1196 yılında Anadolu Selçuklular döneminde yapıldığı bilinen Sivas Ulu Cami, zaman içinde çevresinde oluşan yapılaşmalar nedeniyle yaklaşık 4 metre yerin altında kaldı. Caminin giriş tarafı ve avlusu görülebilirken, diğer 3 tarafın duvarları ise yarıya kadar toprak altında bulunuyor. Bu durum toprak altında kalan 3 tarafın duvarlarında çürümeye ve cami içinde nem oluşmasına neden oluyor. En son 2005 yılında bazı iç bölümlerinde ve avlusunda düzenleme yapılan caminin kapsamlı olarak yeniden elden geçirilmesi gerekiyor. Vakıflar Bölge Müdürlüğü bununla ilgili bir proje hazırladı. Projenin uygulanabilmesi için Sivas Belediyesi'nin cami çevresinde bulunan bazı arsa ve binaları istimlak etmesi gerekiyor.
Sivas Belediyesi 3 ay içinde istimlak çalışmalarını sonuçlandırmak istiyor. Camide inceleme yapan Sivas Belediye Başkanı Doğan Ürgüp, Sivas Ulucami'nin çevre düzenlemesi için Vakıflar Bölge Müdürlüğü'nün projesi doğrultusunda kamulaştırma çalışmalarını başlattıklarını söyledi. Caminin toprak altında kalan 3 tarafının açılacağını belirten Ürgüp, "Projeye göre caminin Mahkemeler Çarşısı tarafı açılacak. Sağ tarafta Şeyh Numan Efendi'nin kabrinin içinde bulunduğu bina istimlak edilecek. Kıble tarafı da açılarak cami gerçek yüzüyle gün yüzüne çıkartılmış olacak." dedi. Belediye Başkanı Ürgüp, kamulaştırma işlemlerini 3 ay içinde yapacaklarını ifade etti. Avlusunda kabri bulunan İhramcizade İsmail Hakkı Toprak Hazretleri'nin ifadelerine göre Sivas Ulu Cami'nin dünya üzerindeki mabetlerin altıncısı olduğunu aktaran Doğan Ürgüp, "Başka bir rivayete göre de Hz. Nuh (A.S) döneminde burada bir mescit varmış. Caminin 31. kemeri önünde Hz. Hızır (A.S.)'ın görüldüğü ve cami yapılırken Hızır (A.S.)'ın yönlendirmesiyle caminin şu anki yerine yapıldığı rivayet edilir." diye konuştu.
Camiye son yapılan restorasyon sırasında ilave edilen son cemaat mahallinin de kaldırılması planlanıyor. Orjinalinde bulunmadığı belirtilen son cemaat mahallinin kaldırılmasına ise cemaat karşı çıkıyor. Caminin tuğladan yapılan minaresiyle ilgili olarak Vakıflar Bölge Müdürlüğü'nün ayrı bir çalışması bulunuyor. Şu anda 80-90 santim eğik durumda olan minare, uydudan izlenerek tehlike oluşturup oluşturmadığı araştırılıyor. Uydu izleme raporu sonucuna göre minareye müdahale edilecek ya da edilmeyecek. (CİHAN)

