1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Erdoğan: 500 bin civarında mülteciyi Suriye'nin kuzeyindeki briket evlere göndermeye başladık
Erdoğan: 500 bin civarında mülteciyi Suriye'nin kuzeyindeki briket evlere göndermeye başladık

Erdoğan: 500 bin civarında mülteciyi Suriye'nin kuzeyindeki briket evlere göndermeye başladık

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "500 bin civarında mülteciyi Suriye'nin kuzeyindeki briket evlere göndermeye başladık. 1 milyon mülteciyi iskan edeceğimiz konutların yapımı da devam ediyor." ifadelerini kullandı.

A+A-
Ankara

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Mamak Hidayet Türkoğlu Spor Salonu'nda düzenlenen Hemşehri Buluşması'nda vatandaşlara hitap etti.

Ankaralılarla birlikte olmaktan duyduğu mutluluğu dile getiren Erdoğan, Ankara'nın Milli Mücadele'nin merkezi olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) ev sahipliği yaptığını, Cumhuriyet'in başkenti olduktan sonra da Anadolu ve dünyanın cazibe merkezi olmayı sürdürdüğünü söyledi.

Ankara'nın 15 Temmuz gecesi gösterdiği kahramanlığın ise nesillerden nesillere aktarılacak bir destan olarak tarihteki şanlı yerini aldığını vurgulayan Erdoğan, şimdi de Türkiye Yüzyılı'nın sembol şehri olmaya hazırlandığını belirtti.

Erdoğan şöyle devam etti:

"Sizler, Ankara’nın tüm ilçelerinden gelerek bu şehri inşa ettiniz. Sizler Çorum’dan, Yozgat’tan, Çankırı’dan, Kayseri’den, Kırşehir’den, Kırıkkale’den, Sivas’tan, Samsun’dan Tokat’tan ve dahi Türkiye’nin 81 vilayetinin neredeyse tamamından gelerek, geleceğinizi bu şehirde kurdunuz. Bu şehre emeğinizi, gençliğinizi verdiniz, hayatınızı adadınız. Bu şehir de sizlere barınacak yuva verdi, sofranıza koyacak ekmek verdi. Çocuklarınızı yetiştirecek imkan sağladı. Huzurla hayatını sürdüreceğiniz bir iklim sundu. Ankara'yı sadece Mamak'la Sincan, Gölbaşı'yla Pursaklar arasında bir şehir görenler, kalp gözüyle bakmayanlardır. Şayet öyle baksalardı burada bütün Türkiye'yi göreceklerdi. Şayet öyle baksalardı Türküyle Kürdüyle Sünnisiyle Alevisiyle bu milletin tüm evlatlarını göreceklerdi."

Bu vatan topraklarını parçalamak, bu milleti bölmek dışında gayeleri olmayanların kalp gözlerinin zaten mühürlü olduğunu, onların hakikatleri zaten göremeyeceklerini vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu:

"Bizim sözümüz, ülkesinin huzuru, devletinin bekası, milletinin birliği için çarpan yürekleredir. Bizim sözümüz, Malazgirt'ten bu yana Anadolu coğrafyasını ebedi vatan bilen Selçuklu'dan Osmanlı'ya oradan Cumhuriyet'e devrolan ecdat mirasına dört elle sarılanlaradır. Bizim sözümüz, Cumhuriyet'in ilk asrındaki eksiklerini tamamlayarak başlattığımız Türkiye Yüzyılı'nın hızla inşası için sabırsızlananlaradır. Bizim sözümüz PKK'sından FETÖ'süne tüm terör örgütlerinin ülkesi üzerindeki hain emellerine karşı tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet şiarında buluşanlaradır. Bizim sözümüz, emperyalistlerin asırlardır üzerimizde oynadığı oyunları boşa çıkarmak için bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız diyerek, kenetlenenleredir. Bizim sözümüz ipinin bir ucu terör örgütlerinin bir ucu tefecilerin bir ucu küresel şarlatanların elinde olan tek parti faşizmi artıklarını karşımıza 1001 suratla çıkaranların riyakarlıklarına dur diyenlerindir. Velhasıl bizim sözümüz milletimizedir."

Erdoğan, siyasi hayatlarının her döneminde, başbakanlık ve cumhurbaşkanlığı görevlerinin her safhasında bugün de sözlerinin yine millete olduğunu, yarın da öyle olacağını belirterek, "Cumhur İttifakı da sözünü millete söyleyenlerin ittifakıdır. Rabbimize dünyaya böyle asil bir milletin evladı olarak gelme şerefi bahşettiği için ne kadar hamd etsek azdır. Biz de hamdimizi eser ve hizmetle göstermenin gayreti içindeyiz." ifadelerini kullandı.

