Aktepe'nin sevenleri, sabahın erken saatlerinden itibaren Diyarbakır'ın Çınar ilçesine bağlı Aktepe köyüne geldi. Türbede dualar okuyan on binlerce kişi, bölgeyi adeta şenlik alanına çevirdi.
Adaklarını kesen Aktepe'nin sevenleri, öğle yemeğini yedikten sonra köyden ayrılmaya başladı. Ziyaretçiler, şeyh Abdurrahman Aktepe'nin babası Şeyh Hasan-ı Nurani'nin mezarında da dua etti.
Çınar ilçesine bağlı Aktepe köyü, her yıl 20 Mayıs'ta olduğu gibi büyük bir kalabalığı ağırladı. Şeyh Abdurrahman Aktepe'yi ziyaret etmek için Diyarbakır ve çevre illerden türbeye akın eden binlerce kişi, kilometrelerce uzunlukta konvoy oluşturdu. Aktepe'nin sevenleri, türbe ziyaretinin ardından, Şeyh Hasan-ı Nurani'nin toplantılarını yaptığına inanılan 'sevap tepesi'ne çıktı. 'Arbane' denilen çalgı eşliğinde zikir yapan vatandaşlar, ilahiler okudu.
Şeyh Abdurrahman Aktepe'nin hayatını doktora tezine konu eden Dicle Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Murat Özaydın da törenlere katıldı.
Aktepe'nin hayatını, eserlerini ve görüşlerini içeren tezini daha sonra kitaba dönüştüren Özaydın, Şeyh Abdurrahman Aktepe'nin ününün Arap ve Acem diyarına kadar yayıldığını, devrin sultanları ve Bediüzzaman Said-i Nursi gibi önde gelen şahsiyetlerin teveccühünü kazanmış büyük bir mutasavvıf olduğunu belirtti.
Özaydın, peygamber sevgisi ve iman gibi itikadi meselelerde tam bir ehli sünnet mensubu olan Aktepe'nin; tarikat adabı, ihlas, zikir, tevbe ve nefis terbiyesi gibi konularda Nakşibendi tarikatının Halidi koluna mensub olduğunu kaydetti.
Fransızca, Osmanlıca, Arapça, Farsça ve Kürtçe dillerini bütün zenginliğiyle kullanan şeyh Abdurrahman Aktepe, aynı zamanda Kürtçe şiirler kaleme alan büyük bir şair. Mesnevi tarzında kaleme aldığı 'Ravdu'n Naim' isimli eserinde Hazreti Peygamber'in (SAS) özellikleri ve Miraca çıkışı anlatılır. Şeyh Abdurrahman Aktepe'nin en önemli özelliklerinden biri de astronomi ilmiyle uğraşması. Ceviz ağacından yaptığı dünya küresi, saat ve takvim çalışmaları bugüne kadar geldi.
