Birleşik Kafkasya Derneği Başkan Yardımcısı Adnan Arslan, açıklamasında, darbe anayasasının değişmesine yönelik uzun süredir yapılan açıklamalar ve tartışmalar ışığında referandumun tercihlerinin toplumsal yansımalarını değerlendirdiklerini ifade etti. Arslan, yapılacak değişikliğin Türkiye'nin demokratikleşebilmesi adına yeterli olmadığını, destek vereceklerini söyledi.
Adnan Arslan, demokrasiye ve uzlaşma kültürüne gönül vermiş herkes ve her sivil toplum kuruluşu gibi, kendilerinin de toplumun tüm kesimlerinin görüşünü belirttiği, tamamının mutabakatı sonucu ortaya çıkacak yeni ve sivil bir anayasanın hazırlanmasını ve hayata geçirilmesini savunduklarını ifade etti. Arslan, "Türkiye'de yaşayan Çerkezler olarak, kişisel hakların ve özgürlüklerin anayasal güvence altına alındığı, demokrasinin, hukukun üstünlüğünün ve insan haklarının korunduğu, sivil ve çoğulcu bir yönetim anlayışına olanak sağlayacak bir anayasa talebimiz devam edecektir. Ancak toplumun bütün kesimlerini ilgilendirecek anayasanın ilk kez halk eliyle değiştirilecek olmasının önemini de görmezden gelemeyiz. Değişikliği, mevcut hallerine kıyasla daha demokratik buluyoruz." dedi.
"Değişikliklerle açılacak demokratikleşme kanalının, uzun vadede yapılacak daha kapsamlı yasal düzenlemelerle, özelde Çerkezlerin, genelde ise tüm etnik ve sosyal grupların, daha özgür hareket edebilmesi ve kendi kimliklerini korumalarına olanak sağlaması açısından önemli bir adım olacağına inanmaktayız." değerlendirmesinde bulunan Arslan, 12 Eylül'ü, mevcut iktidarın başarı performansının ölçüleceği bir tarih olarak değerlendirmediklerini ifade etti. Değişime yönelik toplumsal inancın artacak olmasını önemsediklerini belirten Arslan, şöyle devam etti:
"Statükonun mu, demokratikleşmenin mi merkeze alınacağının tercih edilecek olmasının dahi bu referandumu son derece önemli kıldığını düşünüyoruz. Kararımızın daha demokratik ve özgür bir ülkede yaşama talebimizden kaynaklandığının anlaşılmasını ve hiçbir siyasi partinin yedeğinde olmadığımızın da bilinmesini istiyoruz. Bireysel özgürlüklerin yüceltilmesinin sivil toplumu da yücelteceği gerçeğinden hareketle yetmez ama 'evet' diyoruz."