21 Nisan 2026
Altın 6934.66
BIST 12433.5
Dolar 44.8839
Euro 52.8993
Sterlin 60.5127
Ankara 4°C

Faili Meçhul Soruşturması

Faili Meçhul Soruşturması
Eski Özel Harekât Polisi Ayhan Çarkın'ın 1990’lı yıllarda Ankara’da işlenen faili meçhul cinayetle ilgili verdiği isimler arasında adları yer alan Sultangazi eski Emniyet Müdürü ile bir kişinin daha teslim olmadıkları ortaya çıktı!

Eski Özel Harekât Polisi Ayhan Çarkın'ın  1990’lı yıllarda Ankara’da işlenen faili meçhul cinayetle ilgili verdiği isimler arasında adları yer alan Sultangazi eski Emniyet Müdürü Yusuf Yüksel ve Susurluk hükümlüsü Ziya Bandırmalıoğlu’nun hâlâ teslim olmadıkları öğrenildi. Ayhan Çarkın, savcılık ve mahkemeye verdiği ifadelerinde bir dizi ismin faili meçhul cinayetlerle olan ilgisini ayrıntılı bir biçimde açıklamıştı. Çarkın’ın ifadeleri sonrası savcılık soruşturmayı genişletti ve başka isimlerin gözaltına alınması talimatı verdi. Söz konusu isimler arasında o dönem İlçe Emniyet Müdürü olarak görev yapan 'Miroğlu' lakaplı Yusuf Yüksel ve  Ziya Bandırmalıoğlu da bulunuyordu. Her iki ismin Ağustos ayından bu yana firari konumda oldukları öğrenildi. Rotahaber’in konuya yakın kaynaklarından aldığı bilgiye göre her iki isim hakkında da yakalama kararı bulunuyor.

Çarkın, Emniyet’te “Miroğlu” lakabıyla anılan Yusuf Yüksel’i, 1994’de Ankara Gölbaşı’nda ölü olarak bulunan Avukat Yusuf Ekici’yi bürosunun önünden kaçırmakla suçlamıştı. Ekinci’nin, Yusuf Yüksel’in kullandığı araçla gündüz kaçırıldığını ileri süren Çarkın, cinayeti soruşturma kapsamında tutuklu bulunan Ayhan Akça’nın işlediğini öne sürmüştü. Bu itirafların ardından eski Özel Harekâtçı emekli polis memurları Ercan Ersoy, Ayhan Özkan, Ayhan Akça, Seyfettin Lap, Uğur Şahin, Enver Ulu ve emekli emniyet müdürü Ahmet Demirer tutuklanmıştı.

Miroğlu sırra kadem bastı 

 

Soruşturmayı yürütün savcı tarafından ifadeye çağrılan emekli Özel Harekâtçılar tek tek tutuklanınca, Yüksel avukatı aracılığıyla emekliliğini isteyerek sırra kadem bastı. Üç ayı aşkın bir süredir Ziya Bandırmalıoğlu ile birlikte kayıp olan Yusuf Yüksel için savcılığın arama kararı bulunuyor. Yusuf Yüksel’in, TBMM İnsan Hakları Komisyonu’nun “Beyoğlu’nda işkence raporu”na konu olan emniyet müdürü olduğu ortaya çıkmıştı. Komisyon, raporun ardından Yüksel’i İçişleri Bakanlığı’na şikâyet etmişti.

Gazeteci dövdürmüştü

Yüksel’in Beyoğlu emniyet müdürü olduğu dönemde iki gazeteci polis merkezinde dövülmüştü. Gazeteci Servet Alçınkaya kimlik soran polislerden polis kimliklerini göstermesini istediği için karakola götürülerek dövülmüştü. Gazeteci Hilmi Hacaloğlu da dövülmüştü.

1991 yılında özel harekât polisi olarak mesleğe başlayan Yüksel, 2000’e kadar bu görevini sürdürdü. Başta Tunceli olmak üzere birçok doğu ilinde görev yaptı. Tunceli’den sonra İstanbul’a atanan Yüksel, en son Beyoğlu İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde görevliydi. Hüseyin Çapkın’ın İstanbul Emniyet Müdürü olmasıyla birlikte, 42 yaşındaki Yüksel yeni ilçelerden Sultangazi’ye müdür olarak atandı.

