Çelik, "Şehit cenazelerini miting alanına çevirmeyi ve mukaddes değerlerimize saygısızlığı adet haline getiren bu zihniyet, giderek toplumsal barışı ve özellikle Adana'daki huzuru tehdit eden bir kışkırtmaya dönüşmektedir." dedi.
Yıldırım'ın "Biz istesek, o bakan, o milletvekili o şekilde oraya girip çıkamaz" şeklindeki açıklamasının devlete ve hukuka karşı açık bir meydan okuma anlamına geldiğini savunan Çelik, şunları söyledi: "12 Eylül döneminde ülkenin felakete sürüklenmesinde ciddi pay sahibi olan bu zihniyetin hala ders almadığı ortaya çıkmıştır. Zaten MHP Adana milletvekillerinin meclise 12 Eylül anayasasının değiştirilmesi görüşmeleri sırasında, 12 Eylül rejimine canla başla sahip çıktıkları görülmüştür."
Kendini devletten büyük sanma hayaline kapılan Yıldırım'ın ve temsil ettiği zihniyetin vatandaşın huzur ve güvenliğini tehdit eden açıklamalar yaptığını ileri süren Ömer Çelik, kimsenin devletten büyük olmadığını ifade etti.
Çelik, şöyle devam etti: "Provokasyon tertipleyip sonra sorumluluğu bir grup genç insana yıkıp perde gerisine çekilmek bu zihniyetin en bilinen yöntemidir. Recai Yıldırım bu açıklaması ile AK Parti'yi tehdit etme cüretine düşmüştür. Kuşkusuz söyledikleri hastalıklı bir zihniyetin ürünüdür. Devletin ve milletin birliğini tehdit eden, kışkırtmalarda bulunan, huzur ve güven ortamına kasteden bu zihniyet, kendine eylem sahası olarak mukaddes şehitlerimizin cenaze törenlerini seçmiştir. Bundan sonra herhangi bir şehit cenazesinde kışkırtma olursa ve tek bir AK Parti'liye saldırı olursa bunu yapan odağın Adana'da kim ve neresi olduğu bellidir."