21 Ağustos 2026
Altın 7112.55
BIST 14529.83
Dolar 48.063
Euro 56.1502
Sterlin 65.5701
Ankara 35°C

"Cumhuriyet Döneminde Din, Toplum Hayatından Çıkarılmak İstendi!"

"Cumhuriyet Döneminde Din, Toplum Hayatından Çıkarılmak İstendi!"
Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof.Dr.Abdullah Topçuoğlu, Cumhuriyet döneminde dinin toplum hayatından çıkarılmak istendiğini söyledi.

Türkiye İmam Hatipliler Vakfı, "Türkiye'de İmam-Hatip Liseleri Gerçeği" adlı bir panel düzenledi. Konya Ticaret Odasında düzenlenen panelde açılış konuşması yapan Türkiye İmam Hatipliler Vakfı (TİMAV) Başkanı Abdullah Ecevit Öksüz, imam-hatip gerçeğinin Türkiye'nin bir gerçeği olduğunu belirtti.

İmam-hatiplilerin önemli sorumluluklar yüklediğinin altını çizen Öksüz, "Vatanın ve milletin imam-hatiplilere çok ihtiyacı var. İmam-hatip liseleri 4 yıla sıkıştırılmış durumdadır. En kısa zamanda 5+3 olmasını yani eskiden olduğu gibi ortaokulda da imam-hatip olmasını istiyoruz. Kuran kursundaki yaş sınırının kalkmasını istiyoruz. Eğitim uzmanları eğitimin anne karnında başladığını söylerken bazıları kuran öğrenimini belli yaş sınırlarına muhatap edeceksiniz diyor. Bunlar için gerekli adımların atılması gerekiyor. İmam-hatipliler sanki tehdit oluştururcasına güvenlik hizmetlerine, kurumlarına dâhil edilmiyor. Örneğin halen imam-hatipliler polis okuluna alınmıyor." dedi.

Din eğitiminin en yoğun şekilde verildiği yerin imam hatip liseleri olduğunu hatırlatan Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Önkal, "Din eğitiminin bu okullarda yoğun verilmesinden dolayı halkın bu liselere büyük bir teveccühü söz konusudur." diye konuştu.

Din eğitimine ihtiyaç olduğunu söyleyen Önkal, "Din ve eğitimi insana kişilik kazandırır. Cumhuriyet tarihinden itibaren eğitim sistemi incelendiği zaman o tarihten beri din eğitimine gereken önem ve değer verilmemiştir. Son dönemlerde imam-hatip liseleri hariç diğer okullarda din dersi seçmeli ders haline geldiğini ve önüne engeller çekildi. Zorunlu din dersini seçmeli hale getiren bir çevrelerin olduğunu biliyoruz." ifadelerini kullandı.

İmam-hatip liselerinin açılmasıyla halkın din görevlisi bulma konusunda rahatladığını anlatan Konya İl Müftüsü Şükrü Özbuğday, insanlar din görevlileri ihtiyacını bu kurumlardan karşılamaya başladığını belirtti.

İmam hatip okullarının din görevlileri teşkilatındaki hizmetlerin yürütülmesinde çok büyük katkısı olduğunu dile getiren Özbuğday, "Din görevlileri teşkilatında görev yapanların yüzde 94'ü imam-hatip mezunudur. Din eğitimi 4 yıla sıkıştırılmış vaziyette bu 4 yılda bir din hizmeti alacak eleman için yeterli olmuyor. Buna bir çözüm bulunmalı. Birey müezzin, kayyum, müftü, imam ne olacaksa liselerde bu şekilde bir branşlaşma olmasını istiyorum. İmam olacaksa müezzin olacaksa o şekilde eğitim alsın." şeklinde konuştu.

Cumhuriyetle beraber 1923-1950 arasında toplumun vazgeçilmez temel taşlarından din toplum hayatından çıkarılmak istendiğine vurgu yapan Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Abdullah Topçuoğlu, bunu gerçekleştirmede laiklik ilkesinin temel ilke olarak kullanıldığını söyledi.

Türkiye'nin 88 yıllık icraatlarına baktığımızda Türkiye Devleti'nin laik olmadığının altını çizen Topçuoğlu, "Din devlet tarafından kontrol ediliyor. Laiklik dünyada böyle değil; böyle kabul edilmiyor. Din devlet tarafından belirlenemez. Din ilahidir. Herhangi dünyevi yapı dinle oynayamaz. Türkiye de sistemin işleyişinde ve devletin işleyişinde siyaset belirleyici unsurdur. Her şey siyasete göre belirlenir. Toplumun talebi toplumun menfaati değil. Belirleyici olan unsur siyasettir." değerlendirmesinde bulundu.

Bilimin, bilginin, eğitimin önemine ve gücüne inanan toplumların bugün kalkınan toplumlar olduğunu ifade eden Prof. Dr. Mustafa Tavukçuoğlu, laiklik adına uygulamalara bakıldığında Avrupa Birliğindeki (AB) ülkelerin tam zıddının bizde mevcut olduğunu ifade etti.

AB ülkelerinde kişi kendisini hangi dinden tanımlıyorsa o dinin derslerini almak zorunda olduğunu söyleyen Tavukçuoğlu, "Avrupa da din-eğitimi yaklaşımı böyledir. Katolik, Protestan ve Ortodokslarda böyle. Onlardaki eğitim sistemi kişi hangi dine mensupsa onu vermek zorunda." açıklamasında bulundu.

YORUMLAR
YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir