Olay, Haraççı Mahallesi'nde dün akşam saatlerinde meydana geldi. İddialara göre, yüksek gerilim hattında arıza oluşması üzerine BEDAŞ'a iş yapan taşeron firma görevlileri Erkan Keleş'i (31) aradı ve arızayı tamir etmesini istedi. Bu istek üzerine normalde vasıfsız işçi olan Keleş, Eski Edirne Asfaltı üzerinde yüksek gerilim hattının geçtiği direğin yanına gitti. Aynı yere taşeron firma bir de vinç gönderdi. Keleş, gelen vincin sepetine binerek kendi kullandığı kumanda ile yukarı çıktı. Telefon ile firmayı arayan Keleş elektrik akımının kesilip kesilmediğini sordu. Akımın kesildiği bilgisini alan Keleş, arızaya müdahale etmeye başladı. Tellere ilk temasında bir şey olmayan Keleş'in ikinci teması sırasında patlama meydana geldi. Vücudunda ağır yanıklar oluşan Keleş sepetin kenarına düştü ve baş aşağı sarktı. Çevrede olayı gören bazı vatandaşlar da olay yerine koştu. Vinci kullanan şoför merdiveni indirmeyi bilmediği gerekçesiyle vatandaşlar Keleş'e yardımda bulunamadı. Bunun üzerine vinç şoförü telefonda firma yetkililerini aradı. Yaklaşık 20 dakika sonra olay yerine gelen firma görevlileri merdiveni aşağı indirip Keleş'i kendi araçları ile hastaneye kaldırdı. Ancak talihsiz işçinin hayatını kaybettiği anlaşıldı.
Hayatını kaybeden Keleş'in cenazesi otopsi için adli tıp kurumuna kaldırıldı. Otopsisi yapılan Keleş'in cenazesi helallik alınması için Arnavutköy'deki evine götürüldü. Eşinin tabutunu gören Gülcan Keleş ve Keleş ailesinin diğer fertleri gözyaşlarını tutamadılar. Helallik alındıktan sonra Keleş'in cenazesi toprağa verilmek üzere memleketi Trabzon'un Maçka ilçesi Şimşirli köyüne gönderildi. Keleş ailesinin olayla ilgili suç duyurusunda bulunacağı öğrenildi.
Olayı gören Ramazan Kahveci, Keleş'in bir süre can çekiştiğini söyledi. Kahveci, "Araçla geldiler, telefon geldikten sonra da sepete binip yukarı çıktı. Yukarı çıktıktan sonra kabloya elini uzattı. İlk seferde bir şey olmadı. İkinci seferde ise patlama oldu. Sepetten aşağı doğru sarktı. Şoför aşağı indiremedi. Ben hemen koştum geldim. İndirelim dedim. O da ben bilmiyorum dedi. Yardım çağırdı. Bir süre sonra bir araç geldi aldılar götürdüler. Ambulans çağrılmadı. O şahıs önce bizim arabamızı çağıracağız dedi. Patlamadan sonra bir süre hareketsiz kaldı. Sonra iki üç kez kafasını kaldırmaya çalıştı. İlk anda müdahale edilseydi belki kurtarılabilirdi." dedi.
Erkan Keleş'in eniştesi Sefer Erim de, 2 kişiyi 'elektrik arızası var' diyerek gönderdiklerini söyledi. İkisinin de yanlarında kurum elemanlarından kimsenin bulunmadığını belirten Erim, "Kaynım orada vasıfsız işçi olarak çalışıyordu. Kazma kürekle direk dibi kazıyordu. Ama bunu direğe çıkardılar. 35 bin volt elektrik var. Direğin yanında konuşuyorlar kestik diyorlar. O da güvenli bir şekilde çıkıyor. Elini attığı anda da patlama meydana geliyor. 20 dakikada öylece bekliyor." diye konuştu.
Keleş'in teyzesinin oğlu Mustafa Kara da 20 gün önce hastanede ikinci çocuğunun doğumunda görüştüklerini belirterek, "Bana çok şey anlatmıştı. Bana 'abi bunları görseniz filmi bile olur' dedi. Normalde teknisyenin gitmesi gereken işlere kendilerini gönderdiklerini söyledi. Kurum elemanlarına elektrik geçirmez, 500 liralık eldiven verilmesi ve bunların iki haftada bir değiştirilmesi gerekirken 5 liralık bir ziraat eldiveni verdiklerini, nalburdan 10 liralık pense ile direğe çıkarıldıklarını anlattı. Teknisyenlerin 'sen git ben git' şeklinde tartıştıkları, bunları göreve gönderdiklerini anlattı. Bunların o direğe iki adım atma yetkisi yok. İtiraz edebilme imkanları da yok. Yolda giderken 5 liraya sarı eldivenlerden almış. Teknisyen bunları oraya bırakıp gidiyor. Telefon ediyor kesildiğine dair teyit alıyor. Elini attığında da patlama oluyor. Oraya o teknisyenin çıkması gerekiyor." şeklinde konuştu.