30 Ağustos 1977'de aldığı diplomada okulunu 'pekiyi' derece ile bitirdiğini belgesiyle ispat eden Demir, "1988'de F4 kursuna gittik. Burada da kursu 'çok iyi' derece ile tamamladım. Bu tarihten 3 sene sonra 1991 yılında ben nasıl oldu da disiplinsiz ve ahlaki durum sebebiyle ihraç edildim? Bu gerçekten de dikkate şayan anlaşılmaz bir şey. 24 arkadaşın ilişiği kesildi. Etimesgut'taki birlikte arkadaşlarımızla birlikte sorgulandık. Zaten görev yaparken de namaz kıldığımız kartonları kıyı bucak saklıyorduk." dedi.
Silahlı kuvvetlerin bu ülkenin göz bebeği olduğunu vurgulayan Demir, "Türk halkını koruyacak milletine hizmet edecek başka bir silahlı kuvvetler yok. Onun için ben hiçbir zaman toptancı yaklaşıma yönelmedim. Bu yaklaşımı her zaman yanlış buluyorum. Ancak bünyenin içerisinde arazlar da varsa ve de zararlı olmaya başlamışsa bunları tasvip etmek mümkün değildir. Çünkü bu milletin ordusu. Şanlı tarihimizle hepimiz öğünürüz. O dönemde bayağı bir arkadaş ayırılmaya başlanmıştı. Bana da bir gün sıra gelir diye artık düşünmeye başlamıştım." şeklinde konuştu.
Kendi gibi çok sayıda arkadaşının mağdur olduğunu vurgulayan Demir, "Bu arkadaşların birçoğunu yakinen tanıyorum. Öyle temiz pırıl pırıl insanlar ki. Eğer biz hukuk devletine inanıyorsak hukuk herkese lazım. Bu insanın hukukunun teslim edilmesi lazım. İnşallah anayasa oylaması geçecek ve ben hakkımı arayacağım. Ben iade-i itibar istiyorum. Benim için önemli olan bu. Bir yanlışlık yapılmış olabilir. Ama bu yanlışlıklar bundan sonra yapılmasın. Bizim gibi mağduriyetler yaşanmasın. Amacımız üzüm yemek olmalı bağcıyı dövmek değil." ifadelerini kullandı.