Ailenin tüm erkek bireylerinin haksız yere çok sevdikleri ordudan ayrılmalarını içine sindiremediğini anlatan Yalçıneli, yaşanan mağduriyetlerin acısını bir nebze olsun dindirmek için referandumda 'evet' oyu kullanacağını söyledi.
Emekli astsubay Yalçıneli, kendilerini 27 yıldır hem maddi, hem manevi zarara uğratanların yakasını bırakmayacaklarını ifade etti.
Türk Silahlı Kuvvetleri'nde sevilen ve sayılan bir astsubay olan ve bu yüzden de mümtazen terfi edilen Mehmet Yalçıneli'nin çok sevdiği mesleğinden ayrılmasını hazırlayan süreç, 12 Eylül darbesinden 2 yıl sonra yaşanmaya başladı. Askerlik sevdasını aşıladığı iki oğlu da Kuleli Askeri Lisesi'ni kazanan; ancak namaz kıldıkları gerekçesiyle okuldan uzaklaştırıldıklarını anlatan Yalçıneli, ailesinin tüm erkek bireylerini etkileyen o dönemi şu sözlerle anlattı:
"İki oğlum, Kuleli Askeri Lisesi'ni kazanmışlardı. 1982 yılında okul komutanlığından 'ikinci bir emre kadar çocuklarınızı okula göndermeyin.' diye bir yazı aldım. Gidip sebebini sorduğumda, büyük oğlum Melih'in elebaşı olduğunu söylediler. Ne iş yapmış diye sorduğumda da namaz kıldığını söylediler. Ben de o zaman 'iyi güzel ya' dedim. Çocuklarım daha reşit bile değildi. Önceden benim böyle bir durumdan haberdar edilmem gerekirdi. Savunma alınmadan çocuklarımı attılar. Hatta yüzbaşı, oğluma, arkadaşlarıyla bir araya geldiklerinde ne yaptığını, risale okuyup okumadığını sormuş. Oğlum da risalelerin ne olduğunu bilmediğini söylemiş. Ama komutan bir kâğıda zorla risale okuduğuna dair yazı yazmasını istemiş. Oğlum odadan çıktığında, arkadaşlarından risale okumanın o dönemde suç olduğunu öğrenince geri dönüp bunu yüzbaşıya söyler ancak kabul görmez."
Yaşananların ardından Yüksek İdari Mahkeme'ye başvuran, ancak avukatının delil istediği Yalçıneli, oğlunun okuldan atılmasına zemin hazırlayan yüzbaşı ile görüşmeye gider. Yaptığı hatayı kabul eden yüzbaşının mahkemede bunu itiraf etmesini bekler, ancak komutanı ile görüşen yüzbaşı bunu yapamayacağını, yapması halinde ordudan atılacağını söyler. Yalçıneli, yaşanan bu olayların üzerine, görev bölgesi olan Adana'da Jandarma Bölge Komutanı'nın sözleriyle daha da sarsılır. 'Komutan bana, çocuklarım okuldan atıldığı için sicilimin bozulduğunu söyledi. Ya emekli olacaksın ya da atarlar dedi. Hiç kimsenin olmadığı şekilde otomatikman emekli edildim.' diyen Yalçıneli, kaymakamlık sınavını kazanan diğer oğlunun da önüne engeller konulup, görevine başlayamamasıyla daha da yıkıldığını kaydetti.
Tüm aileyi sarsan olaylardan bir yıl sonra sıkıntı ve üzüntüden, bütün dişlerinin döküldüğünü anlatan Yalçıneli, 20 yıldan bu yana da şeker hastası olduğunu belirtti. Çok sevdiği ordudan atılmasını içine sindiremeyen Yalçıneli, daha sonra memleketi Kahramanmaraş'ta ticaret yapmasının dahi çeşitli şekillerde engellendiğini ifade etti. Yaşanan bunca acı olaydan sonra, 12 Eylül'de oylanacak anayasa değişikliğini bir fırsat olarak gören emekli astsubay, 'İnşallah pazar günü evet çıkar. Biz de bize yıllarca işkence çektiren kişilere mağdur olmaları için dava açacağız. Canı gönülden herkesin 'evet' demesini isteriz." diye konuştu.
OĞUL YALÇINELİ: HAK HUKUK İADE EDİLİR DİYE ÜNİFORMAMI 3 YIL DOLABIMDAN İNDİRMEDİM
Bu arada, 3. sınıfta okuyan abisinin atılmasıyla birlikte kendisi de okuldan uzaklaştırılan Salih Yalçıneli de 27 yıl önce yaşadığı travmanın izlerinin hala silinmediğini anlattı. Üniforma sevdasıyla yetiştiklerini dile getiren Yalçıneli, tüm aileyi mağdur eden olayı şöyle özetledi:
"Biz dünyaya gözümüzü açtığımızda kendimizi kışlanın içinde bulduk. Babamız askerdi. Dolayısıyla biz de hayatı asker ocağında tanımaya başladık. O ortamda ciddi bir şekilde üniforma sevdasıyla yetiştik. Babamızın başarıları gözümüzün önündeydi. Bu sevdayla önce ağabeyim Kuleli Askeri Lisesi'ne girdi. 2 sene sonra da ben girdim. Biz inançlı bir askerin çocuğuyduk. Askeri okula gelmeden önce namazımızı ifa ediyorduk. Aynı şekilde askeri okulda da devam ettirdik. Yaşımız 15-16 civarlarındaydı. Böyle bir sevdayla girdikten sonra sebepsiz yere, hukuki bir mesele olmadan hiç bir hak hukuk arama kapıları kapalı bir şekilde, adeta gözü yaşlı bir şekilde arkamıza bakarak, üniformamızı çıkararak gardıroba asmamız manevi bir tahribata sebep oldu bizim üzerimizde. O travmayı hala yaşadığımı düşünüyorum. Hala izlerini taşıyoruz. Türkiye'de YAŞ kararıyla ordudan atılan insanlarımız olduğu gibi biz de yıllarca yaşadık. Ben 2-3 yıl çok sevdiğim üniformamı dolabımdan indirmedim. Bir gün belki bir af çıkar, hak hukuk iade edilir, hak tecelli eder diye. O beklentiyle indirmedik. Ama nafile beklemişiz."
Referandumla da acılarını bir nebze olsun hafifletmek istediklerini söyleyen Yalçıneli, "Ailenin 4 erkek bireyi de bu süreçten çok kötü bir şekilde etkilendi. Babam, ağabeyim ve küçük kardeşimin kaymakamlığının engellenmesi. Bu tahribatın boyutu yaşanmadan anlaşılamaz ama biz bu acıyı inşallah 12 Eylül'de hep birlikte hafifleteceğiz. Bu yıl bayram 4 gün diyoruz. O gün oyumuzu kullanıp bu acıyı bir nebze olsun hafifleteceğiz diye inanıyoruz. Herkesi de elini vicdanına koyup, yaşanan bütün mağduriyetleri, hukuksuzlukları, hak hukuk tecavüzlerini görüp 'evet' demeye davet ediyoruz." şeklinde konuştu.
