HUDER hakkında basın mensuplarına bilgi veren Karaman, "Derneğimiz 31 Ağustos 1988 yılında Genel Merkezi Ankara'da olmak üzere kurulan Türkiye'nin önemli mesleki örgütlerinden biridir. Temel amacı Türk Hukuk sistemine bilimsel çalışmalarla destek ve yön vermek olan HUDER, uluslar arası hukuk alanındaki gelişmeleri de yakından takip etmeyi misyon olarak benimsemiştir. HUDER'in Türkiye çapında 9 şubesi ve 53 il temsilciliği bulunmaktadır. Çoğunluğu avukatlardan oluşan 3 bini aşkın üyesi ile faaliyetlerini sürdürmektedir." dedi.
Türkiye'de gündemin yüzde 80'lik kısmının hukuki konular üzerinde yoğunlaştığına dikkat çeken Karaman, "Bu durum ülkemizin hukuki alanında bir şeylerin yolunda gitmediğini göstermektedir. Hukukun bu kadar ön planda tutulmasından rahatsızız. Bizler hukuk alanında daha demokratik bir sisteme nasıl kavuşabiliriz diye düşünüyoruz. Adalet canlıların temel yaşam kaynağı olan hava ve sudan önce gelir. Adalet olmazsa insan yaşayamaz." diye konuştu.
12 Eylül'de halkın oylamasına sunulacak olan referanduma ilişkin açıklamalarda bulunan Karaman şöyle konuştu: "Anayasa değişiklik paketinde yer alan maddeler arasında en çok tartışılan maddeler yargı sistemiyle alakalı maddelerden oluşuyor. Şu anda referandum sürecini siyasi bir parti tarafından yapılan icraat olarak algılamamız gerekiyor. Yargı düzeninden şu anda herkes şikâyetçi. Hukuk fakültesinde okuduğumuz yıllarda hocalarımız 82 yılı darbe yasasını eleştirirdi. Hocalarımız, 'mevcut anayasa değişmeli, sivil bir anayasa oluşturulmalıdır' derlerdi. Baktığımızda toplumumuzun büyük çoğunluğu mevcut yargıya güvenmiyor. Bu da yargı sistemimizin sağlıklı işlemediğini göstermektedir. Ülkemizin şu an en büyük ihtiyacı yeni bir anayasanın oluşturulmasıdır. Halkın çoğunluğunun referandumda 'Evet' demesi takdirinde hayata geçirilecek olan paketin, hukuk ve yargı sisteminin sağlıklı işleyebilmesi adına büyük yarar sağlayacağını düşünüyorum. Bu Anayasa değişikliği devrim niteliğinde yenilikler getiriyor."
Ayrıca Karaman, mevcut sistemde yüksek yargının kendisini hükümetin üzerinde gördüğünü iddia ederek, "Yüksek yargı bakmaması gereken davalara bakıyor. Ve bu davalara iptal kararı veriyor. Hükümetin ve vatandaşın elini kolunu bağlıyor. Herkesin yüksek yargıya olan güvenini zedeliyor. Bu durumun artık önüne geçilmelidir." ifadelerini kullandı.