Barselona'daki bir grup çevreci gencin küresel ısınmaya dikkat çekmek amacıyla başlattıkları eylemden etkilenerek iklim orucuna başladığını söyleyen Özesmi tam 6 gündür sadece su içiyor, yarım çay kaşığı tuz yiyor ve beyninin normal bir şekilde çalışmasını sağlamak için her gün bir adet B1 vitamini alıyor.
'İklim orucu' adını verdiği eyleme 18 Aralıkta zirveden çıkacak anlaşmanın imzalanmasıyla son vereceğini söyleyen Dr. Özesmi, şunları söyledi: "Ben, 14 gün sonra normal hayatıma daha da güçlü devam edeceğim. Ama Kopenhag'da adil, yüksek hedefli ve hukuken bağlayıcı bir anlaşma imzalanmadığı takdirde dünyadaki açlık ve sefalet artarak devam edecek."
"ZİRVEDEN UMUTLUYUM ÇÜNKÜ UMUT ETMEMEK DÜNYAYA HAKSIZLIK OLUR"
Tarihin en büyük zirvesi, gelişmekte olan ülkeler ile sanayileşmiş olanlar arasında zaman zaman sertleşen pazarlıklarla devam ediyor. Özellikle ev sahibi Danimarka'nın basına sızan iklim planından sonra pek çok kişi zirveden geniş kapsamlı ve adil bir anlaşmanın çıkacağına dair umutlarını kaybetti. Dr. Uygar Özesmi ise her şeye rağmen umutlu; çünkü umutsuz olmanın dünyaya haksızlık olduğuna inanıyor. "Umut etmezsem ve çözüme inanmazsam dünyanın yok oluşunu kabul ediyorum demektir." diyen Özesmi bu durumu asla kabul edemeyeceğini söylüyor. Ona göre çevre mücadelesi insanoğlu doğayla barışıncaya kadar, doğayla uyumlu bir birliktelik içinde yaşayıncaya kadar devam edecek.
"TÜRKİYE'NİN İKLİM PLANI KABUL EDİLEMEZ"
Türkiye'nin pek çok gelişmekte olan ülkenin takip ettiği ve örnek aldığı bir ülke olduğunu söyleyen Dr. Özesmi iklim zirvesi için hazırlanan strateji planının kabul edilemez olduğunu savundu. Özesmi, Türkiye'nin açıkladığı iklim planına şu sözlerle tepki gösterdi: "Bu raporda açık net bir indirim hedefi ve bir yol haritasının olmaması son derece şaşırtıcı. Bütün ülkeler örneğin güney Afrika 2020'ye kadar yüzde 34'lük bir indirim öngörüp bu hedefi açıklarken Türkiye'nin sadece enerji sektöründe yüzde 7'lik bir hedef koyması kabul edilemez. Kaldı ki Greenpeace'nin enerji devrimi senaryosunda enerji sektöründe yüzde 25'e kadar indirim yapılabileceği açık ve net bir şekilde görülmektedir." Dr. Özesmi Türkiye'nin iklim değişikliğiyle mücadele stratejisinde kömür ve doğalgaz gibi yakıtlara yer vermesinin de anlamsız olduğunu ifade etti.
Uygar Özesmi, Türkiye'nin şu anda yapması gereken şeyin başka hiçbir yeni kömürlü termik santral lisansı vermemek ve yeni santral açmamak olduğuna inanıyor. Özesmi'ye göre, kombine elektrik ısı santrali olmadıkça hiçbir yeni doğalgaz santrali de açılmamalı.
Amerika'nın ünlü Ohio State Üniversitesinde 'çevre bilimleri' master'ı, Minnesota Üniversitesinde koruma biyolojisi, kalkınma ve sosyal değişim doktorası yapan Uygar Özesmi Türkiye'nin bu şekilde devam etmesi durumunda Avrupa'nın sera gazı salımı yapan ülkesi olacağını söyledi. (CİHAN)
