Kimliği belirsiz bir subay tarafından Ergenekon soruşturmasını yürüten savcıların yanı sıra Cumhurbaşkanı, Başbakan, Adalet Bakanı ve muhalefet liderlerine gönderilen üçüncü ihbar mektubunda, Alevilere yönelik fişlemeler dikkat çekti. Özellikle Çorum'daki Alevi köylerinin tek tek fişlendiği ve cem evi ile dedelerin durumu hakkındaki ifadeler büyük yankı uyandırdı.
Çorum Alevi Kültür Merkezi Derneği Başkanı Nurettin Aksoy, Ergenekon soruşturmasını yürüten savcılara gönderilen belgelerde Çorum'daki birçok Alevi yurttaşın fişlenmiş olmasından rahatsızlık duyduklarını açıkladı. Bazı şehirler ve özellikle Çorum'daki ilçe ve köylerde yaşayan Aleviler ile cem evleriyle ilgili kapsamlı bir çalışma yapıldığını anlatan Aksoy, insanları fişlemenin ve sınıflara ayırmanın demokrasiye ters olduğunu ve fişlemeyi kınadığını kaydetti.
Böyle bir fişlemenin gerçek olup olmadığının araştırılması ve gereğinin yapılması gerektiğini dile getiren Aksoy, fişlemenin sorumlularının gün yüzüne çıkarılıp yargılanmaları gerektiğini vurguladı. Aksoy, fişlemenin gerçek çıkmaması durumunda ise bunu ortaya atanların aynı şekilde yargılanması gerektiğinin altını çizdi.
Alevilerin birleşmesinden rahatsızlık duyanların olduğunu anlatan Aksoy, "Biz yıllarca Sünni kardeşlerimizle bir arada yaşadık ve yüzyıllarca bir arada olmayı başardık. Ancak kardeşliğimizi bozmak için 1980 yılındaki olaylarda bizi birbirimize düşürdüler. Biz hiç ayrımdan yana olmadık. Bizim birleşmemizden hatta varlığımızdan rahatsızlık duyanlar var. Ben ilk fişlemeyle, askerden geldikten sonra karşılaştım. Polislik sınavlarında karşıma çıkmıştı. Sonra bize silineceği söylendi ama hala karşımıza çıkıyor. Bugün de böyle bir durumla karşılaştık. Gerçekten çok rahatsız edici bir durum. Bunu yapanları kınıyorum." dedi.
Fişlemeyi yapanlar hakkında hukukun gerekeni yapması gerektiğini dile getiren Aksoy, şunları söyledi: "Ortada fişlenilmiş binlerce insan var. Hukuk, bunun gereğini yapmalı. Biz fişlemeye, insanları ayırt etmeye karşıyız. Bu tür fişlemelerin kimseye bir faydası olmaz.''
"FİŞLEYENLER CEM EVLERİNİ KENDİ LEHLERİNE KULLANMAK İSTEMİŞ OLABİLİR"
Ehli Beyt Vakfı Basın Sözcüsü Avukat Teoman Şahin ise siyasal sistem ne olursa olsun ulusal ya da uluslararası egemenlik çatışmalarında istihbarat bilgileri toplamanın ve fişlemelerin olağan olduğunu, ancak ne maksatla kullanılmak istendiğinin üzerinde durulması gerektiğini kaydetti.
Aleviler üzerinde inanılmaz oyunlar oynandığını açıklayan Şahin, "Hazreti Ali'nin yolunda, 12 imamların yolunda ibadethanenin diyanetten bağımsız camiler olduğunu, Alevilikte cem evi diye bir ibadethane olmadığını söylüyor ve cem evlerinin içindeki unsurlarda kökleştiğinde onlarca yıl sonra Müslümanlar arasında sıkıntılara neden olacağını, din ile kültürün birbirine karıştırılmaması gerektiğini de hep belirttik. Ama ne yazık ki bu önemli noktalar birçok kaygıdan, korkudan ve değişik hesaplardan dolayı fark edilmedi. Fişlemeyi yapanlar da cem evlerinin bu özelliklerini bildikleri için cem evlerinin bu yönünü kendi lehlerine bir avantaj olarak görüp ileride kullanmak istemiş olabilirler diye düşünüyorum." diye konuştu.
(CİHAN)