Yanan ormanlık alanların kısa sürede söndürüldüğünü belirten Ali Bahşi, bunda en önemli etkenin 6 gözetleme kulesinden 24 saat görüntü kaydı alımı olduğunu ifade etti. Bahşi, gözetleme kulelerinde ani duman yükselmesi görünür görünmez olay mahalline kısa sürede vardıkları için orman yangınlarının geniş alana yayılmasının engellediklerini kaydetti. Bu yıl en fazla mücadele ettikleri ve söndürmede zorlandıkları 11 Ekim tarihinde Akseki Gölcük ile Manavgat'ın Sırtköy arasında sarp ve kayalık bir alanda çıkan orman yangının olduğunu belirten Bahşi, yaşlanan çam ağaçlarının devrilerek için için yanmasından ötürü yangını 3 günde havadan helikopterlerle su atımıyla zor söndürdüklerini söyledi. Bahşi, "Gözetleme kulelerinde sıkı görüntü kontrolümüz bölgemizde 9 yangın meydana gelmesine rağmen kısa sürede söndürüldü. Gözetleme kuleleri kameralarında duman görmemiz halinde anında olay yerine intikal ettik. Böylece yangının kısa sürede geniş bir alana yayılmasını önüne geçtik. Orman yangınlarında anında müdahalede bir saniyenin bile çok büyük önemi var. Havadan ve karadan anında müdahale yangının geniş alana yayılmasını önler." diye konuştu.
Hasat sonrası anız yakılmaması konusunda köylerde kır toplantılarıyla çiftçileri bilinçlendirdiklerini belirten Bahşi, yine de hasat sonrası bazı köylülerin anızı yakarak hem toprağa hem de doğaya zarar verdiğini kaydetti. Bahşi, halkın ormanlara sahip çıkması ve korunması adına her zaman bilinçlendirme toplantılarının devam edeceğini ifade etti. 2007 yılında Manavgat'ın Bucakşıklar (Bucakşeyhler), Sağirin ve Burmahan köylerinde çıkan orman yangının 950 hektar ormanlık alan yanmıştı. Yanan alanlar Manavgat Kaymakamlığı, TEMA Vakfı, turizmciler ve sivil toplum kuruluşlarının desteğiyle 14 ayda yeşillendirilmişti. 2008 yılında Manavgat'ın Taşağıl Belddesi Karabük köyünde 31 Temmuz'da meydana gelen orman yangını 6 gün sürmüş, 5,5 gün süren yangın sonrası 15 bin hektar genç ormanlık alan yangın olmuştu. Yanan ormanlık alan 15 ay gibi kısa sürede yüzde 95'i yeşillendirilmişti. (CİHAN)