Bandırmalıoğlu’nun ikinci firarı! 

Ayhan Çarkın’ın ifadeleri doğrultusunda hakkında yakalama kararı çıkartılan bir diğer eski Özel Harekatçı Ziya Bandırmalıoğlu da firari bir diğer isim. Çarkın’ın cinayetlerle ilgili itiraflarında adında sıklıkla bahsedilen Bandırmalıoğlu’nun bulunması için de çalışmaların sürdüğü öğrenildi. Bandırmalıoğlu’nun adı Ayhan Akça ile birlikte Tarık Ümit’in kaçırılması olayına karımıştı. 8 Ekim 1997’de silah kaçakçılığı ile ilgili olarak yargılandığı bir davadan beraat eden Bandırmalıoğlu, 14 Ocak 1997’de Susurluk davası kapsamında tutuklanacağını anlayınca DGM binasıdan kaçmıştı. Daha sonra yakalanan Bandırmalıoğlu yargılama sonunda 4 yıl ceza aldı. 194 gün cezaevinde kaldıktan sonra serbest bırakıldı. Ancak daha sonra çeşitli suçlara daha karıştı. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 17 sanıkla birlikte “Suç işlemek amacıyla örgüt kurdukları ve örgüte üye oldukları” iddiasıyla yeniden yargılandı. Bui saçlardan da 7 yıl 6 ay 15 gün hapis cezası aldı ancak 2009’da tahliye edildi.

O cinayetleri tek tek anlatmıştı

Ayhan Çarkın’ın, Ankara’daki faili meçhul cinayetlere ilişkin itirafları şöyleydi:

Altındağ Nüfus Müdürü Mecit Baskın: Ayhan Akça, Ziya Bandırmalıoğlu, Seyfettin Lap ve Ahmet Sakarya’nın bulunduğu araçla emniyete götürüldü. Daha sonra Gölbaşı’nda öldürüldü. Olay yerinde Ayhan Akça, Ziya Bandırmalıoğlu, Seyfettin Lap, Ayhan Özkan, Ahmet Sakarya vardı.

Avukat Yusuf Ekinci: “Yusuf Yüksel isimli komiserin kullandığı arabayla bürosunun önünden alındı. Ayhan Akça, Ziya Bandırmalıoğlu, Enver Ulu, Ahmet Sakarya, Ayhan Özkan, Şahin ve Sait (evinde ölü bulunan Sait Yıldırım) vardı. Akça tarafından öldürüldü.” Ekinci 1994’te öldürülmüş cesedi Ankara Gölbaşı’nda bulunmuştu.

DEP Ankara İl Başkanı Faik Candan: Bürosundan alındıktan sonra Oğuz (Yorulmaz), ben ve Ercan Ersoy (Çarkın itirafları sonrasında tutuklanmıştı) bizim kullandığımız arabayla gittik. Biz avukatın bulunduğu aracı takiben peş peşe 4 veya 5 araçla gittik. Gölbaşı’ndan sonra biz araçla devam ettik. Konya yolunda sol tarafta, açık arazide Ahmet Sakarya’nın öldürdüğünü kendi beyanıyla duydum.”

Dosyalar tek savcılıkta birleşti

Bu arada faili meçhul cinayetlerin İstanbul ayağında yürütülen soruşturma kapsamında yer alan dosyaların da Ankara’ya gönderildiği öğrenildi. ‘Bolu-Sapanca-Hendek üçgeni’nde öldürülen Kürt işadamlarının dosyalarını Savcı Hakan Karaali incelemeye almıştı. Savcı Karaali’nin öldürülen işadamları Hacı Karay, Savaş Buldan, Fevzi Aslan, Behçet Cantürk cinayeti ile ilgili soruşturma dosyasını da Ankara’ya gönderdiği ifade edildi.

ROTAHABER / ÖZEL/ DİNÇER GÖKÇE

YORUMLAR
YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir