Prof. Dr. Özlü, düzenlediği basın toplantısında, Çarşıbaşı ilçesinde çalıştığı un fabrikasında elini makineye kaptırması sonucu 2 parmağı kopan Hasan Arslan (35) ile Of ilçesinde ağ toplarken halatın eline sarılması sonucu 4 parmağı kopan Dursun Ayaz'ın (65) aynı gün hastanenin acil servisine başvurduğunu belirtti.
Doktorların iki vakaya da gerekli müdahaleleri yaptığı anlatan Özlü, Hasan Arslan'ın parmaklarının birinde tamamen soyulma, diğerinde ise ezik ve ikinci, üçüncü derece travmalar olduğu için replantasyon (kopan organların tekrar yerine dikilmesi) için uygun olmadığını karar verildiğini kaydetti.
Özlü, bunun üzerine hastada güdük tedavisi önerildiği, ancak bunu kabul etmediği ve kendi isteği ile İstanbul'a gitmek istemesi üzerine hastaneden çıkışının yapıldığını ifade etti.
Özlü, Dursun Ayaz'ın da yaşın ileri olması, hipertansiyonun bulanması ile kesinin ezilmeyle beraber ve uçtan olması dolayısıyla replantasyon düşünülmediği ve hastanın da kabul etmesi üzerene güdük onarımı yapılarak gerekli tedavisinin ardından taburcu edildiğine dile getirdi.
Parmakların karıştırılmasının hata olduğunu kabul eden Özlü, "Burada bir dikkatsizlik ve özen eksikliği var. Bununla ilgili soruşturma rektörlüğümüzce başlatılmıştır. Bir hata varsa, yapan kişiler de bunun bedelini ödeyecektir. Eğer işletmeci olarak, hastane işletmeciği açısından bizim de bir kusurumuz varsa onun da bedelini bizler ödeyeceğiz." dedi.
Hedefleri sıfır hata olsa da insan unsurunun olduğu yerde hatanın da olabildiğine değinen Özlü, "Hep insan üzerinde çalışıyorsunuz ve yaptığınız hatanın geri dönüşü çok zor. O nedenle her zaman teyakkuz halindeyiz. Ama takdir edersiniz ki hekimlik 24 saat yapılan bir işlemdir. Bu koşturmaca içerisinde bazen istemediğiniz halde hatalar olabilmektedir. Sıfır hata bizim hedefimiz ama bu çok gerçekçi değil. Çünkü insan unsurunun olduğu her yerde istenmese de bazı hatalar olabiliyor. Bu hatadan gerekli dersi çıkaracağız ve bundan sonrası için daha iyi planlamalar yapacağız." ifadelerini kullandı.
Farabi Hastanesi'nin Trabzon'un yanı sıra bölgeye hitap ettiğini ve tüm acil vakaların kendilerine geldiğine işaret eden Özlü, günde bin 500 hastaya hizmet verdiklerine değindi.
Olay vesilesiyle kurumun hak etmediği bir şekilde lanse edildiğini savunan Özlü, şöyle devam etti: "Hatta bazı medya kurumlarında bu konu alay konusu haline getirildi, aşağılama malzemesi olarak kullanıldı ve bölgesel ayrımcılık anlamına gelen ifadeler kullanıldı. Konunun bu şekilde değerlendirilmesinin de çok yakışıksız olduğunu düşünüyorum."
Haberlerde itiraz ettikleri bir noktanın bulunduğunu kaydeden Özlü, "Bu replantasyonun başarısının gecikmeden dolayı olumsuz olarak etkilenebileceği varsayımıdır. Bu bilimsel olarak doğru değildir. Çünkü buradaki gecikme yaklaşık 2,5 saatlik bir gecikmedir. Uygun koşullarda bu örnek saklandığı zaman 20 saate kadar replantasyon başarıyla yapılabilir. Hatta bunun çok üzerinde başarılı replantasyon örnekleri de vardır." ifadelerini kullandı.
Özlü, Acil Servis'teki doktorların replantasyonu uygun görmezken İstanbul'daki doktorların bu yönde karar almasını nasıl değerlendirdiklerinin sorulması üzerine şunları söyledi: "Bu tıbbi bir karardır, hekimin kararıdır. Uzman hekimin yorumuna dayalı bir karardır. Bu kararla ilgili ne ben ne de bir başkası kararı veren hekimi yargılama noktasında olamayız. Bu kararın değerlendirilmesiyle ilgili eğer bir hata olduğu düşünülüyorsa yargıya gidilir ve bilirkişi tayin edilir. Bilirkişinin incelemesinde de bir hata bulunursa kararı veren kişilerle ilgili işlem yapılır. Biz hekimin tıbbi yetki içerisinde verdiği kararı kabullenmek durumundayız."
(CİHAN)