21 Ağustos 2026
Altın 7123.92
BIST 14514.82
Dolar 48.0173
Euro 55.978
Sterlin 65.3375
Ankara 27°C

Eski Avrupa Parlamentosu Milletvekili Ceyhun: İsviçre Demokrasi Sınavında Sınıfta Kaldı

Eski Avrupa Parlamentosu Milletvekili Ceyhun: İsviçre Demokrasi Sınavında Sınıfta Kaldı
Eski Avrupa Parlamentosu Milletvekili Ozan Ceyhun, minare yasağı ile İsviçre'nin demokrasi sınavında sınıfta kaldığını söyledi. Adana Barosu'

Adana Barosu'nun düzenlediği "Tam Üyelik Sürecinde Avrupa Birliği ve Türkiye İlişkileri" konulu konferansa katılmak için gelen Ceyhun, Seyhan Oteli'nde gerçekleştirilen sohbet toplantısında basın mensuplarının sorularını cevaplandırdı.

Adanalı Yazar Demirtaş Ceyhun'un oğlu Ozan Ceyhun, Bakan Egemen Bağış'ın zengin Müslümanların İsviçre bankalarından paralarını çekmeleri çağrısına katıldığını kaydetti.

Ceyhun, "İlk tepki olarak gönül isterdi ki dünyadaki tüm zengin Müslümanlar İsviçre bankalarındaki paralarını çeksinler. Başka ülkelere yönelsinler. Türkiye de bu konuda aday olabilir. Bu çıkışa sonuna kadar katılıyorum. Dünyadaki zengin Araplara seslenmek yetmez. Türkiye de çok sayıda insanın İsviçre bankalarında paraları var. Bu çağrı onlar için de geçerlidir. Türkiye'deki zenginler, İsviçre bankalarında paralarını tutup tutmama konusunda bir karar vermek zorundadır." dedi.

İsviçre'de böyle bir referandumun yapılmasını büyük bir hata olarak değerlendiren Ceyhun, "Bugün minareleri istemiyoruz, diyenler, yarın aynı şekildeki bir oylamada 'Türkleri de istemiyoruz' diyebilir. Müslümanlar çok fazla değil mi? sorusuna 'evet' diyebilir; belki günün birinde İsviçre'de siyah renkli 'çok fazladır' düşüncesiyle, İnsan Hakları ihlal açısından bir karara imza atabilirler. Bunun sorumluluğu İsviçreli politikacılardadır. Avrupa Parlamentosu'nda beş buçuk yıl oturmuş biri olarak İsviçre'nin AB üyesi olmamasını büyük bir şans olarak görüyorum." şeklinde konuştu.

ÜLKENİN GEÇMİŞİYLE HESAPLAŞMASINI DOĞRU BULUYORUM

Demokratik bir ülkede politikayı öğrenmiş ve '12 Eylül döneminde bunları asmayalım da besleyelim' diyen bir mantığı ülke dışına itip, ülkesine uzun yıllar dönmeyen bir insan olduğunu hatırlatan Ceyhun, Ergenekon davasında ise her demokrasinin geçmişiyle hesaplaşmasını doğru bulduğunu vurguladı.

Karanlık ve her şekilde demokrasi adına ayıp yöntemleri devleti savunma biçimi olarak benimsemiş mihrakların hesap verme zorunluluğunun bulunduğunun altını çizen Ceyhun, şöyle devam etti: "Kimin üniformalı, kimin üniformasız olduğu beni ilgilendirmez. Sorumluluk taşıyan herkes hesap verme yükümlülüğüne sahiptir. Özellikle de 12 Mart. Babam Demirtaş Ceyhun'u 'balyoz harekâtları' ile evlerden alıp, hapishanelerde çürütmüşler. Mektup yazdığı için 12 Mart'ta da babamı ve beraberindeki genç kuşakları hapishanelere atmışlar. Bu kafa yapılarının ülkede hesap verme durumunda kalmasını yanlış bulmuyorum. Ergenekon davasında bir taraftan sonuna kadar hesap sorulsun derken, diğer yandan farklı kesimlerin bundan bir puan kazanma isteğini talihsiz buluyorum. Adalet bu konuda adil karar verme şansına sahip olmalıdır."

PARLAMENTO YARGI KAVGASI TALİHSİZLİK

Yurt dışından bakıldığında parlamento ile yargı organları arasında bir kavga verildiğinin görüldüğüne işaret eden Ceyhun, bu tabloyu 'talihsizlik' olarak nitelendirdi.

AB politikalarında üyelerin genellikle yargıya pek fazla şans vermemeye özen gösterdiğine dikkat çeken Ozan Ceyhun, yargının da politikacılara fazla dokunmadığını belirtti. Türkiye'de ise 'özen' kelimesini kullanacak halinin olmadığına değinen Ceyhun, ülkede demokratik seçimle gelenler ile atanlar arasında 'iktidar kavgası' verildiğini ifade etti.

