Soylu'nun DP'nin genel başkanlığını yapmış bir kardeşleri, büyükleri ve ağabeyleri olduğunu ifade eden İnan, "İstanbul teşkilatı tarafından verilen istek ve önerge ile partimizden ihraç edilmiştir. Bunun üzerine bizim özellikle bir şey anlatmamıza gerek yok. Yalnız böyle bir soru gelebileceğini tahmin ettiğim için önümde kısa bir hikaye var onu anlatmak istiyorum." dedi. İnan, sonra da Paulo Cello'nun romanından aldığın söylediği şu hikayeyi anlattı:
"Yolları oldukça uzun olan bir kişi, köpeği katırı ve kendisi uzun bir yoldan gidiyor. Güneşin yakıcılığından çok susamış. Bir çeşme görmüş, özellikle çeşmenin etrafı çok süslüymüş, mermer kaplıymış, böyle bir gösterisi, albenisi, cazibesi varmış. Yaklaşmış, çeşmenin kenarında birisi oturuyor. 'İyi günler' demiş. Orada duran bekçi de 'iyi günler' demiş. 'Burası çok harika bir yer, nedir burası?' demiş. Bekçi de 'burası cennet' demiş. 'Ne iyi cennete gelmişiz, çünkü iz çok susadık'. Bekçi 'içeri geçip içebilirsiniz' demiş. Yolcu, 'atımla köpeğim de susadı, onlar da içebilir mi?' demiş. Bekçi 'kusura bakma, buraya sadece insanlar girebilir, hayvanlar değil' demiş. Yolcu, çok üzülmüş. Çok susamış ama suyu tek başına içmek istememiş. Bekçiye teşekkür edip oradan ayrılmış. Epey bir yol almış, yeni bir tepeyi dönmüş; bir barakaya rast gelmiş. Barakanın yanında birisi şapkasına alnına yatırmış uyuyormuş. Yolcu, 'iyi günler' demiş. Oradaki kişi uyanmış ve o da 'iyi günler' demiş, başını sallayarak. Yolcu, 'atım, köpeğim ve ben çok susadım, burada su içebileceğimiz bir yer var mı?' demiş. Adam, taşlarını altını göstererek 'şurada bir pınar var dilediğiniz kadar içebilirsiniz' demiş. Yolcu, atış ve köpeği pınardan susuzluklarını gidermişler ve teşekkür etmiş. Adam, 'istediğiniz zaman yine gelebilirsiniz' demiş. Yolcu, 'barının adı ne?' demiş. Adam, 'burası cennet' demiş. Yolcu, 'nasıl olur, bir tepe ötede bir yere uğradım çok güzeldi, orası da cenneti ve siz adınızı kullanıyordu, buna nasıl müsaade ediyorsunuz?' demiş. O da demiş ki 'hayır, orası cehennemdi' Yolcu, 'o halde sizin adınızı kullanmasına nasıl müsaade ediyorsunuz' demiş. O da demiş ki, 'hiç de değil, aslında onlar bize büyük bir iyilikte bulunuyorlar, en iyi dostlarına sırt çevirenlerin hepsi orada kalıyor çünkü' O soruya verebileceğimiz en iyi cevap budur."
İnan, 'bu durumda Soylu cehennemlik mi oluyor?' sorusu üzerini ise, "Onu Paulo Cello'nun romanından bir anekdot olarak anlattım, ille de cehennem olarak değil. Yani beraber olmayız.
Soru 'beraber olacak mısınız?' diye sorulduğu için, beraber olamayabiliriz." cevabını verdi.