Gül, Kazakistan Cumhurbaşkanı Sultan Nazarbayev ile düzenlediği basın toplantısında basın mensuplarının sorularını cevapladı.
Cumhurbaşkanı Gül, Habur'da PKK teröristlerinin Türkiye'ye giriş sırasında yaşanan görüntüleri nasıl değerlendirdiği yönündeki soruyu şu şekilde cevap verdi: "Terörün bitirilmesiyle ilgili ciddi çalışmalar yapılmaktadır. Mevcut olan bir yasadan yararlanmak isteyenler her zaman davet edilmektedir. Dağ başında bu şekilde ömür geçirmek mümkün değil. Türk devletini de silahla dize getirmek asla mümkün değildir. Dünya şartları da, bölge şartları da teröre asla izin vermemektedir. Bu çerçeve içinde mevcut yasadan faydalanılması konusunda herkese açık çağrıda bulunuyoruz. Söylediğiniz görüntüler hoş görüntüler değil. Açık söyleyim; ben de bunları tasvip etmiyorum. Bunlar provokatif görüntülerdir. Bir tarafta huzur olsun, bir sürü kanlı işler bitsin diye uğraşılırken, bir taraftan bunun değerini anlamayıp, bu tip gösteriler, bu tip işin ölçüsünü kaçırıcı davranışlarda bulunmayı tasvip etmem mümkün değildir. Bunun altını açıkça çiziyorum ve bu bakımdan da herkesin şöyle bir kendine gelmesini ve yapılan bu büyük işler karşısında ölçüsüz davranışlardan kaçınmasını da buradan açıkça tavsiye ediyorum. Bir sürü acılar çekilirken, bu acılar bitsin ve Türkiye bütün enerjisini ülkesinin kalkınmasına, bölgeler arasındaki gelir dağılımındaki dengesizlikler gitsin ve enerjisini tüm bunlara harcasın diye uğraşırken ve iyi niyetini gösterirken, sanki bunlar kesilsin dercesine bir davranış içerisinde bulunmayı yakıştıramıyorum."
Gül, Azerbaycan ile Türkiye arasında son dönemde yaşananlar ilgili olarak ise şu cevabı verdi: "Kafkaslar'da biz huzuru, işbirliğini, güvenliği çok önemsiyoruz. Bunun iki ayağı var: Bunun birisi Türkiye ile Ermenistan arasındaki ilişkilerin normalleşmesi ki, bununla ilgili görüşmeleri herkes takip ediyor. Kafskaslar'ın başka sorunları da var. Ermenistan-Azerbaycan ilişkileri, Gürcistan meseleleri. Kafkaslar'da istikrar ve huzur olursa kan ve gözyaşı biter ve daha çok işbirliği olur. Daha çok işbirliği olursa daha çok refah olur. Yapılan çalışmalar bu yöndedir. Azerbaycan Türkiye'nin kardeş ülkesidir. Bizler tek milletiz. Bunu her yerde açıkça söylüyoruz. Tek millet içerisinde Türk dünyası içinde farklı devletler var. Onlardan birisi Türkiye'dir, diğeri Azerbaycan'dır. Her yerde dayanışmamızı göstermişizdir. Bu da sadece devlet başkanları veya siyasi liderlerin değil, halktan halka olan bir gerçektir. Bunu herkes bilir. Bu çerçeve içerisinde yanlış anlamalara, kardeşliğimizi zedeleyecek davranışlara hiç kimsenin kaçmaması gerekir. Bazen zor dönemlerden geçilirken duygusallıklar oluyor, yanlış anlamalar söz konusu oluyor. Bu konuda Aliyev'le uzun bir telefon görüşmesi yaptım. Bu konuları bir kez defa daha da çok geniş bir şekilde ele aldık. Karşılıklı birbirimize olan güvenimizi teyid ettik. Bugün de Dışişleri Bakanını da zaten kabul edecek. O, geniş bir şekilde kendisine bilgi aktaracaktır. Bundan bir iki hafta Nahcivan'da bu konuları da kendi aramızda ve çok taraflı olarak görüştük. Herkesi bu konuda dikkatlı olmaya davet ederim. Çünkü bu kardeşliği zedeleyecek davranışlardan herkesin kaçınması gerekir. Çeşitli sebeplerden dolayı bilerek veya bilmeyerek veya kasıtlı bir şekilde kardeşliğimizi zedelemek isteyenler olabilir. Dikkatlı olmamız gerekir." (CİHAN)

