Gazze'ye Özgürlük Konvoyu (Viva Palestina) Suriye'nin başkenti Şam'da etkinliklerine devam ediyor. Suriye halkı, konvoya büyük bir ilgi gösteriyor. Konvoyda yer alan farklı milletlerden kişilerin her birinin ise ilginç bir hikayesi bulunuyor. Konvoya katılanların çok azı aslen Filistinli. Diğerleri "kalbinde Filistin olan herkes Filistinlidir" diyor.
Şakir Yıldırım (40) geçtiğimiz yıl Bristol'dan tek başına aldığı ambulansı kara yoluyla Gazze'ye ulaştırmayı başarmış. Şimdi de konvoyla birlikte bir TIR'ı Gazze'ye götürüyor. Yıldırım, Gazze'den döndükten sonra Bristol Gazze Link diye bir dernek kurmuş. Arkadaşlarıyla birlikte topladıkları paralarla bir TIR ve dört araba almış. Daha önce tek başına Gazze'ye girişini anlatınca "Niyet çok önemli. Buna artık eminim." diyor.
Filistinli Yusuf, Gazze'ye gitmek için Teksas'tan çıkmış yola. Orada topladığı paralarla Mısır'dan araba ve yardım malzemesi alıp doğduğu ülke Filistin'e götürecek. Çok küçük yaşta İsrail zulmü onu vatanından etmiş, önce Lübnan'a ardından da ABD'ye göç etmişler. Amerika'dan uçakla geldiği İstanbul'da konvoya dâhil olmuş. Yusuf duygularını şöyle anlatıyor: "Filistin'e gittiğimde akrabalarımla görüşeceğim. Ben onlardan ayrıyım ama bu yaşıma kadar onları, Filistin'i hiç aklımdan çıkarmadım. Onlarla büyüdüm ve ben bir Filistinliyim. Bence sizler de Filistinlisiniz. Orada doğmak gerekmiyor. Kalbinde Filistin'e yer açan herkes Filistinlidir."
Kudüslü Talal Abdulrashid ise İngiltere'den geliyor. Hikayesini ise, "Filistinliyim, El-Aksa'lıyım. Ambargoyu delmek için İngiltere'den yola çıktık. İnşallah Gazze'ye ulaşacağız. 1982de İsrail bizi yurdumuzdan çıkardı. Lübnan'dan İngiltere'ye geçtik. Akrabalarım Kudüs'te yaşıyor." diye anlatıyor.
Ambulansın kadın şoförü Lia Lewelyn, 55 yaşında İngiliz bir Yahudi. Londra'dan geliyor. Lia duygularını şöyle anlatıyor: "İsrail'in Filistin üzerindeki savaş politikasına karşı olan pek çok Yahudi var. Ben de onlardan biriyim. Gazze girip giremeyeceğimizi bilmiyorum. Ama gerek basın yoluyla gerek halk yoluyla Mısır ve İsrail üzerinde büyük bir baskı oluştuğunu düşünüyorum. Ben İsrail'in baskılarının dinle ilgili olduğunu söyleyemem. Burada tamamıyla sömürü mantığı var. Din olgusunun burada öne çıkarılmasından endişeliyim. Bizler 60 yıldır süren savaşı sona erdirmek yola çıktık. İnşallah başaracağız."
Sam Rez de Londra'dan konvoya katılmış bir başka isim. O da duygularını "Gazze'de ilk savaş çıktığı zaman oradaki vahşetten çok etkilendim. Üzüntümden hasta oldum. Psikolojim bozuldu. Sonra araştırmalara başladım ve konvoyu bu şekilde öğrendim. İlaç araştırmacısı, uzmanıyım. Ben Müslüman değilim ama bütün zulümlerin, savaşların İslam dünyasında yaşanması beni üzüyor." diye aktarıyor.
