Bülbül, yaptığı açıklamada, daha güçlü Türkiye ve daha güçlü demokrasi için bu değişikliğe 'evet' demek gerektiğini vurguladı. 12 Eylül'ü yapanların, darbenin nedenlerinden biri olarak çalışanları ve sendikaları gördüğünü ifade eden Bülbül, "İlk etapta sendikal faaliyetleri durdurdular. Bütün sendikacılar hakkında soruşturma açıldı. Takibatlar yapıldı, çoğu tutuklandı, cezaevlerine atıldılar. Toplu sözleşmelerimiz askıya alındı, mal varlıklarımıza el koydular. Sendikalarımızın binalarını gelip en ücra köşelerine kadar her türlü müdahalede bulundular. 50 yılda kazandığımız pek çok haklarımız, 12 Eylül'ü yapanların atadıkları tarafından ne yazık ki elimizden alındı. Dolayısıyla 12 Eylül'ün en büyük mağdurları aslında çalışanlar ve işçilerdir." dedi.
12 Eylül 1980'de hakkında dava açılanların çoğunluğunun işçi ve emekçiler olduğunu belirten Bülbül, üzerinden 30 yıl geçmesine rağmen 12 Eylül'ün oluşturduğu travmanın hala tazeliğini koruduğuna dikkat çekti.
Bülbül, 26 maddelik değişikliğin özellikle ekonomik, sosyal ve sendikal haklar konusundaki getirdiği düzenlemeler yeterli olmasa da önemli bulduklarını ifade etti. Bülbül, "Daha ilerisini talep etmek için bu değişikliklere 'evet' denmesi, bizim ileri düzenlemeleri yapmamızı da sağlayacaktır diye düşünüyorum." ifadelerini kullandı.