Türkiye'de 2009 yılı itibariyle nüfusun belli bir bölümünün eğitim hakkından yararlanmadığını vurgulayan Boğa, Milli Eğitim'in rakamları açısından okullaşma oranının hiç de iç açıcı olmadığını savundu. Bakanlığın verilerine göre 2009 yılında ilköğretimde net okullaşma oranının 96,49 olduğunu aktaran Boğa, erkeklerde yüzde 96,99, kızlarda yüzde 95,97 olarak gerçekleştiğine dikkat çekti.
Düzenlenen basın toplantısında konuşan Boğa, zorunlu olmasına karşılık ilköğretim çağ nüfusunun yaklaşık yüzde 5'nin eğitim hakkından yararlanmadığını vurguladı. Yine ortaöğretim çağındaki nüfusun yüzde 42'sinin okula devam etmediğini veya edemediğini anlatan Boğa, ilköğretime kaydı yapılan çocukların bir kısmının 8 yılı tamamlamadan okulu terk ettiğini ifade etti.
Yapılan araştırmalara göre 1999-2005 yılları arasında toplam 436 bin 614 çocuğun ilköğretim diplomasına sahip olmadan hayata atıldığına dikkat çekti. Boğa, "Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) 2008 verilerine göre 6 yaş ve üstü ülke nüfusunu oluşturan 64 milyon 241 bin 226 kişinin, 4 milyon 930 bin 12'si hala okuma yazma bilmemektedir. Bu sayı, okuma yazma öğrenecek yaştakilerin yüzde 7,68'ine denk gelmekte. Okuma yazma bilmeyenlerin içinde kadınların oranı yüzde 79,98'dir." dedi.
Türkiye'de toplam öğrencilerin yüzde 75'inin ilköğretimde bulunduğuna dikkat çeken Boğa, Milli Eğitim'in 2009 yılı istatistiklerine göre, okul öncesinde 23 bin 653 okul, 39 bin 481 derslik, 804 bin 765 öğrenci ve 47 bin 633 öğretmen bulunduğunu hatırlattı.
Okul öncesi eğitimin ülke çapında yeterince yaygınlaştırılmamış olmasının mevcut sayısal verilerin durumun anlam için tek başına yeterli olmayacağını gösterdiğinin altını çizen Boğa, şunları söyledi: "İlköğretimde okul sayısı 33 bin 769, 320 bin 393 derslik, 10 milyon 709 bin 920 öğrenci, öğretmen sayısı ise toplamda (kadrolu + sözleşmeli) 453 bin 318'dir. İlköğretim rakamlarına baktığımızda derslik başına 34 öğrenci düşüyormuş gibi görünmektedir. Ancak gerçekler belirtilen rakamlardan tamamen farklıdır. İkili eğitim sorunu hala çözülmemiştir. Özellikle metropol ve şehir ilköğretim okullarda derslik başına 40-45 öğrenci düşüyor. Özellikle yoksul emekçi ailelerin yaşadığı yerlerdeki okullarda hem altyapı ve fiziki donanım, hem de ders başına düşen öğrenci sayısı açısından ciddi sıkıntılar yaşanmaktadır. İlköğretimde öğrencilerin 24 kişilik sınıflarda normal (tekli) eğitim görebilmeleri için gerekli olan derslik sayısı 125 bin 853'dür."
İlköğretimin son yedi yıllık gelişim tablosuna bakıldığında 2002 yılından bu yana okul sayısında azalma meydana geldiğini aktaran Güven Boğa, "Bu azalmanın nedeni özellikle köylerde giderek yaygınlaşan birleştirilmiş sınıf, Yatılı İlköğretim Bölge Okulu (YİBO) sistemi ve taşımalı eğitim uygulamasının artmış olmasıdır. 2002 yılından bu yana ilköğretimde okuyan öğrenci sayısı artmış olmasına rağmen, öğretmen, okul ve derslik sayısının bu artışa paralel olarak artmadığı görülmektedir."şeklinde konuştu.
Ortaöğretimde okul sayısının 8 bin 675, 109 bin 42 derslik, 3 milyon 837 bin 164 öğrenci ve öğretmen sayısı (kadrolu + sözleşmeli) 196 bin 713 olduğunu kaydeden Boğa, ortaöğretimde derslik başına düşen öğrenci sayısının 35 olarak hesaplandığını fakat özellikle büyükşehirlerde sınıf mevcutlarının bu rakamın çok üstünde olduğunu vurguladı.
Ortaöğretimde henüz yeterli okullaşmanın sağlanamadığını dile getiren Boğa:" Ortaöğretimde okul, öğrenci ve öğretmen sayısı birbirine paralel artmış gibi görünse de özellikle mesleki ve teknik eğitimde yaşanan sorunları çözememiştir. Mesleki ve teknik eğitimde piyasa merkezli yaklaşımlar eğitimin niteliğini olumsuz etkilemekte, öğrencilerin almaları gereken eğitimin niteliği, piyasa şartlarına göre belirlenmektedir." diye konuştu.
(CİHAN)