İş dünyası olarak öncelikle istikrardan yana olduklarını ifade eden Özer, "Ne kadar siyasi istikrar, o kadar güçlü ekonomi ve dış pazarlardaki itibar. Ne kadar demokrasi ve özgürlük; dolayısıyla sivil bir anayasa o kadar güçlü ekonomi ve kaliteli demokrasi olur. İş dünyası olarak bize rahatsızlık veren asıl önemli olan konu aslından saptırılmaya çalışıldığı gibi referandum sürecinin siyasi arenaya dönüştürülmüş olmasıdır. Oysa bizim için istikrar önemlidir. Bu konuda siyasal bir tartışma konusu değil, içeriği konuşuluyor olmalı." diye konuştu
Referandum sürecinin siyasete dönüştürülmesinin iş dünyasını rahatsız ettiğini vurgulayan Özer, "Önümüzdeki yıl da genel seçim söz konusudur. İsteyen istediği siyasi partiye oy verebilir. Herkesin bir oyu vardır ve kutsaldır. O zamanda millet iradesini ortaya koyacaktır. Fakat şimdiki referandum sürecini hiçbir şeye alet etmeden partiler ve siyaset üstü görülmelidir." şeklinde konuştu.
Halkoyuna sunulacak olan bu anayasa değişikliğinin gelecekte insan hak ve özgürlükleri ve demokrasinin gereği olarak değerlendirilmesini isteyen Özer, "Bunun, ülkemizin ve çocuklarımızın geleceği olarak görülmesi esastır. Dolayısıyla bu değerler iş dünyasını ilgilendirdiği gibi 'Güçlü Ekonomi, Kaliteli Demokrasi' anlayışını ön planda tutan bir öneme sahiptir." ifadelerini kullandı.
Türkiye'ye hak ettiği yere taşıyacak yeni bir anayasa ile demokrasinin sağlam temellere oturacağını anlatan Özer şunları kaydetti: "Hak ve özgürlükleri genişletecek her türlü adım kim tarafından atılırsa atılsın şahsım olarak bu olumlu hak ve özgürlükleri sivil anayasayı ön planda tutan her türlü çalışmanın arkasındayız. Bunları olumlu buluyoruz."