Birleşmiş Milletler Eğitim Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) tarafında Dünya Kültür Mirası listesine alınan Divriği Ulu Camii ve Darüşşifa'nın restorasyonu için önemli bir adım atıldı. Daha önce yeterli firma bulunamadığı için sürekli iptal edilen proje ihalesi, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın tarihi eseri ziyareti sonrası hemen ele alındı. Erdoğan'ın hayran kaldığı ve bol bol hatıra fotoğrafı çektirdiği cami ve darüşşifasının restorasyonu için Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından geçtiğimiz günlerde davet usulüyle ihaleye çıkıldı. İhaleyi alan SGM isimli firma, cami ve darüşşifasının rölöve, restorasyon, restitüsyon (yenileme) ve çevre düzenlemesi olmak üzere dört ayrı proje hazırlayacak. Firmanın 180 gün içinde projeleri hazırlaması gerekiyor. Hazırlanan projeler daha sonra Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'na sunulacak. Projelerin kuruldan geçmesi halinde ise Kültür ve Turizm Bakanlığı bu defa tarihi eserle ilgili rölöve, restorasyon, restitüsyon ve çevre düzenlemesi ihalelerine çıkacak.
Taş işçiliğin dünya üzerindeki en güzel örneklerinin bulunduğu cami ve darüşşifasının kurtarılması için bugüne kadar çok sayıda çalışma yapıldı. Bu kapsamda eserin doğu cephesinde yapıya ağırlık veren toprak kütlesi arkeolojik bir kazı yapılarak kaldırıldı. Bu çalışmayla eserin yükü hafifletildi ve duvar açığa çıkarılarak nemlenmenin önüne geçilmiş oldu. Yine tarihi eserin çevre düzenlemesi kapsamında civarda bulunan evler kamulaştırılarak birçoğu yıkıldı. Bu çalışmayla da tarihi Divriği Kalesi ile Kale Camii'nin Dünya Kültür Mirası listesindeki Ulu Camii ve Darüşşifası ile bütünleştirilmesi amaçlanıyor.
DİVRİĞİ ULU CAMİİ VE DARÜŞŞİFASI'NIN TARİHÇESİ
Anadolu beyliklerinden Mengücekoğulları döneminde, hükümdar Süleyman Şah'ın oğlu Ahmed Şah tarafından 1228'de yaptırılan Divriği Ulu Camii ve bitişiğine Behram Şah'ın kızı Melike Turan Melek tarafından aynı yıl yaptırılan darüşşifa, inanç ve tarih turizmi açısından önemli bir eserdir. Cami ve darüşşifası, özellikle mimari üslubuyla dikkat çekiyor. Süsleme ve örtü biçimlerinin dengeli ve uyumlu bir şekilde ayarlanmasıyla başlı başına kendine özgü bir yapı olan eserde, ışık ve gölge oyunları kuvvetlice hissediliyor. İki kubbe ve 23 tonoz çatı ile örtülü olan tarihi eserdeki mihrabın biçim ve bezemelerinin Anadolu'da başka bir örneği bulunmuyor. Ruh hastalarının musiki, su sesi ve Kur'an-ı Kerim dinletisiyle tedavi edildiğinin rivayet edildiği darüşşifada, hasta ve tabip odaları bulunuyor. Darüşşifanın içerisinde aynı zamanda Ahmet Şah, eşi Turan Melek ve ailesinin türbeleri de yer alıyor.