Samsun'un Terme ilçesi Yalı mahallesinde ailesiyle birlikte yaşayan Hamide Demir (32) ile ağabeyi Ahmet Küçük (37), 2 aydır aynı kaderi paylaşıyor. Bir öğrenci yurdunda çalışan Hamide Demir, evlendiği günden itibaren kocasından hep eziyet görmüş. 14 yıllık evliliği boyunca aldatılma başta olmak üzere küfür ve hakaretlere maruz kaldığını iddia eden genç kadın, çocuklarının geleceği için yıllarca bu eziyete katlanmış. Sigortacılık yapan eşi Mehmet Demir (34) kendisini terkedince 2 çocuğu ile ortada kalan genç anne, işe başlayarak evinin geçimini üstlenmiş. Eşi tarafından üvey kayın validesine şiddet uyguladığı gerekçe gösterilerek açılan boşanma davası sonucu ayrılan çiftin, iki çocuğunun velayeti ise babaya verilmiş. Terme Asliye Hukuk Mahkemesi'nin kararına itiraz eden anne Demir, konuyu üst mahkemeye taşımış.
Dava Çarşamba 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde devam ederken, eski koca, çocukları Yusuf Emre Demir (11) ile Enise Demir'i (9) yanına alarak bir buçuk ay önce kayıplara karışmış. Davanın tamamıyla bitmemesine karşın çocuklarından koparılan anne, Yusuf Emre ile Enise'den geriye kalan fotoğraflar, okul kitapları ve kıyafetleriyle avunuyor. Kızının babasından çok korktuğunu, oğlunun ise astım hastası olduğunu söyleyen Hamide Demir, "14 yıldır bana yaptıklarına çocuklarım için katlandım. Ama dört duvar arasında çocuklarımla birbirimizin yaralarını sarmaya çalışıyorduk. Şimdi onları da kaybettim. Seslerini bile duyamıyorum. Kokularını özledim. Oğlum 5'e gidecekti kızım 3'e. Okullarına gittiğim zaman arkadaşları etrafımı sarıyor, Enise ve Emre gelmiyor mu diye soruyorlar. En azından seslerini duysam içim rahat edecek. Oğlum astım hastası ve hava kullanıyor. Kızım bensiz yatmak istemeyen bir çocuktu. O olmasa da biz evimizde mutluyduk. Sadece çocuklarımı istiyorum." dedi.
Eşinin arkadaş çevresine uyarak hovardalığa başladığından yakınan Demir, "Eşim Ünye'de sigortacıydı. Hayatına başkaları girdi. Yıkıldı ve her şeyi dağıttı. Sonra Terme'ye yerleştik. Aynı hataları yeniden yaptı. Eve geldiğinde bir sebep bulup kavga çıkarır küfrederdi. Sürekli aşağılamaktan ve hakaret etmekten zevk alırdı. Ama çevresine karşı çok iyi ve başka bir insandı. Birileriyle arayı düzeltmek istese hep beni kötülerdi. Ailem yıkılmasın diye senelerdir mücadele ettim. Demek ki boşunaymış. Tek isteğim çocuklarıma kavuşmak ve onları eğitimlerine devam ettirmek." diye konuştu.
Olaydan bir süre sonra yenge Aysun Küçük (35)'ün de kızı Sude Küçük (7) ile ortadan kaybolması aileyi ikinci kez şoke etmiş. 'Kuaföre gidiyorum' diyerek yanına 5 bin lira alarak evden çıkan kadın ile çocuğundan bir daha haber alınamamış. Durumu polise haber veren Ahmet Küçük, eşini ve kızını arama çalışmasını sürdürüyor. 2 çocuğu ile ortada kalan Küçük, ne yapacağını bilemediğini kaydetti. Balıkçılık yapan Küçük, ''Ben o gün sahurdan sonra denize gitmiştim oradan da Ünye limanına intikal ettik. İftardan sonra bana haber ettiler. Eşimin eve gelmediğini o zaman öğrendim. Aramaya çalışıyoruz ama bir sonuca varamadık. Kötü niyet mi var bilmiyoruz. Çözemiyoruz olayı. İki oğlum var yanımda. Perişan oldular. Eşime sahip çıkmak istiyorum. Kendisine güveniyorum. Yetkililerden görenlerden ve duyanlardan yardım bekliyoruz." şeklinde konuştu.
Barbaros İlköğretim Okulu 4. sınıf öğrencisi 10 yaşındaki Emirhan Küçük annesini özlediğini ve gelmesini istediğini belirterek, "Annemi görenler insanlık namına yardım etsinler. Kardeşimi de özlüyorum." ifadelerini kullandı.
Çocukları ile ortadan kaybolan baba Mehmet Demir'e üzerine kayıtlı olan telefondan bütün aramalara rağmen ulaşılamıyor. (CİHAN)
