Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Başkanı Şemsi Bayraktar, hükümetin yeni fındık stratejisini eleştirdi. Şemsi Bayraktar, genel merkezde yaptığı basın açıklamasında, Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak 15 Temmuz'da fındık sektör toplantılarını yaptıklarını ve bu konuda ilgili tüm tarafların görüşlerini alarak bir rapor hazırladıklarını söyledi.
Bayraktar, toplamda 109 bin hektar dikili fındık alanının ilgili kararname ile yok sayıldığını, eğim ve 750 m üzerindeki fındık alanlarıyla ilgili ziraat odalarından aldıkları bilgilerin açıklanan verilerle uyum göstermediğini ifade etti.
İlgili kararnameye göre, Türkiye geneli 750 metre rakım üzerinde bulunan 82 bin hektarlık dikili fındık alanı söküm yapılması şartı ile telafi edici ödeme kapsamına alınmasına rağmen, bahsi geçen arazilerde iklim ve arazi yapısı nedeniyle alternatif ürün üretiminin yapılmasının imkansız olduğunu söyleyen Bayraktar,"Bununla birlikte üzümsü meyveler gibi bazı ürün çeşitlemesi imkanı olan dar alanlarda gerekli şartlar sağlansa dahi, bu bölgenin geniş alanlarında bölgenin topoğrafik yapısı buna imkan vermemektedir. Aynı zamanda eğimi yüzde 80'lere varan bölge topraklarını erozyona karşı korumak da güçleşecektir." dedi.
Tarım ve Köyişleri Bakanı M. Mehdi Eker'in "TMO stoklarında bulunan 535 bin ton fındık tamamen yağlığa ayrılarak piyasaya satılmayacaktır" açıklamasını olumlu bulduklarını kaydeden Bayraktar, hemen yağlığa ayrılmayacağı açıklanan 2007-2008 fındığının ileride tüccarın talebi ile piyasaya sürülmemesi gerektiğini vurguladı.
Bayraktar, serbest piyasa şartları oluşturulmadan, üretici alıcı karşısında güçlendirilmeden ve özellikle lisanslı depoculuk sistemi devreye girmeden, fındığın serbest piyasa şartlarına bırakılmasının endişe verici olduğunu söyledi.
Üreticinin, maliyetin altında serbest piyasa şartlarında oluşacak bir fiyat karşısında korunması için müdahale alımları yapabilecek bir mekanizmanın hayata geçirilmesi zaruri olduğunu vurgulayan Bayraktar, "Fındık piyasasında tam rekabet koşulları yoktur. Az sayıda alıcı çok sayıda satıcı (üretici) olduğu bu günkü durumda TMO'nun piyasadan çekildiğini açıklaması yanlıştır. Üç yıl önce Fiskobirlik uygun görülmediği için, en güçlü müdahale kurumu olan TMO devreye sokulmuştur. Şimdi ise TMO devreden çıkarıldı. Çiftçi, kiminle karşı karşıya kaldı? Çiftçi, normal işleyen bir piyasanın oluşması için gerekli olan arkasındaki, devlet desteğini kaybetti. Devlet, ben çiftçiden yanayım diyemedi." şeklinde konuştu.
Bayraktar, fındıkta işletmelerin küçük olması, finansal ve örgütsel sorunların, fiyat oluşumunda çiftçilerin etkinliğini ortadan kaldırdığına işaret ederek, "Serbest rekabet koşullarında alıcı ve satıcı hakkaniyetli bir ortamda buluşturulmalı. Devlet bunun için vardır. Adil piyasa koşullarının oluşması için devlet, sosyal devlet anlayışı gereği piyasayı düzenlemelidir." diye konuştu.
Fındık üretim alanlarının 2012 yılına kadar 406 bin ha alana çekilmesi ve arz fazlasının ortadan kaldırılmasının hedeflendiğini kaydeden Bayraktar, şunları söyledi: "Dünya fındık üretiminin yüzde 75'ini ve ticaretinin yüzde 85'ini gerçekleştiren Türkiye, bu uygulama ile dünya fındık üreticisi ülkeler arasındaki üstünlüğünü kaybederek ekonomik ve sosyal kayıplar yaşayacaktır. Bu uygulama gerçekleşirse, arz talebi karşılayamaz hale gelir, üretim ihracatımıza bile yetmez. Dünyada fındık talebi artmaktadır. Projeksiyonları doğru koymamız gerekir. Bugün fındığı dikseniz hemen ertesi yıl ürün alamazsınız. Ekonomik olarak en az 8-10 yıl beklemeniz gerekir."
Stratejinin, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın mutfağında hazırlanmadığını, bunun açıkça belli olduğunu dile getiren Bayraktar, gazetecilerin; "Bu stratejinin nerede hazırlanmış olduğunu düşünüyorsunuz?" şeklindeki ısrarlı sorularına, "Benim ne demek istediğim gayet açık. Ben bu kadarını söyledim. Gerisini siz bulun" şeklinde üstü kapalı cevap verdi.
