"(ABD-İran) Şu anda en azından ani bir savaş tehdidi yok gibi duruyor.
(Anlaşma ihtimali) Bir ihtimal var diyelim. Kapı aralandı.
(Taraflar zaman kazanmaya mı çalışıyor? İçtenlikli bir müzakere mi?) Her ikisi de. Bu stratejinin gereği.
Bu türden görüşmelere girdiğiniz zaman diğer senaryonun hazırlığı olur, yapılır.
İran'ın şöyle bir tecrübesi var. Daha önce konuşurken saldırıya uğramış İran.
(ABD Dışişleri Bakanı) Rubio'dan (son saldırıda) bir telefon aldık: “İranlılara söyle önümüzdeki birkaç saat içerisinde her şey olabilir.”
Bizim iyi bulduğumuz husus, tarafların müzakere etmeye devam etme yönünde irade koymuş olmaları.
(Müzakereler) Nükleer dosyadan başlanması önemli bir karardı. Nükleer konu en önemli konu.
Bölgede çıkacak yeni bir savaşı, bölgenin kaldıracak hali yok.
Olası bir savaşı önlemenin bütün imkanlarını kullanmak istiyoruz.
(Askeri müdahaleyle rejim değişikliği) Hava saldırısıyla ya da başka bir şeyle (İran’da) rejim değişmez. O boş bir hayal.
Sorun rejimin kendisi değil, sorun rejimin aldığı kararlar ve politikalar. İran rejiminden daha merkezi totalistik olan rejimler de var.
Atom bombaları yok İranlıların, yapmak istediklerine dair de bir veri yok.
Burada İran’ın anlaşılmayan tavrı, ‘madem böyle bir niyetiniz yok bu kadar (uranyum) zenginleştirmeyi yapmayın, bu kadar yaptırımlar da olmasın’ diye görüşler var.
(İran'ın nükleer silah elde etmesi Türkiye açısından bir tehdit midir?) Bölgede dengeyi değiştirecek dramatik değişimleri biz görmek istemiyoruz açıkçası. Bir güç dengesi var. Bunun bozulması bölgedeki işbirliği ruhunu ciddi oranda zedeler.
Bunu farklı okuyan birtakım daha farklı sorunları olan ülkeleri nükleer silah yapma çabası içine sokar. Ve aynı yarışa bizim de ister istemez katılmamız gerekebilir."