Fransa'da 1952 yılında toplumun yüzde 81'i Katolik inancına bağlı iken 2009 yılında bu oran yüzde 64'e inmiş bulunuyor. 131 bin kişi üzerinde yapılan anketin sonuçlarına göre 1952'de pazar ayinlerine katılanların sayısı yüzde 27 iken bugün bu oran yüzde 4,5'e geriledi. İkinci Dünya Savaşı sonrasındaki yıllarda her beş Fransız'dan dördünün Katolik olduğu bilinirken özellikle 1970'li yılların ortalarından itibaren dinî inancın gerilediği görülüyor.
Fransızların büyük sempati duyduğu 2. John Paul'un 1978 yılında papalığa geçmesine rağmen Katolik inancına olan bağlılık azalmaya devam etti. Bugün her beş Fransız'dan üçü Katolik olduğunu beyan ediyor. Hiçbir dine inanmayanların oranı ise yüzde 21'den yüzde 28'e yükselmiş durumda. Fransız toplumunda Katoliklerin sayısı azalırken Protestanların oranında ise yükselme görülüyor. IFOP'un verilerine göre 1987 yılında yüzde 1 oranında olan Protestan sayısı bugün yüzde 3'e çıkmış durumda.
Fransızların dine bakışını değerlendiren Strasbourg Başpiskoposluğu Genel Sekreteri Bernard Xibaut, günümüz dünyasında maddi beklentilerin herşeyin önüne geçtiğini vurguladı. Xibaut, "Farklı etkenler olabilir ama esas sorun dünyevileşmedir. Bugünkü toplumda insanlar dinî yaşamdan ve hatta dinî değerlerden kopuyor. Tamamıyla maddi yaşama yatırım yapıyor. Meslekleri, evleri, tatilleri ve eğlenceleri herşeyden önce gelirken manevi dünya en sona bırakılıyor. Yalnızca maddi başarılara yönelen insanlar bir yerden sonra Tanrı'nın önemi olmadığını düşünüyor." şeklinde konuştu.
Xibaut, tarih boyunca Katolik kilisesinin benzer durumlarla karşılaştığını belirtirken, "Geçmişte insanlara dini inancınız nedir diye sorulmuyordu ancak bilinen o ki dinî ibadetlerin yerine getirilmesi inişli çıkışlı olmuştur. Britanya bölgesinde örneğin 17. ve 18. yüzyıllarda papazlar büyük toplantılar düzenliyor ve insanların ibadete olan ilgisini nasıl arttırabileceklerini tartışıyorlardı. Dönem dönem böyle iniş çıkışlar olmuştur. Doğrusu bugün de düşük bir seviyedeyiz." ifadelerini kullandı.
Bu durum karşısında Kilise'nin önceliği hali hazırdaki cemaatine verdiğini belirten Strasbourg Başpiskoposluğu Genel Sekreteri, inançlarına bağlı insanların bilincini daha da arttırmaya çalıştıklarını söyledi. Xibaut, "Geçmişte her yerleşim yerinde pazar ayinleri, çalan çanlar ve görev yapan papazlar insanları toplumsal olarak dine yönlendiriyordu. Bugün kiliseye gelen insanlar tamamen kendi irade ve arzularıyla bunu yapıyor. Vaftiz törenlerinin ve kilisede kıyılan dinî nikâhların sayısı azalıyor. Ancak kiliseye gelenler ne aile ne de toplumun baskısı olmadan kendi istekleriyle tercih ediyorlar." değerlendirmesinde bulundu.
(CİHAN)