Kendilerinin sözlerini millete söylerken seçimdeki rakibi olan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun ne yaptığını soran Erdoğan, şunları kaydetti:

"Her gün bir başka maskeyle sahnede arzı endam eyleyen bu zatın sözünün kimlere olduğunu en iyi sizler biliyorsunuz. CHP Genel Başkanı 'özerklik' diyerek, 'Selahattin Demirtaş özgür kalacak' diyerek, 'YPG'yi terör örgütü olarak görmüyoruz' diyerek, 'cezaevlerindekileri serbest bırakacağız' diyerek, sözünü Kandil'e söylüyor. Kandil'dekiler de her gün bir başka elebaşı ağzıyla kendisini desteklediklerini açıklayarak, CHP Genel Başkanına mukabele ediyor. CHP Genel Başkanı, uğruna Ankara'dan İstanbul'a yürüdüğü FETÖ'cülere de cezaevlerini boşaltma, kamudan atılanları geri alma, yurt dışındakilere kapıları açma taahhüdü vererek, sözünü söylüyor. Onlar da içerideki ve dışarıdaki tüm mecralarını kendisinin emrine tahsis ederek, CHP Genel Başkanı'na verdikleri desteği sürdürüyor."

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun seslendiği bir diğer yerin de "Avrupa'sından Amerika'sına Türkiye'nin büyümesinden ve güçlenmesinden rahatsız olan tüm odaklar" olduğunu dile getiren Erdoğan, şöyle konuştu:

"Bunlar da Kılıçdaroğlu'na cevaplarını aleyhimizde yaptıkları dergi kapaklarıyla, televizyon programlarıyla, sosyal medya kampanyalarıyla, kaynattıkları fitne kazanlarıyla veriyorlar. Tablo işte bu kadar nettir. Bay bay Kemal Selo'ya ne diyor? Kim bu Selo? Diyarbakır'da 51 Kürt kardeşimizin ölümüne neden olan değil mi? Bunların içerisinde Yasin Börü yavrumuzun ölümüne neden olan bu Selo değil mi? Şimdi ne diyor? 'Eğer Selo'yu çıkarmak istiyorsanız oyu bize vereceksiniz' diyor. Bizim üzüntümüz ne biliyor musunuz? Ülkesine ve milletine sevgilerinden şüphe duymadığımız CHP seçmeninin onlarla birlikte hareket eden diğer partilere gönül verenlerin içine düşürüldükleri durumdur. Buradan hangi partiye, hangi adaya oy vermiş olursa olsun 85 milyon vatandaşımın, Ankaralı kardeşlerimin tamamına sesleniyorum, 14 Mayıs'ta partinizin de size telkin ettiği tercihinizi sandığa yansıtarak vazifenizi yerine getirdiniz. Artık yeni bir seçim olan 28 Mayıs'ta hepiniz tercihinizde serbestsiniz. CHP Genel Başkanı, kendisine açılan krediyi yanlış ittifaklara, yanlış yollara, yanlış hayallere saparak heba etti. Ne diyordu? Ben hesap uzmanıyım. Sen nasıl hesap uzmanısın ki toplam oyları bir puan eden, bu civarda dolaşan partilere kalktın 40'a yakın milletvekili verdin? Bu nasıl hesap uzmanlığı? Şu anda Cumhur İttifakı, 323 parlamenterle parlamentoda yerini aldı."

"28 Mayıs gecesini dünü dünde bırakıp yeni şeyler söyleyeceğimiz taze bir başlangıç haline dönüştürmek için bizimle olmanızı bekliyoruz"

2014'te ülkenin eski sistemine göre seçimle gelen ilk Cumhurbaşkanı olduktan sonra verdiği herkesi kucaklama sözünü tuttuğunu dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:

"Esenboğa Havalimanı'nı kim yaptı? Bay bay Kemal mi yaptı? Biz yaptık, biz. Havalimanından şehre bu gördüğünüz yolları kim yaptı? Melih Bey'in Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu dönemde birlikte yine biz yaptık. Bir de bu belediye başkanına bir sorun, 'Sen ne yaptın?' Ne yaptı? 4 yıl oldu. 4 yılda ne yaptın? Bunları bir sorun. İstanbul'a sorun, 'Sen İstanbul'da 4 yılda ne yaptın?' Hiç. İzmir'e sorun, 'Sen ne yaptın?' İzmir'in havalimanını, Menderes Havalimanı'nı da bu kardeşiniz yaptı. Bundan sonra da biz yaparız."

