Belçika'nın Flaman Parlamentosu'nda görev yapan Türk asıllı siyasetçi Veli Yüksel, aşırı sağcı Vlaams Belang Partisi'nin minare karşıtlığını parti içindeki sorunları gündemden düşürmek için kasıtlı olarak kullandığını belirtti. Yüksel, şöyle konuştu: ''İslamî mimaride caminin yanında minare olmalıdır. Avrupa'daki Müslümanlar on yıllardır fabrika köşelerinde, binaların bodrum katlarında, garaj alanlarında ibadetlerini gerçekleştirmeye çalıştı. Son zamanlardaki imkânlarla modern camilerin yapılması ne bir gövde gösterisidir ne de ülkenin İslamlaştırılmasıdır. Tamamen ihtiyaçtan hâsıl olan bu ibadet yerleri, ayrıca anayasal haktır. Demokratik ülkelerde elbette şehir planlaması ve mahalle sakinlerinin de söz söyleme hakları vardır. Fakat son zamanlara görülen İslam karşıtlığı, sadece minare yasağından öte gitmemektedir.''
Minare yasağının dünyadaki en büyük dinlerden bir tanesine karşı veto anlamına geldiğini kaydeden Veli Yüksel, Birleşmiş Milletler'in yayınladığı bir raporda İslamofobi ve Yahudi karşıtlığında ciddi bir artışa dikkat çekildiğini belirtti. Özellikle son yıllardaki İsviçre, Danimarka, Hollanda ve Belçika'daki İslam karşıtı eylemlerin endişe verici boyutlara ulaşıldığını söyleyen Yüksel, moda haline gelen İslam karşıtı olmanın Batı Avrupa'da popüler bir spor haline geldiğini vurguladı. Eskiden sadece aşırı sağın kullandığı İslam karşıtlığının şimdilerde sol fraksiyonlarda da görülmesini eleştiren Yüksel, karşılıklı saygı ve hoşgörünün oluşması zamanının gelip geçtiğini ifade etti.
(CİHAN)