Çanakkale'nin Çan ilçesinde düzenlenen açık hava toplantısında yaptığı konuşmada hükumetin yaptıklarını beğenmeyenlerin ülkeyi yönetmeye hevesli olanların mikrofonu eline alıp ülkeyi gezdikten sonra oy alarak yönetmesi gerektiğini söyledi. Bu ülkenin darbe Anayasası'ndan bir an önce kurtulması gerektiğini ifade eden Bakan Çelik konuşmasının büyük bir bölümünü ordu içerisinde darbe yapmaya teşebbüs eden cuntacıları anlatmaya ayırdı. Çelik, göreve geldiklerinden bu zamana kadar geçen 8 yıllık sürede parti olarak yaşadıkları mağduriyetlerden örnekler verdi. Önceki hükumetleri ve liderleri eleştiren Bakan Çelik konuşmasını şöyle sürdürdü, "Eğer Türkiye gerçekten hukuk devleti olsaydı. Seçtiğiniz insanlar ne için seçtiyseniz o iş ile meşgul olsaydı. Ben size samimiyetle söylüyorum bu yaptığımız hizmetleri bugün ikiye katlardık. Ama her sabah acaba beni evden mi götürecekler. Acaba partimi kapanıyor. Akşama ihtilal mi oluyor?. Yarın ne olacak endişeleriyle yattık kalktık 8 yıl boyunca. Bu süre zarfında muhtıra verildi, partiyi kapatma davası açıldı. Bir taraftan yol yapacaksın Çan'a kadar. Öbür taraftan Erzurum'a kadar yollar, hava alanlarını açacaksın. Bir taraftan öğrencilerin bursunu 200 liraya çıkaracaksın. Yurt yapacaksın 153 üniversiteyi hizmete sunacaksın, her yere fakülteler açacaksın öbür tarafdanda hizmetin karşılığı olarak seni kapattım seni yok ettim anlayışı ile karşı karşıya kalacaksınız. Bu yapılanlar şuan ki devire yakışmıyor. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir şey yok. Millet iktidarları memleketi yönetsin diye seçer, bizim görevimiz memleketi yönetmek. Ordumuzun görevi memleketimizin güvenliğini sağlamak. Yargının görevi milletin vicdanına uygun hukuk denetimini yapmak ve hukuki kararlar vermek. Herkesin görev alanı belli. Patron gelip belediyeyi idare etmeye kalkarsa, belediye gidip işçiye müdahale etmeye kalkarsa, kaymakam gidip valilik yapmaya kalkarsa orda düzen olmaz. O yüzden herkes kendi işi ile meşgul olacak ki, sizlerde gidip hesap sorasınız." dedi.
Ordu içindeki derin yapılanmalara seslenen Bakan Çelik, "Bu ülkeyi idare etmeye çok meraklı olanlar var ise bu mikrofonu eline alır, Türkiye'nin dört bir yanına gider ben bu ülkeyi idare etmek istiyorum der oyu alır idare eder. Ama böyle değil ben bu şekildeki bir idarede ben yokum. Benim canımın istediği zaman ben gelirim idare ederim dediğiniz zaman 73 milyonun iradesini yok sayıyorsunuz. Artık bu görüşler çok çok geride kaldı." diye konuştu.
Söylediklerinin Türk ordusuna karşıymış gibi algılanmaması gerektiğini hatırlatan Çelik, "Benim söylediklerim yanlış anlaşılmasın, Türkiye kritik bir coğrafyadadır. Bizim bu coğrafyada güçlü, donanımlı bir orduya ihtiyacımızın var olması ayrı bir şey. Bu kapsamda ne yapıyoruz bu Heron denilen insansız hava uçaklarını yapıyoruz. 2012 yılında kendi imal ettiğimiz uçağı uçurmaya başlayacağız. Füzeler roket atarlar savunma sanayi ile ilgili olmadık büyük harcamalar yapıyoruz. Neden bu kritik coğrafyadaki ordumuz güvenlik güçlerimiz güçlü olsunlar diye ama ülkeyi savunmak için idare etmek için değil. Türkiye'yi kimin idare edeceğinin kararını ancak millet karar verir." dedi. Bu nedenlerle referandumda "evet" kararının açık ara önde çıkması gerektiğini söyleyen Çelik, "Bu Anayasa değişikliğini tüm partiler yapmak istediğini programlarına, tüzüklerine yazdı. Muhalefet partileri bu değişikliğe AK Parti getirdiği için karşı çıktı." ifadelerini kullandı.