Büyükşehir Belediyesi'nde yapılan toplantıya Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Asım Güzelbey, Genel Sekreter Yardımcısı İbrahim Evrim, Gaski Genel Müdürü Fahreddin Uslusoy, İl Çevre Müdürü Mesut Niziplioğlu, TÜİK Bölge Müdürü Dr. Ahmet Tan, İl Tarım Müdürü İbrahim Yılmaz, Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanı Şafak Tercan Hengirmen, Fransız Kalkınma Ajansı (AFD) yetkilileri adına ICE Firmasından Jose Lopez, Lale Capalov katıldı.
Genel Sekreter Yardımcısı İbrahim Evrim konuşmasında, Türkiye'nin Kyoto Protokolü'nü onaylama girişimi, iklim değişikliği sorununda çözümün bir parçası olmaya yönelik kararlılığın önemli bir göstergesi olduğunu söyledi. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi olarak bu çözüme ortak olmak için çalışmalara başladıklarını açıkladı. Evrim, "Bu çerçevede, iklim değişikliği alanındaki yeni projemiz olan Gaziantep İklim Eylem Planı projesini lanse etmekten büyük memnuniyet duymaktayım. Projenin çıktıları ise, süregelen Kopenhag müzakerelerine, Türkiye'nin ve Gaziantep'in proaktif bir yaklaşımla katılım sağlamasını kolaylaştıracaktır." diye konuştu.
Dünyanın yakın geleceğinin karşı karşıya kaldığı en önemli sorunun küresel iklim değişikliği olduğunu belirten Jose Lopez, 1850'den bu yana dünyada ısı ölçümleri yapıldığını, son 150 yıl içerisinde en sıcak 12 yılın 1996'dan sonrasına denk geldiğini söyledi. Lopez, "Isı artışı ile birlikte kar ve buz miktarında azalma olmaktadır. İklim değişikliğinin ve küresel ısınmanın en büyük sebebi sera gazlarındaki salınımdaki artıştır. Eski buzullardan alınan karbon örnekleri son 200 yılda sanayi ve teknolojinin kullanılması ile birlikte karbondioksit salınımında müthiş bir artış olmuştur. Karbondioksit salınımında enerji yüzde 25, ulaştırma yüzde 13, tarım yüzde 13,5, ısıtma yüzde 8, sanayi yüzde 20 çöpler-atıksu işlenmesi sırasında yüzde 3 ve ormanların kesilmesi yüzde 5 oranında etkili olmaktadır." bilgilerini aktardı. Jose Lopez, Türkiye'de ilk defa Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından bu konuda bir şey yapılmak istenmesinin hem bir vizyon oluşturduğunu hem de diğer belediyelere karşı önder ve örnek konumda yer almasını sağladığını vurguladı.
ICE firması yetkilisi Lale Capalov, 'Küresel sorunlar ve küresel çözümler' başlığı altında yaptığı konuşmasında, şunları dile getirdi: "Dünyanın geleceğini tehdit eden bu çok yönlü konu için bir takım oluşturmak lazım. Hem karbonu azaltmak hem de oluşan karbonu ayrıştırmak için ciddi bütçeler harcanmaktadır. Karbon salınımını azaltırken bu maliyetleri azaltmak hedef olmalıdır. İklim değişikliği kendini en çok kuraklık ve sel olarak gösterdi. İklimle mücadelede gelişmekte olan ülkelere destek verilmesi gerekiyor."
Lale Capalov, AB'nin sera gazlarının alınımını 2012 yılına kadar yüzde 21 oranında azaltma taahhüdü olduğunu hatırlatarak, "Türkiye AB'ye girmek istiyorsa bu hususa dikkat etmeli, sera gazlarının alınımının azaltılması konusunda çalışmalar yapmalıdır. Oysa Türkiye ne gelişmiş ne de gelişmekte olan bir ülke statüsünde, özel bir statüde yer alıyor. Bu yüzden de şu an için bir azaltım taahhütünde bulunamıyor."
İklim değişikliği ile mücadeleyi sadece sera gazı azaltımı olarak görmemek gerektiğini vurgulayan Capalov, "Konutlarda ısınmadaki uygulama yanlışlarının önlenmesi, sanayide enerji maliyetlerinin azaltılması tasarrufu sağlayacağı gibi rekabet gücünü artırıcı unsurlar olarak gerçekleşecektir. Hava kirliliğinin azalması bir kente gelişme, güzellik ve artı değer katacaktır." şeklinde görüşlerini belirtti.