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun İzmir milletvekili olduğunu anımsatan Erdoğan, "İzmir-İstanbul arası 7,5 saatti. 3 saate kim indirdi? Biz, biz. Manisa-İzmir arası Sabuncubeli Tüneli... Dağları deldik. Kim deldi? Biz, biz. Bir sorun, 'Arkadaş sen İzmir milletvekilisin, İzmir Belediyesi sizde. Ne yaptınız şu İzmir'e bir söyleyin.' Bir yağmur yağdığı zaman her tarafı sel alıp götürüyor. Ne yaptınız, bir söyleyin. Yok. Bu ülkenin 85 milyon vatandaşının her birinin hayatına katkılarda bulunan hizmetlerimizle, 81 vilayetimizin her karışına dokunan eserlerimizle sözümüzün eri olduğumuzu ispatladık. Ankara'da eğitime bakın, AK Parti var, sağlığa bakın, AK Parti var. Bilkent'i kim yaptı? En son yeni, muhteşem yine aynı büyüklükteki hastanemizi yaptık, şehir hastanesi. Kim yaptı? Yine biz yaptık. Niye? Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi, olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi." şeklinde konuştu.

"28 Mayıs'ı acılarımızdan ders aldığımız şölene çevirelim"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, durmadan, usanmadan yaptıkları eserlerle, hizmetlerle yola devam ettiklerini belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:

"Şimdi yine bir söz veriyoruz, cumartesi günü yani 27 Mayıs, ülkemizin demokrasi tarihinin en önemli yol ayrımlarından biri. Pazartesi 29 Mayıs. İstanbul'un Fethi'nin yıl dönümü olması hasebiyle şanlı tarihimizin en önemli zaferlerinden biri. Mamak, Mamak 28 Mayıs'ta sandıkları patlatıyor muyuz? Gümbür gümbür sandıklara gidiyor muyuz? Ben Mamak'a inanıyorum. Mamak 'Evet' derse yapar. İşte 27, 29. Bu iki önemli günün arasında ne var? 28 Mayıs var. 28 Mayıs'ı inşallah acılarımızdan ders aldığımız ve zaferlerimizle gurur duyduğumuz bir şölene gelin, pazar gününü çevirelim diyorum. Hazır mıyız buna? Maşallah. Gümbür gümbür geliyoruz.

Onu görüyorum. Kökenine, inancına, mezhebine, meşrebine, siyasi tercihine bakmaksızın her bir insanımızın da bu kutlu yürüyüşte yer almasını arzu ediyoruz. Hazreti Mevlana'dan ilhamla, 28 Mayıs gecesini dünü dünde bırakıp yeni şeyler söyleyeceğimiz taze bir başlangıç haline dönüştürmek için bizimle olmanızı bekliyoruz. Siz yapar mısınız? Yapar mısınız? Gönlümüz de, kollarımız da sonuna kadar açıktır. Çünkü biz 85 milyonun cumhurbaşkanıyız, 85 milyonun tamamının hizmetkarıyız, 85 milyonun her birinin geleceğine ışık tutuyoruz. Ankara'nın bize işaret ettiği yol budur."

Her zaman olduğu gibi bugün de gençlerin gösterdiği istikamette yürüdüklerini dile getiren Erdoğan, salonda kendisini dinleyen partililerden komşu, eş, dost ve akrabalarını 28 Mayıs Pazar günü mutlaka sandığa gitmeye ve tercihlerini doğrudan yana kullanmaya teşvik etmelerini beklediğini söyledi.

Erdoğan, şunları kaydetti:

"Gençler unutmayın, en büyük düşmanımız rehavettir, zafer sarhoşluğudur. Biz sandığı boş bırakırsak gelir birileri orayı doldurur. Yurt dışındaki kardeşlerimizi telefonlarınızla muhakkak arayın. Bugün son gün. Neredeyse yurt dışında 2 milyona yaklaştı kullanılan oy. İstiyoruz ki yurt dışından da inşallah gümbür gümbür oylar gelsin. Yurt dışında çok güzel bir tablo sergilediler. Aynı kararlı tutumu pazar günü ülkemizin tüm şehirlerindeki sandıklarda da göreceğimize inanıyorum. Bunu Malatya'da gördüm, 50 bin insan katıldı. Sonra Sivas'a gittim, Sivas'ta 100 bin kişiyle mitingimizi yaptık."

"500 bin civarında mülteciyi Suriye'nin kuzeyindeki briket evlere göndermeye başladık"

Eser ve hizmet siyaseti yaptıklarını söyleyen Erdoğan, "Biz asla istismar siyaseti yapmadık. Hele hele yalan siyaseti asla yapmadık. Milletimize yapmayacağımız şeyi söylemedik. Söz verdiğimiz her şeyi yapmak için gece gündüz çalıştık. Biliyorsunuz bir de hayatı yalan üzerine kurulu olanlar var. SSK'yı batırmakla başlayan kariyerini bir kaset kumpasıyla CHP'nin başına monte edilerek sürdüren bu kişi şimdi bu ülkeyi yönetmeye talip." diye konuştu.

Ellerinde binlerce insanın kanı olan Kandil'deki terör baronlarının her gün kendisine desteklerini beyan ettiği birine ülkenin teslim edilemeyeceğini belirten Erdoğan, "Artık ayyuka çıkan bu teröristlerle işbirliğini perdelemek için gençlerimizin keskin zekasını yansıtan bir video üzerinden yeni yalanlar uyduran, olmadık hakaretler savuran birine benim ülkem teslim edilir mi? Seçim gecesi bizim elimizdeki sonuçların aynısı kendisinde de olduğu halde hadi milletimize bir kenara koydum, kendi seçmenlerinin gözünün içine baka baka 'öndeyiz' yalanını söyleyen birine bu ülke teslim edebilir mi? Daha birkaç hafta önce rakip gördüğü bir diğer adayı kaset tehdidi ve kumpasıyla geri çekilmeye zorlayan birine ülke teslim edilir mi?" ifadelerini kullandı.

Birçok dezenformasyona rağmen Sinan Oğan'la birlikte pazar akşamı milletçe hep beraber zaferi kutlayacaklarını bildiren Erdoğan, "Terörle mücadelede bizimle aşık atmaya hiçbirinin gücü yetmez. Cudi'de bu teröristleri ininde yok olmaya sevk eden kimdi? Bizdik. Gabar'da kimdi? Bizdik. Tendürek'te kimdi? Bizdik. Bestler Deresinde kimdi? Bizdik. Bunların böyle bir derdi oldu mu?" dedi.

"1 milyon mülteciyi iskan edebileceğimiz konutların yapımı devam ediyor"

Muhalefetin gelir gelmez mültecileri geri göndereceği vaadinde bulunduğunu anımsatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Biz, bir Almanya'yı, Fransa'yı, Amerika'yı görmezden gelemeyiz. Onlar nasıl ki bu mültecilerle ilgili adımlarını belli bir program içerisinde atıyorlarsa biz de aynı şekilde belli bir program içerisinde yapıyoruz. Şu an itibarıyla 500 bin civarında mülteciyi Suriye'nin kuzeyindeki briket evlere göndermeye başladık. Bir diğer adımı atıyoruz, o da Katar ile müşterek attığımız adımla 1 milyon mülteciyi iskan edebileceğimiz konutların yapımı da ayrıca devam ediyor. Projeler şu anda hazırlanıyor. Biz ihanet şebekesi değiliz, biz ensarız ensar ve muhacirlere de o şekilde yaklaşıyoruz."

"Depremzedelere her türlü kepazeliği yapanları halen partisinde tutan birine ülke teslim edilir mi?"

"Partisindeki hırsızlık, yolsuzluk, taciz, tecavüz olaylarının üstünü kapatan birine, tüm fertleriyle milletin değerlerini koruması için ülke teslim edilir mi?" diyen Erdoğan, "Diyarbakır annelerini bir gün olsun ziyaret etmeyen böyle birisine Türkiye teslim edilir mi? Kim bunlar? Evlatları dağa kaçırılan, Kandil'e kaçırılan ve bu evlatlara taciz, tecavüz her türlü ahlaksızlığın yapıldığı böyle bir yapı. O gözü yaşlı anneleri bir gün olsun ziyaret dahi etmeyen bay bay Kemal şimdi de kalkmış insanlık dersi veriyor. Sırf kendisine oy vermediler diye depremzedelere her türlü kepazeliği yapanları halen partisinde tutan birine bu ülke teslim edilir mi?" ifadelerini kullandı.

