Açılışa; Ağrı Valisi Mehmet Çetin, Estonya Ankara Büyükelçisi Avivo Oran, Estonya Tartu Üniversitesi Rektörü Alar Karis, Estonyalı Profesör Erkı Tammiksaar'ın yanısıra, kurum amirleri ve Türkiye'nin çeşitli bölgelerinden katılan dağcılarla yapıldı. Açılıştaki Ağrı Dağı figürlü yapıt 3 yıl boyunca İshak Paşa Sarayı'nda sergilenecek .
Tarih kitaplarında, ilk dağcı olarak ve Ağrı Dağı'nda ilk zirve yapan dağcı olarak bilinen Estonyalı dağcı Profesör Wilhelm Parrot'un Ağrı Dağı'na tırmanması Doğubayazıt İshakpaşa Sarayı'nda anıldı. Bu vesileyle programa, adına bir tırmanış düzenlenen Wilhelm Parrot anısınına Estonya'da 60'a yakın dagcı ve Türkiye'den de 15 dağcı katıldı. Yarın sabah 08.30'da hareket edecek olan dagcıların tırmanışı 5 gün sürmesi bekleniyor
Bugün tarihi İshakpaşa Sarayı'nda Wilhelm Parrot anısına bir program düzenlendi. Burada bir konuşma yapan Estonya Tartu Üniversitesi Rektörü Alar Karis, öncelikle burada, bu tarihi mekanda bulunmaktan çok mutlu olduğunu ifade ederek, "Bundan 180 yıl önce Ağrı Dağı'na tırmanarak ilk dağcı ünvanını alan Wilhelm Parrot anısını yaşattığımız için çok mutluyum. Bunda emeği geçen herkese teşekkür ederim. Sayın Parrot o dönem üşenmeden dağa 5 kez üst üste tırmanış gerçekleştirmek için çıkış yapmış ve 4. ve 5. tırmanışında başarılı olmuş bunun yanı sıra sayın Parrot, o döneme ait ölçüm aletiyle de hiç üşenmeden ölçüm yaparak dağın 5 bin 137 metre oldugunu belirlemiş." dedi.
Estonya Ankara Büyükelçisi Avivo Oran da bundan 180 sene önce, 9 Ekim 1829'da, Ağrı Dağı'na tırmanan ilk dağcı olan Estonyalı Johann Jakob Friedrich Wilhelm Parrot'un, Nuh Tufanı ile bağlantısı olduğunu düşündüğü için Ağrı Dağı'na tırmandığını ifade etti. Estonya dağcılığının başlangıç tarihi olduğu kabul edilen bu tırmanışın, yüksekliği ancak 20'nci yüzyılda Everest Dağı'na (8 bin 850 m) çıkılmasıyla geçilebildiğini ifade eden Oran, "Biz geçen yıl buraya geldik, sarayı gezdik, Ağrı Dağı'nı gördük, çok etkilendik, Sayın Ağrı Valisi ve değerli Doğubayazıt Kaymakamıyla birlikte biz sayın Parrot'un 180 yıl önceki anısına bir etkinlik düzenlemeye karar verdik. Sağolsun sayın valimizin desteğiyle birlikte bu yıl bir tırmanış gerçekleştiriyoruz. Estonyalılar, sadece Türkiye'deki işlerini Ankara ve İstanbul'da hal ediyorlar. Bir buçuk milyon nüfusu olan Estonya'da Türkiye'yi görmeyen çok az insan var ama biz istiyoruz ki Estonyalılar sadece Türkiye'nin Ankarası ve istanbul'un dışında bir de Doğusunu da görmesini sağlamak için ilk adım olan Ağrı Dağı'nda başlatmış bulunmaktayız. Ümidimiz odur ki turizm için önümüzdeki yıldan itibaren Estonyalıları buraya getirtmek ve iki ülke arasındaki kardeşlik bağını genişletmektir." diye konuştu.
Ağrı Valisi Mehmet Çetin ise konuşmasında, programda bulunan konuklara 'değerli dostlar' diye hitap ederek, tarihe geçen ilk dağcı, 5 bin metreyi aşan ilk tırmanışçı ve Estonyalı bir bilim adamı olan Parrot'u, 180 yıl sonra anmak istediğini belirtti. Vali Çetin, şöyle dedi:
"Bu vesileyle bizlere, tırmanışla ilgili çok değerli bilgiler verdiler. Bu vesileyle tekrar sayın Parrot'u anarken, bizleri bilgilendiren sayın eliçiyi, sayın profesör ve sayın rektöre teşekür ederim. Hepimiz çok iyi biliyoruz ki dünayadaki bütün ülkelerin, bütün miletlerin kendilerine has gelenek ve görenekleri, kendilerine has doğal güzellikleri vardır. Biz de sayın Estonya Büyükelçisini ve Estonyalılarla birlikte ağırlamkatan gurur ve onur duyuyoruz. Bu yıl içerisinde ve önümüzdeki yıllar içerisinde sayın Parrot anısına yapılacak 180. yıl tırmanışından sonra Estonyalı turistleri de ülkemizde ve bölgemizde ağırlamaktan mutluluk duyacağımızı belirtmek istiyorum."
Estonyalı Profesör Erki Tammiksaar ise Wilhelm Parrot'un, Estonya'nın güney bölgesinde bulunan ve bugün bile 'öğrenci kenti' olarak bilinen Tartu Üniversitesi'nde rektör ve profosör olduğunu hatırlattı. Prof. Tammiksaar, şunları ifade etti:
"Semavi dinlere ait kutsal kitaplardan önce de Nuh Tufanı, Sümerler tarafından da benzer bir efsane ile anılırdı. Gılgamış Destanı'nın son bölümlerinde de anılıyor. Gemi tamamlandığında tufan başlar ve tufan tam 6 gün sürer. Sonra bu gemi Eratta Dağı'na (Tevrat'ta Ararat olarak bilinen Ağrı Dağı) yanaşır. Sümerler her haftanın 6'ncı gününde tufanı anarlardı. Bugün, Sümerce'de 'altıncı gün' anlamına bu 'Subatti' olarak isimlendirmişti. Yahudiler'de Cumartesi için anılan 'Şabbat' gününün de bu gelenekle bağlantısı olabilir."
(CİHAN)