Doğup büyüdüğü Yeni Yaylacık Köyü'nü çok sevdiğini, görev yaptığı zamanlarda da yıllık izninin büyük kısmını köyünde geçirdiğini belirten Bilen, "Köyde huzur buluyorum. Köy hayatını da çok seviyorum. Kış aylarını İstanbul'da geçiriyorum. Ama havaların ısınması ile birlikte köyüme geliyorum. Tarlada, bağda çalışmak beni adeta hayata bağlıyor. Son 4-5 yıldır köyün mezarlığını sadece Allah rızası için temizliyorum. Kurumuş, sararmış otları topluyor, mezarlıkta bulunan çöpleri alıyorum. Bunları yaparken kimsenin yardımını istemiyorum. Tamamen kendi isteğimle ve mükafatını sadece Allah'tan bekleyerek yapıyorum." dedi.
Bakımsız, harap olmuş mezarları görünce dayanamadığını belirten Bilen, İstanbul'da güzel, bakımlı mezarları görünce imrendiğini, bunun memleketin her yanındaki mezarlıklarda da olmasını istediğini söyledi. Bilen, şunları ifade etti:
"Köyümdeki mezarı da elimden geldiğince temizlemeye çalışıyorum. İmkanım olsa asfaltlı, bol ağaçlı, insanların gelip görmek isteyecekleri hale getirmek isterdim. Ancak elimden bu kadarı geliyor. Tüm yöneticilere çağrıda bulunmak istiyorum. Gelin ölülerimize gereken değeri verelim. Mezarlarımızı bakımlı, temiz yapalım. Hatta Avrupa'daki gibi botanik bahçesi gibi düzenleyelim. Unutmayalım ki ölülerine saygısı olmayanın dirisine hiç olmaz."