Bayraktar, toplamda 109 bin hektar dikili fındık alanının ilgili kararname ile yok sayıldığını, eğim ve 750 m üzerindeki fındık alanlarıyla ilgili ziraat odalarından aldıkları bilgilerin açıklanan verilerle uyum göstermediğini ifade etti.
İlgili kararnameye göre, Türkiye geneli 750 metre rakım üzerinde bulunan 82 bin hektarlık dikili fındık alanı söküm yapılması şartı ile telafi edici ödeme kapsamına alınmasına rağmen, bahsi geçen arazilerde iklim ve arazi yapısı nedeniyle alternatif ürün üretiminin yapılmasının imkansız olduğunu söyleyen Bayraktar,"Bununla birlikte üzümsü meyveler gibi bazı ürün çeşitlemesi imkanı olan dar alanlarda gerekli şartlar sağlansa dahi, bu bölgenin geniş alanlarında bölgenin topoğrafik yapısı buna imkan vermemektedir. Aynı zamanda eğimi yüzde 80'lere varan bölge topraklarını erozyona karşı korumak da güçleşecektir." dedi.
Tarım ve Köyişleri Bakanı M. Mehdi Eker'in "TMO stoklarında bulunan 535 bin ton fındık tamamen yağlığa ayrılarak piyasaya satılmayacaktır" açıklamasını olumlu bulduklarını kaydeden Bayraktar, hemen yağlığa ayrılmayacağı açıklanan 2007-2008 fındığının ileride tüccarın talebi ile piyasaya sürülmemesi gerektiğini vurguladı.
Bayraktar, serbest piyasa şartları oluşturulmadan, üretici alıcı karşısında güçlendirilmeden ve özellikle lisanslı depoculuk sistemi devreye girmeden, fındığın serbest piyasa şartlarına bırakılmasının endişe verici olduğunu söyledi.
Üreticinin, maliyetin altında serbest piyasa şartlarında oluşacak bir fiyat karşısında korunması için müdahale alımları yapabilecek bir mekanizmanın hayata geçirilmesi zaruri olduğunu vurgulayan Bayraktar, "Fındık piyasasında tam rekabet koşulları yoktur. Az sayıda alıcı çok sayıda satıcı (üretici) olduğu bu günkü durumda TMO'nun piyasadan çekildiğini açıklaması yanlıştır. Üç yıl önce Fiskobirlik uygun görülmediği için, en güçlü müdahale kurumu olan TMO devreye sokulmuştur. Şimdi ise TMO devreden çıkarıldı. Çiftçi, kiminle karşı karşıya kaldı? Çiftçi, normal işleyen bir piyasanın oluşması için gerekli olan arkasındaki, devlet desteğini kaybetti. Devlet, ben çiftçiden yanayım diyemedi." şeklinde konuştu.
Bayraktar, fındıkta işletmelerin küçük olması, finansal ve örgütsel sorunların, fiyat oluşumunda çiftçilerin etkinliğini ortadan kaldırdığına işaret ederek, "Serbest rekabet koşullarında alıcı ve satıcı hakkaniyetli bir ortamda buluşturulmalı. Devlet bunun için vardır. Adil piyasa koşullarının oluşması için devlet, sosyal devlet anlayışı gereği piyasayı düzenlemelidir." diye konuştu.
Fındık üretim alanlarının 2012 yılına kadar 406 bin ha alana çekilmesi ve arz fazlasının ortadan kaldırılmasının hedeflendiğini kaydeden Bayraktar, şunları söyledi: "Dünya fındık üretiminin yüzde 75'ini ve ticaretinin yüzde 85'ini gerçekleştiren Türkiye, bu uygulama ile dünya fındık üreticisi ülkeler arasındaki üstünlüğünü kaybederek ekonomik ve sosyal kayıplar yaşayacaktır. Bu uygulama gerçekleşirse, arz talebi karşılayamaz hale gelir, üretim ihracatımıza bile yetmez. Dünyada fındık talebi artmaktadır. Projeksiyonları doğru koymamız gerekir. Bugün fındığı dikseniz hemen ertesi yıl ürün alamazsınız. Ekonomik olarak en az 8-10 yıl beklemeniz gerekir."
Stratejinin, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın mutfağında hazırlanmadığını, bunun açıkça belli olduğunu dile getiren Bayraktar, gazetecilerin; "Bu stratejinin nerede hazırlanmış olduğunu düşünüyorsunuz?" şeklindeki ısrarlı sorularına, "Benim ne demek istediğim gayet açık. Ben bu kadarını söyledim. Gerisini siz bulun" şeklinde üstü kapalı cevap verdi.