Hamzaçebi, partisinin Trabzon İl Başkanlığında düzenlediği basın toplantısında, partilerine çok büyük bir teveccüh olduğunu, yüzde 40'la iktidarı hedeflediklerini söyledi. Tek başına iktidar olmayı daha önce bu kadar güçlü ifade etmediklerini anlatan Hamzaçebi, ilk seçimlerde bunu başaracaklarını savundu.
Konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını cevaplayan Hamzaçebi, başörtüsü sorununun çözümüne ilişkin önerilerinin ne olduğu sorusu üzerine, "Bu konular 1980 öncesi Türkiye'de ayrışmanın olmadığı alanlardı. 1970'lı yıllarda üniversitede okurken sınıfımızda türbanlı bir arkadaşımız vardı. Türkiye'nin gündeminde böyle bir sorun yoktu. Bu sorun Türkiye'nin gündemine 1980 sonrası, özellikle bazı siyasi hükümetler, siyasetçiler tarafından getirildi. Bu kıyafet meselesi politize edildi." ifadelerini kullandı.
Türban, başörtüsü gibi konulara vatandaşların özgürlüğü çerçevesinde baktıklarını kaydeden Hamzaçebi, şöyle devam etti: "Bunları insanımızın özgürlük anlayışı içerisinde istediği gibi takabileceğini düşünürüz. Yaklaşımımız budur. Biz özgürlük çerçevesinde olayı ele alırız ama iktidar partisi bunu başka bir anlayışla, siyaset yapmanın aracı olarak algılıyor. Bu siyaset yapılacak bir alan değildir. Özgürlük anlayışı içerisinde CHP iktidarında çözülecek olan bir konudur."
Hamzaçebi, böyle baktıkları bir konuda, yaklaşık 2 yıl önce hükümetin yaptığı üniversitelerde başörtüsü serbestisi getiren düzenlemeyi neden Anayasa Mahkemesi'ne götürdükleri sorusu üzerini ise Türkiye'nin sorunlarının çözümü konusunda AK Parti hükümetine güvenlerinin olmadığını ifade etti. Hükümetin son Anaya değişikliğinde olduğu gibi türban konusunda da yapmış olduğu Anayasa değişikliğini toplumu uzlaşmaya götürmeden teşebbüs ettiğini ileri sürün Hamzaçebi, "Kavga yaratmaya yönelik bir anayasa değişikliğiydi. Hükümet orada samimi değildi. Hatta onun Anayasa Mahkemesi'nden döneceğini bile bile bunu yapmıştır. Biz bunları barış ortamı içerisinde, siyaset konusu olmaktan çıkararak, insanımızın temel hak ve özgürlükleri çerçevesindeki sorun olarak görüp o çerçevede çözeceğiz." dedi.
Hamzaçebi, Sümela Manastırı'nın yılda bir gün ibadete açılmasına karşı olmadığını söyledi. Hamzaçebi, "Bunu olabilir olarak görüyorum. Şu nedenle; bir kere biz kendi kültürümüze, dinimize güveneceğiz. Yani buna karşı çıkmak, sanki onlar gelecek bizi dinimizden uzaklaştıracaklar gibi. Kendimize güvenelim. Türk toplumu güçlüdür, manevi bağları güçlüdür, dini duyguları son derece kuvvetlidir." dedi.