4. Yüzde 40,4'ü kendisine ait tapulu bir evde otururken, 34'2'si kirada bulunmakta. Konutu kendisine ait ama tapusuz olanların oranı da yüzde 17,9.
- Hanelerde yaşayanların evlerinin yaş ortalaması 32'yi buluyor. Tamamının elektrik ve su şebekesi var; yüzde 99,6'sı kanalizasyona bağlı. Üçte ikisinde telefon bağlantısı, yarısında da kablo ya da uydu sistemi bulunuyor.
- Hanelerin hemen hepsinde televizyon, buzdolabı, çamaşır makinesi, ocak/set üstü ocak, yüzde 29,5'inde bulaşık makinesi, 19,4'ünde de klima bulunmaktadır. Yüzde 31,5'i bilgisayar, yüzde 23'ü de internet bağlantısına sahip.
- Araştırmaya konu 28 mahallede yapılan araştırma, hanelerin yüzde 17'sinin özel araca, yüzde 4'ünün de ticari taksi/kamyonet/kamyon türü araca sahip kişi bulunduğunu ortaya koydu.
(CİHAN)

