Konuya ilişkin yazılı bir açıklama yapan Bozyel, Tokat Reşadiye'de 7 askerin şehit edilmesini 'tahrik edici' olarak niteledi. Olayı bugüne kadar yaşanan bir çok saldırı girişimlere eklenmiş son bir halkadır. Diyen Bozyel, "Bütün bu güçlerin birleştiği tek bir nokta var; Türkiye'de Kürt sorununu demokrasi içinde ve barışçıl bir biçimde çözme yönünde ortaya çıkan ortamı dinamitlemek, kendi bencil ve ırkçı emelleri için Türkiye'yi içinden çıkılmaz bir kaos ve karmaşa ortamına çekmektir. Tokat'ın Reşadiye ilçesinde 7 askerin öldürülmesi bu provokatif girişimlere eklenmiş son bir halkadır." diye konuştu.
İNANDIRICI DEĞİL
Bozyel, saldırının PKK tarafından üstlenmesinin trajik bir durum olduğunu ifade ederken, bu açıklamanın inandırıcı olmadığını öne sürdü. Olayın 33 erin şehit edildiği olaya benzeten Bozyel, şöyle konuştu: "Kürt halkının demokrasiye, sorunun demokratik ve barışçıl çözümüne en çok ihtiyaç duyduğu ve bunu bin bir emekle yakalama fırsatı bulduğu bir süreçte, Kürt halkı adına yola çıkan bir partinin, değişim karşıtı güçlerin başlattığı kaos ve istikrarsızlık kampanyalarıyla kurduğu paralellik düşündürücüdür. Bingöl'de yaşanan 33 askerin öldürülmesi olmak üzere yakın geçmişte çözüm fırsatlarına karşı tezgâhlanan kirli provokasyonlardan ders alınmadığı görülmektedir. 'Yerel birimlerin inisiyatifi' ile konunun açıklanmasının hiçbir ciddiyeti ve güvenirliği söz konusu değildir. Bir an önce bu tutumdan vazgeçilmelidir. Kürt sorununun çözümü yönünde yakalanan fırsatı dar ve grup çıkarları için heba etmenin vebali büyüktür. Bu ülkenin statükocu, militarist ve ırkçı kesimlerine diyeceğimiz bir şey yok. Onların tepkileri -ilkel ve insanlık dışı olsalar bile- anlaşılır bir durumdur."
"KÜRTLER TARİHİ SINAVLA KARŞI KARŞIYA"
Bozyel, saldırı ile asıl demokratik sürecin hedeflendiğini savundu. Bu tür olaylara en çok Kürtlerin karşı çıkması gerektiğini ifade eden Bozyel, Türkiye'de açılım başlığı altında yaşanan sürecin en çok Kürtlerin geleceğini etkilediğine şüphe yok. Bu sürecin doğru işlemesine ve ilerlemesine katkıda bulunmak, Türkiye'nin diğer demokrasi güçleriyle birlikte süreci sabote etme girişimlerine karşı çıkmak, en başta biz Kürtlerin görevidir. Bu çerçevede PKK de dâhil, herkes, hepimiz tarihi bir sınav ile yüz yüze, ulusal bir sorumluluk altındayız." şeklinde konuştu.
Bozyel, hükümetin büyük bir yük altında olduğunu kaydetti. Demokratik açılım konusunda geri adım atılmamasını aksi durumda 'kaos' çıkarmak isteyenlerin ekmeğine yağ süreceğine dikkat çekerek, "Öte yandan değişim ve çözüm sürecinin kesintisiz ve kararlılıkla yürütülmesi bakımından AK Parti hükümeti büyük bir yükümlülük altındadır. Irkçı kesimlerin şantajlarına boyun eğmeden, hükümet, sürecin silahlardan arındırılması ve Kürt sorununun hak eşitliği temelinde çözümü için, kapsamlı ve köklü adımlar atmakta tereddüt etmemelidir. Parti olarak, başlatılan açılım sürecinin içerdiği fırsatların farkındayız. Bu çerçevede, sürece karşı çıkmak yerine, desteklenmesi ve içinin doldurularak kararlılıkla sürdürülmesinden yanayız." dedi. (CİHAN)