Mağdur olduklarını anlatan Gazi Saman, savcıya kendisinde bulunan belgeleri verdiğini ancak savcının belgeleri kabul etmediğini ifade etti. Saman, "Şu ana kadar gündemden düşmeyen bir imaj var, Japon annenin mağdur bir olduğu durum. Biz Türk toplumu olarak ne kadar misafirperver ve yabancılara saygılı olduğumuzu, buradaki operasyonla gösterdik. Bizim de bu geline kötü davranmadığımızı Türk halkı kalpten inanmıştır." diye konuştu.
Savcının, Japon Dışişleri Bakanlığı'nın baskısıyla çocukların yurt dışına kaçırılmasına müsaade ettiğini iddia eden Saman, "Şu an annesinin çocukları yasal yollarla yurt dışına çıkartmak istediğine ben katılmıyorum. Elimde düzenledikleri asılsız bir belge var. Bu belgede kaçırdıktan 3-4 saat sonra mahkemeye gidecekleri her şeyiyle belli. Bu sahte evrakta, boşanma gerçekleştirip çocukların velayetini üzerine aldığına dair bilgiler var. Belge, 15 Ekim 2009 günü düzenlenmiş. Operasyonun düzenlendiği tarihten bir gün önce. Bu bir tesadüf değil." ifadelerini kullandı.
"HAKKIMI ARAYACAĞIM"
Hakkını arayacağını belirten Gazi Saman, şöyle konuştu; "O anne çocukları karga tulumba bu şekilde götüremeyecek. Yalnız savcı sunduğumuz evrakı bile kabul etmedi. Bir savcının kendisine sunulan bir evrakı almamasını bir suç olarak kabul ediyorum. Uluslar arası sözleşmemiz olmayan bir devletin kanununu kabul etmiş bulunuyoruz. Çocukların bizde kalması söz konusu değildi. Çocuklar, 'yed-i emine teslim edilsin' dedim. Özellikle karşı tarafın avukatı çocukların biran önce evden alınmasını istiyordu. Düzenlenen evrakın gün yüzüne çıkacağını biliyordu. Operasyondan bir gün sonra uçak olmadığını biliyordum. Ben geldikten sonra 'görüşelim' dememe rağmen, 'biz yurt dışına biran önce çıkaracağız' dediler. Yangından mal kaçırır gibi itfaiye aracıyla çocuk kaçırdılar. Bu insan haklarına da, çocuk haklarına da aykırıdır. Buradaki operasyon normal bir operasyon değildi."
Savcı hakkında verdiği karardan dolayı suç duyurusunda bulunacağını anlatan Saman, "Sunulan belgeyi almadı. Mahkemenin kararını buraya getireceğim. Sunulan belgeyi alması gerekiyordu. Mağdur olduk, ailemin çocukları vermelerini bekleyemeyiz. Bunu kimse kabul etmez. 3-4 ay burada kaldı. Kendisine nasıl davranıldığını herkes açıkça gördü. Burada çocuklara ve bana baskı uygulanıyor demiş. Burada nasıl davranıldığını herkes gördü." diye konuştu. (CİHAN)