Hatay'a dört defa gittiğini hatırlatan Erdoğan, "Defne yüzde 90 bay bay Kemal'e oy verdi. Bize yüzde 8 verdi. Ama biz buna rağmen Defne'ye devlet hastanesini yaptık. Şu anda hasta kabulüne başladı. Bize oy versin vermesin, biz ona bakmayız. Orada insanlar yaşıyor mu, yaşıyor. Sen kimsin, bu ülkenin devlet başkanısın, bu yatırımı yapacaksın ve yaptık. Bizim farkımız bu. Bay bay Kemal aç, susuz bırakabilir ama biz bırakamayız. Güvenliğimizi terör örgütlerine, ekonomimizi tefecilere, dış politikamızı yeminli düşmanlarımıza havale eden birine bu ülke teslim edilir mi?" değerlendirmesinde bulundu.

"TCG Anadolu'nun bir üst segmentini de yapacağız"

Gurur kaynağı olan Türk savunma sanayine saldırıldığını söyleyen Erdoğan, şöyle konuştu:

"Yatırımlarımıza saldırdılar. İş durdurma yoluna gittiler. Kredi noktasındaki kaynaklarımızı tehdit ettiler. 'Siz kredi verirseniz bunları size ödemeyeceğiz' diyecek kadar ileri gittiler. Bu dünya size delikli kuruş bile vermez. Londra'nın tefecileri kime para vereceklerini çok iyi bilirler. Şimdi sormak lazım, siz oturduğunuz binanın yönetimini, çalıştığınız yerin getir götür işlerini, dükkanınızın anahtarını böyle birine teslim eder misiniz? Hadi CHP'liler kendilerine girdiği her seçimi kaybettiren bu zatın nazını bir sebeple çekiyor diyelim, milletimizin kalanı niye buna mecbur olsun ki? Türkiye Cumhuriyeti devletinin yönetimi, önüne beş Ankara keçisi koysanız inanın kaybedip gelen bir adama burayı teslim eder mi? Hele hele Elmadağ'a gönderseniz hiç teslim etmez. Biz bu ülkeyi sokakta bulmadık. Hep birlikte ülkemizin geleceğine sahip çıkmak en başta evlatlarımıza karşı sorumluluğumuzun bir gereğidir. Bunları söylerken elbette ülkenin ve milletin önünde çözüm bekleyen sıkıntıları göz ardı etmiyoruz."

Doğal gazın bir ay süreyle ücretsiz verildiğini hatırlatan Erdoğan, bir yıl boyunca evlerde kullanılan 25 metreküpe kadar doğal gazın faturadan düşüleceğini söyledi.

"Türkiye bambaşka bir yere doğru güçlü şekilde gidiyor"

Erdoğan, Gabar'da Türkiye'nin petrolü bulduğunu, oradan gelen kaynakla da yeni bir adım attıklarını kaydetti. Bu noktada, gençlikle ilgili bankayı kuracaklarını dile getiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Aile ve Gençlik Bankası ile bu kaynakları buralarda değerlendireceğiz. Kira ve gıda yardımı konusunda da en büyük desteği bu kaynaklardan vereceğiz. Hiç endişeniz olmasın. Türkiye bambaşka bir yere doğru güçlü şekilde gidiyor. Bu gücümüzü de bu kaynaklardan alıyoruz, Londra'nın tefecilerinden değil. Emin olun bunların çözümü bizde. Ülkenin imkanları çoğaldıkça bunları milletimizin emrine veriyoruz. Karadeniz'in doğal gazı bunun içinde, Gabar petrolü bunun içinde.

Yatırım, istihdam, üretim, ihracat yoluyla ülkemizi büyüterek bunu yapıyoruz. Savunma sanayinde aynı şekilde. Teknolojide geldiğimiz seviyenin en güzel ifadesi olan savunma sanayi ürünlerimizin en büyük gelir kaynaklarından biri olduğunu hatırlatmak isterim. İşte İHA, SİHA, Akıncı tüm bunların yanında Kızılelma ve TCG Anadolu uçak gemimiz. İnşallah geliyoruz ve geldiğimizde de TCG Anadolu'nun bir üst segmentini de yapacağız. ANKA, Türkiye'nin savaş uçağı KAAN aynı şekilde. Bütün bunlarla beraber durmak yok yola devam diyoruz."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, pazar akşamı Ankara'dan büyük müjdeler beklediğini ifade etti.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.