25 Ocak 2009 tarihinde Zigana Dağı'nda meydana gelen çığ felaketinde hayatını kaybeden dağcılarla ilgili olarak Gümüşhane Ağır Ceza Mahkemesi'nde açılan davanın ilk duruşması yapıldı. Duruşmaya Trabzon Dağcılık, Tenis ve Kayak İhtisas Kulübü (TEDAK) eski yöneticileri Ercan Bostan, Figen Bilge, Serdar Yılmaz, Şehnaz Uzuner ve o günkü yürüyüş ekibi yardımcı sorumlusu Ural Ayar ile avukatları Burak Temren katıldı. 1 saat süren duruşmada sanıklar hazırlanan bilirkişi raporlarına itiraz ederek suçsuz olduklarını belirtti ve beraatlarını istedi.
Mahkeme, olay günü 25 Ocak 2009 tarihi ve Ocak ayı içerisindeki detaylı hava, rüzgâr, nem, sis gibi durum raporlarının Gümüşhane Meteoroloji İstasyonu Müdürlüğü'nden istenmesine, müşteki Halil Aktaş, Deniz Eroğlu ve Tülay İnan'ın şikayetçi olmadıkları için yeniden ifadelerinin alınmamasına, mağdur Hasan Çiftçi'nin sanıklardan şikayetçi olmadığı, ancak olay sırasında bölgede bulunduğundan bilgi ve görgüsü olabileceği için dinlenmesine, dosyadaki eksikliklerin giderildikten sonra yeni bir bilirkişi raporunun istenilmesine karar vererek duruşmayı 22 Nisan 2010 tarihine erteledi.
Trabzon'da yaptıkları yazılı ifadeyi tekrarladığını belirten sanıklar Figen Bilge, Şehnaz Uzuner, Serdar Yılmaz, Ural Ayar ve Ercan Bostan bilirkişi raporuna itiraz ederek, mahkeme heyetinden yeniden bilirkişi raporu hazırlanmasını ve beraatlarını talep etti. TEDAK eski Başkanı Ercan Bostan yaptığı sözlü savunmada, "Gönüllü olarak bu işi yapıyoruz. Olay tarihinde yönetim kurulu başkanıydım, şu anda üyesiyim. Olay nedeniyle hepimiz psikolojik sorunlar yaşıyoruz. Sivil savunma görevlilerinin hazırladığı raporu kabul etmiyoruz. Raporda 'muhtemelen sık aralıklarla yürüyüş yapıldığı' belirtiliyor. Bilirkişi raporunda muhtemelen tabiri kullanılamaz." dedi.
Çığ felaketinin yaşandığı günden sonra hayatını yitiren arkadaşlarının aileleri tarafından faaliyetleri bırakmamaları konusunda destek aldıklarını, olaydan itibaren yürüyüşlere devam ettiklerini belirten Bostan, "Biz bu mahkemeden ceza alırsak bu gibi faaliyet yapan gönüllü insanlara bu karar darbe olur." diye konuştu.
Yürüyüş ekibi yardımcı sorumlusu Ural Ayar ise yürüyüşe başladıktan 30 dakika sonra çığ geldiğini ifade ederek, "Eğimli noktalara çıkmadık. Araba yolunda gidiyorduk." dedi. İddia makamının olay günü silah sesi duyup duymadığını sorması üzerine Ayar, "Çığ günü bir ses duydum. Ben çığ kırılma sesi olarak algıladım. Ses silah sesi de olabilir." şeklinde cevap verdi.
Sanıkların avukatı Burak Temren ise raporların uzman kişiler tarafından hazırlandığını düşünmediklerini dile getirerek şöyle konuştu: "Raporda yürüyüş kararı alırken arazinin jeolojik ve jeomorfolojik yapısını dikkate almaması nedeni ile kusurlu bulunmuş ifadesini kabul etmiyoruz. Bu bilimsel verilerin yürüyüşü yapan ve düzenleyen ekip tarafından bilinme şansı yok. İçerisinde konusunda uzmanların ve Dağcılık Federasyonu tarafından belirlenecek isimlerin de yer alacağı yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak rapor hazırlanmasını istiyoruz."
İddia makamı, Zigana Dağı'ndaki 25 Ocak 2009 tarih ve Ocak ayı içerisindeki hava, rüzgar ve sis raporlarını saatlik olarak istenmesini ve dosyadaki eksiklilerin giderilmesinin beklenilmesini talep etti. Mahkeme heyeti bunun üzerine davayı 22 Nisan tarihine erteledi.
Gümüşhane'nin Torul ilçesi Zigana Dağı'nda 25 Ocak 2009 günü yürüyüş yapan Trabzon Tenis Dağcılık Kayak İhtisas Kulübü Derneği üyesi 17 dağcı çığ altında kalmıştı. Olayda, Burçak Sevim, Davut Akdeniz, Erhan Terzi, Özlem Timurcuoğlu, Hüseyin Karaosmanoğlu, Gülhanım Piyale, Yasemin Aktaş, Hasan Ali İsoğlu, Dursun İnan olay yerinde, Hüsniye Sarıbıyık ise Karadeniz Teknik Üniversitesi Farabi Hastanesi'nde hayatını kaybetmişti. (CİHAN)
