Avukat Doğan, son günlerde tartışmalara neden olan olayların hukuki boyutuna vurgu yaptı. Anayasanın 138. maddesinde, 'hiçbir organ, makam, merci ve kişinin yargı yetkisini kullanmasında mahkemeler ve hâkimlere' emir veremeyeceğini vurgulayan Doğan sözlerini şöyle sürdürdü: "Hakimler hakkında soruşturma başlatmak Adalet Bakanlığı'nın izniyle, Adalet Bakanlığı müfettişleri tarafından yapılır. HSYK, kanunun 4. maddesinde, HSYK'nın görevleri sayılırken 2. bentte 'Adalet Bakanlığı'nın, bir mahkemenin hâkim veya savcının kadrosunun kaldırılması veya bir mahkemenin yargı çevresinin değiştirilmesi konusunda tekliflerini karara bağlamak. CMK'nın 251. maddesi, örgüt ve teşekkül halinde işlenen suçlar ve terör suçlarıyla ilgili yargı mensuplarının soruşturmasının nasıl yapılacağını, soruşturma ve koğuşturulmasında görevlendirilen özel yetkili savcılara bizzat yapılır' şeklinde göstermektedir.''
Kanunun maddelerine bakıldığında, Erzurum savcıları ile ilgili HSYK'nın aldığı kararın hukuka uygun olmadığını vurgulayan Doğan, ''Bu karar ne hukuka ne mahşer-i vicdana uygundur.'' ifadesini kullandı. Doğan, hukuka herkesten daha fazla hukukçuların uyması gerektiğinin altını çizdi. Son günlerde yaşanılan olayların artık yargı reformunun yapılması gerektiğine işaret olduğunu sözlerine ekleyen Avukat Doğan, ''Anayasa Mahkemesi'nin 367 maddesi ve Anayasa değişikliklerinin esastan inceleme karaları, Danıştay'ın katsayı ile ilgili verdiği kararlar, hukukun nasıl siyasallaştığını gösteren kararlardır.'' diyerek sözlerini tamamladı.
(CİHAN)
