Odense'de bulunan Seden ilköğretim okulunun 643 öğrencisinin yaklaşık yüzde 30'u Arap, Türk, Pakistan ve Somali asıllı yabancılardan oluşuyor. 7'nci, 8'inci ve 9'uncu sınıfta okuyan Arap öğrencilerin öğretmenleri ve arkadaşlarını teneffüslerde Arapça konuşarak taciz ettiğini savunan okul idaresi ve öğretmenler, teneffüslerde anadilde konuşma yasağı getirdi. Şaşkınlıkla karşılanan yasağı uygulamak için öğretmenler seferber olurken, anadil yasağına uymayan öğrencilerin velileri toplantıya çağrılacak.
Okul idaresinin bu kararına ilk itiraz okul yönetim kurulundan geldi. Yönetim Kurulu üyesi Brit Bremer Christoffersen, anadil yasağını kötü bir fikir olarak tanımlarken, "Aynı dili konuşan insanların beraber olduklarında anadillerini kullanmasından daha doğal bir şey yoktur. Küçük bir grup problem olunca, büyük bir kitle cezalandırılarak sorun çözülmez. Kurallar yerine diyalogu tercih ederim." açıklamasını yaptı.
Irkçılıkla Mücadele Merkezi'nde Niels Erik Hansen, Seden Okulu'ndaki uygulamayı "ayrımcılık" olarak niteleyerek, "Toplu cezalandırma ayrımcılığın çekirdeğini oluşturmaktadır." dedi. Yasakçı Müdür Carsten Höyer'e en sert tepki ise Danimarka Öğrenciler Birliği'nden geldi. Müdürün uygulaması için 'çocukça bir girişim' tanımlaması yapılırken, problemi yasakla çözme yolunun zavallılık olduğuna işaret edildi.
Flemming Leer Jakobsen isimli bir Danimarkalı ise anadil yasağını yargıya taşıdı. Anayasanın ifade özgürlüğünü garanti altına aldığını belirten Jakobsen, Seden okulunda ki yasağın anayasaya aykırı olduğunu söyledi. Yasakçı müdür hakkında ifade özgürlüğünü kısıtladığından dolayı suç duyurusunda bulundu.
Eğitim Bakanı Bertel Haarder ise anadil yasağı konusunda kararı okul idaresinin inisiyatifine bıraktı. Müdür Carsten Höyer'in uygulamasına karışmayacağını ifade eden Haarder, ister Danimarkaca isterse Arapça olarak insanları taciz etmenin doğru olmadığını söyledi.