Çarkın’ın Tarık Ümit ile ilgili avukat aracılığı ile yaptığı açıklama Taraf gazetesinin bugünki sayısında yer aldı. 2 Mart 1995’te kaçırıldıktan sonra kendisinden haber alınamayan Tarık Ümit olayı ile ilgili Ayhan Çarkın, “Ben, infaz edildiği yeri, cesedinin gömüldüğü yeri gösteririm.
DNA testi yapılır. Durum ortaya çıkar” dedi. Ancak Çarkın, geçtiğimiz Mart ayında Radikal muhabirlerine yaptığı açıklamada Tarık Ümit olayı ile ilgili çok farklı ifadelerde bulunmuştu.
Tarık Ümit'in yaşadığını anlatmıştı
Çarkın’ın gündemi sarsan ilk açıklamaları geçtiğimiz Mart ayında Radikal’de yer aldı. 20 Mart’da Kazlıçeşme miting alanında yapılan Newroz mitingine katılan Çarkın aynın günün akşamı Radikal muhabirleri Dinçer Gökçe ve Enis Tayman ve DİHA Muhabiri Ömer Çelik'e bir sürecin perde arkasını aralacak açıklamalarda bulundu. Kumkabı’daki Çatladıkapı’da konuşan Çarkın, daha sonra da gündeme gelen bir dizi olayı anlattı.
Ancak Çarkın Tarık Ümit olayı ile ilgili o görüşmede farklı bir bilgi verdi. Çarkın muhabirlerin ısrarlı sorulara rağmen Tarık Ümit’in hayatta olduğunu düşündüğünü, İstanbul Eminönü’nde olduğunu ifade etti. Çarkın, muhabirlerin aynı soruyu birkaç çek yinelemelerine rağmen yine aynı yanıtı vermişti. Ancak acukat aracılığı ile yaptığı açıklamada ise Tarık Ümit’in gömülü olduğu yeri bildiğini ifade etti.
Tarık Ümit’i başka bir isim altında gömdüler
Tarık Ümit olayı Gazeteci-yazar Çetin Agaşe’nin Kurt Dalaşı isimli kitabında da yer alıyor. Tarım Ümit olayı ile ilgili kitapta yer alan bölüm şu şekilde:
Yeşil de önce polisteydi, daha sonra Jandarma ve JİTEM’e geçti. Daha sonra da MİT’e geçti. Tarık Ümit ile oradan bir hesaplaşma gibi bir durum vardı. Onları görünce, ‘Bir şeyler olacak, tedbir almam lazım’ demiş. Nitekim 3 Mart’ta oluyor bu olay, 5 Mart gibi de Marmaris çamlığında bir ceset bulunuyor. Arkadaşım gidiyor olay yerine.
Oraya vardığında, yalnız o zamanlar Tarık Ümit kot elbiseliydi. Bağlı bulunduğu komutana giderek komutanım bu şahıs Tarık Ümit, yalnız Moruk’un (Mahmut Yıldırım) işi bu’ diyor. Komutan Eyüp’ü azarlıyor. Sana ne kardeşim diyor ve başka bir ekip gönderiyor. Bu sefer de Tarık Ümit değil de aklıselim olmayan birisi adına, Hüseyin Özer diye işlem yapılıyor; Hüseyin Özer olarak gömülüyor. Kaçırıldığında (Tarık Ümit) soruşturmayı yapan Ahmet de arkadaşımdı. Ahmet bu soruşturmayı bir yere kadar getirmişti. Olayın Kocaeli bağlantısına kadar gelmişti. Veli Küçük kanalı ile Yeşil’e teslim edilmesine kadar olan süreci Ahmet çözmüştü. Veli Küçük o zamanlar albaydı sonra Tuğgeneral oldu. Giresun’a bölge komutanı oldu ve Ahmet Astsubay’ı da Giresun’a tayin ettirdi Çünkü bu olay çözülmesin diye.”
ROTAHABER / DİNÇER GÖKÇE