Dışardan bakıldığında bu durumun 'ideolojik bir kavga' olduğunun net bir şekilde görüldüğünü aktaran Ceyhun, "Ben taraf tutmadan bunu talihsizlik olarak buluyorum. Bu durum ülkeyi rahatlamıyor, tam tersine tansiyonu yükseltiyor." dedi.

CHP'NİN DEMOKRATİK AÇILIMA KARŞI ÇIKMASINI ANLAYAMIYORUM

Hükümetin demokratik açılımını zorunluluk olarak gördüğünü belirten Ceyhun, sosyal demokrat bir politikacının bu adımı red etmeyeceğini söyledi.

CHP'li Onur Öymen'in Dersim açıklamalarıyla ortalığı karıştırdığını hatırlatan Ceyhun, şunları söyledi: "Bu bizi çok şaşırtmadı. AB'de özellikle CHP'nin son dönemde içinde bulunduğu durum, Onur Öymen'in uzun yıllardır oynadığı rol zaten bizim sosyalist enternasyonal açısından çok rahatsız eden bir konumdu. Bu açıdan son gelişmeleri üzülerek izledik. Hükümetin 'demokratik açılım' adı altında Kürt sorununu çözmeye yönelik attığı adımlar, her şeyin pahasına engellenmemelidir. Hükümet bazı konularda yanlış yapmış olabilir. Ama Türkiye artık sadece silah gücüyle bu sorunu çözemeyeceği gerçeğini kavramış durumda. Bu doğrudur. Demokratik yöntemlerle çözmenin yolları zorlanmalıdır."

Atılan adımlar sırasında sınır kapılarında ve İzmir'deki gerginlik benzeri olayların demokratik açılımı sabote ettiğini ifade eden Ozan Ceyhun, ülkede Kürtlerin yanında şehit ailelerinin de bulunduğunun unutulmaması gerektiğine işaret etti.

MHP'nin hükümetin bu çalışmalarına karşı çıkmasını 'anlayabildiğini' fakat CHP'nin tavrını 'anlama' şansının bulunmadığını açıklayan Ceyhun, "Çünkü CHP Sosyalist Enternasyonal üyesi bir parti ise şu ana kadar demokratik açılım politikalarında öncülüğü elinde tutması gerekirdi. Belki AK Parti hükümetini hiç şans vermemesi lazımdı." ifadesini kullandı.

AB, TÜRKİYE'YE ÇİFTE STANDART UYGULUYOR

"Türkiye'nin son zamanlarda yüzünü batıdan ziyade doğuya çevirdiği" yönündeki eleştirilere ise Ceyhun, bunun ana sorumlularının Avrupa Birliği'ne üye ülkelerin olduğunu vurguladı.

AB'nin bugüne kadar Türkiye ve KKTC'ye verdiği sözleri tutmadığını ve çifte standart uyguladığının altını çizen Ceyhun, Avrupa'daki devlet adamlarının büyük sorumluluk altında olduğunu belirtti. AB'ye girme konusunda Türkiye'nin son yıllarda elinden geleni yaptığını hatırlatan Ceyhun, idam cezasının kaldırıldığını ve yasalarda ciddi değişikliklerin yapıldığını dile getirdi.

Ceyhun, şunları kaydetti: "Belki uygulamada sorunlar yaşanmış olabilir. Ama Türkiye en azında AB yolunda samimi olduğunu meclisinde aldığı kararlarla gösterdi. 12 Eylül'ü yaşamış birisi olarak artık bu ülkede işkenceler, yargısız infazlar ana sorunlar olmaktan çıktı diyorum. Polisin karakoldaki dövme olayları gündeme geliyor. Benzeri hadiseler AB'de de oluyor. Bu açıdan bakıldığında Türkiye de çok olumlu gelişmeler var. Buna rağmen AB'nin Türkiye'ye yönelik engellemelerinin devam etmiş olması, verdiği sözleri tutmaması Türk insanını ve sorumluluk taşıyanları doğuya itmiş olabilir. Ama bu işin sorumluları Brüksel de ve AB başkentlerinde oturuyor."

Ceyhun, Türk askerlerinin Afganistan'ın beli bölgelerinde yer almış olmasından da büyük gurur duyduğunu dile getirdi. NATO ülkesi Türkiye'nin büyük bir ülke olduğunu anlatan Ceyhun, "Türkiye üzerine düşen görevleri yerine getiriyor. Korsanlara karşı mücadele veriyor. Tüm sorunların rağmen büyük bir ülke olarak geldiği noktada dünyada bu tip görevlere soyunmak zorundadır. Bu talebi yanlış bulmuyorum. Ama buna Türkiye karar verecek." şeklinde konuştu. (CİHAN)

YORUMLAR
YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir