20 Ağustos 2026
Altın 6922.63
BIST 14458.98
Dolar 47.9428
Euro 56.0802
Sterlin 65.3695
Ankara 16°C

İslamiyeti Seçen Timothy Winter'dan Çarpıcı Tespit: "batı'da Çok Eşlilik İstisna Değil Bir Kuraldır"

İslamiyeti Seçen Timothy Winter'dan Çarpıcı Tespit: "batı'da Çok Eşlilik İstisna Değil Bir Kuraldır"
Müslüman olduktan sonra Abdülhakim Murad ismini alan Timothy J. Winter, Batı'da çok eşliliğin Müslüman topraklarda görüldüğü üzere az rastlanır bir i...
Müslüman olduktan sonra Abdülhakim Murad ismini alan Timothy J. Winter, Batı'da çok eşliliğin Müslüman topraklarda görüldüğü üzere az rastlanır bir istisna değil bir kural olduğunu söyledi. Abdülhakim Murad, "Çünkü Batı'da, çocuklar ve eşler ne kadar acı çekerlerse çeksinler, isterse intihara kadar varan travmalar yaşasınlar, sistem çok kadınla yaşamaya -bireysel hak- adı altında bir koruma sunmaktadır." diyor.

Müslüman olduktan sonra Abdülhakim Murad ismini alan Timothy J. Winter'ın "Postmodern Dünyada Kıbleyi Bulmak" isimli eseri Timaş Yayınları tarafından yayınlandı. Eserinde yaşadığımız çağın kronikleşen meselelerine ve özellikle Batı dünyasındaki sosyal çöküntüye dikkatleri çeken Abdülhakim Murad, sahte kurtuluş reçetelerinin insanları günümüzün postmodern yaşayışlarına sürüklediğini belirtmekte.

Batı'da çok eşliliğin Müslüman topraklarda görüldüğü üzere az rastlanır bir istisna değil bir kural olduğunu belirten Abdülhakim Murad, modern Avrupa'nın sosyal yönden çözülüşün vergi gelirlerinde müthiş bir artışı beraberinde getirdiğini ifade ederek şunları söylüyor: "Çünkü Batı'da, çocuklar ve eşler ne kadar acı çekerlerse çeksinler, isterse intihara kadar varan travmalar yaşasınlar, sistem çok kadınla yaşamaya -bireysel hak- adı altında bir koruma sunmaktadır. Demek ki, bireysel hakların aile haklarından önce geldiği gibi felakete götürücü bir anlayış, kaçınılmaz bir şekilde hem bireyin hem de ailenin çökmesi sonucunu doğurmaktadır. Söz konusu sosyal çöküşün oranı vergi gelirlerindeki yıllık artışı geçmedikçe siyasetçilerin endişe edeceği pek bir şey yoktur. Ne var ki, milyonlarca parçalanmış ailenin durumu çok acınası bir durumdur. Kadınların besleyip büyütme, terbiye etme istidatlarının bastırılmaktan ziyade övüldüğü geleneksel tek gelirli ailelerin durumu ise, liberallerin tahmin ettiğinden çok daha ahlaki görünüyor. Yeterince aşikar olduğu halde, radikal bir nitelik taşıyan bu teşhisten sonra sorulması gereken soru şu: Acaba çare var mı? İslâm, bu sorunun cevabı olarak, Batı'da asla tasavvur dahi edilemeyecek bir çare sunar: Halveti, yani yabancı bir kadınla erkeğin, yanlarında başka kimse olmadan, tenhada buluşup görüşmelerinin günah olduğunu bildirir. Ahlaki hastalıkların daima bir başlangıcı vardır. İslam bu tip başlangıçların ortaya çıkabileceği sosyal bataklığı kurutmaya çalışır."

BATI ÇILDIRMAK ÜZERE

Modern Avrupa'nın sosyal yönden çözülüşünü istatistikî verilerle açıklayan Abdülhakim Murad, postmodernitenin, pençesine düşen Batı'nın 'çıldırmak üzere' olduğunu ifade ederek şöyle demekte: "Bugün İngiliz çocuklarının yüzde 34'ü evlilik dışı doğuyor. Benzer oranda yetişkin ise boşanmanın üzücü sonuçlarını yaşıyor. Yirmi yıl içinde, ulus çapında çocukların ancak yarısından daha azı anne ve babanın beraber yaşadığı ailelerde büyütülecek."

Abdülhakim Murad, birbiri ardınca gelen sosyal felaketlere dair birkaç tartışmalı husus hakkında ise şunları söylüyor: "ABD'de mahkûmların yarısından çoğunun parçalanmış ailelerden geldikleri, erkek ve kadınların ileri yaşlarda dahi anne-babalarının boşanmasından derin psikolojik zarar gördükleri biliniyor. Kimse feragatte bulunmuyor. Kişisel özgürlük putuna boyun eğerek, hepimiz, haklarımız için yaygara koparıp görevlerimizi es geçiyoruz. Bu ders, asap bozucu ama açıktır. Cinsel tacizler üzerine günümüzdeki şiddetli tartışmalardan anlıyoruz ki, bundan böyle özel arzuların tecavüz edemeyeceği bir kamusal alan yok gibidir. Erkek ve kadınların birbirine gelişigüzel karıştırıldığı, ayartma ve sadakatsizlik yönünde radikal bir şekilde artmış fırsatın bu derece herkese açık olduğu bir toplum, daha önce asla var olmamıştı. Bu, artık en ahlak karşıtı gazetecilerin ya da sosyal stratejistlerin dahi görmek zorunda olduğu bir durumdur."

TİMOTHY J. WİNTER'DEN ABDÜLHAKİM MURAD'A

Müslüman olarak Abdülhakim Murad ismini alan Winter, dünyanın en eski üniversitelerinden biri olan El-Ezher'de Müslüman hocalardan üç yıl eğitim aldı. Habib Ahmed Mashhur el-Haddad'la birlikte tercüme merkezi kurduğu Cidde'de üç yıl yaşadı. Dostluk kurduğu Yemen ve Hadramut'daki İslami çevrelerle irtibatını sürdürdü.

1989'da İngiltere'ye geri döndü ve Londra Üniversitesinde 2 yıl Türkçe ve Farsça eğitimi aldı. 1992'de Oxford Üniversitesinde "Osmanlı Devleti'nin dini hayatı" konusunda doktora yaptı. 1996 da Cambridge Üniversitesinde "İslâmî araştırmalar" doçenti oldu.

İmâm-ı Gazâlî'ninİhyayı Ulûmuddin adlı eseri başta olmak üzere, pek çok önemli eserin İngilizce'ye tercümesini yaptı ve eserlerini, düzenlediği özel programlarla tanıttı. Abdülhakim Murad, BBC rodyosuna sık sık katılır ve zaman zaman The Independent, Q-News International, Britain's premier Muslim Magazine gibi dergilerde yazıları yayınlanır. Cambridge Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde öğretim görevlisi olan Winter, eşi ve cocuklarıyla birlikte Cambridge'de yaşamaktadır.

YORUMLAR
YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir