Koç, yaklaşık 15 sene bir fabrikada çalıştıktan sonra sendika faaliyetlerine katıldığı için işten atıldığını belirterek, işsiz kaldıktan sonra 6 aya yakın boş gezdiğini, para kazanabilmek için resim yeteneğini değerlendirerek resim yapmaya başladığını ifade etti.
Ressamlığa ilk başladığında çocuklarının ve eşinin bu işi çok yadırgadığını kaydeden Koç, çevresinden olumlu tepkiler alınca ve yerel televizyonlarının kendisiyle ilgili haberler yaptıktan sonra ailesinin işine daha farklı baktıklarını dile getirdi.
Koç, "Eşim ilk zamanlar yadırgamıştı. Zamanla eşimde alıştı bu duruma. Şimdi çok mutluyuz." dedi.
Resime 1 yıl önce başladığını aktaran Koç, 600'e yakın portre yaptığını açıkladı.
Portresini yaptığı insanların kendisini arayıp teşekkür ettiğini kaydeden Koç, portreler sayesinde birçok kişinin evlenmesine, boşanmak üzere olan bir çiftin de barışmasını vesile olduğunu vurguladı.
Ressamlığı büyük bir mutlulukla yaptığını aktaran Koç, "Bana şimdi deseler ki gel sana fabrika da iş vereceğiz. Ben oraya asla gitmem çünkü resim yaparak mutlu oluyorum. Kimse bana karışmıyor. Kendi işimin kendi patronuyum o yüzden bu mesleği asla bırakmam. Bu sanat sayesinde ekmeğimi kazanıyorum. Allahın bana vermiş olduğu altın bileziği bozdurup bozdurup harcıyorum." şeklinde konuştu.
Koç, yaptığı resimlerden sadece birkaç kez tepki aldığını ifade ederek, başından geçen iki olayı şöyle anlattı: "Seyrek saçlı olan kişi neden gür saçlı yapmadığımı, yüzünde ben olan birisi ise neden bensiz yapmadığıma tepki gösterdi. 'Neden kendinden de bir şey katmadın?' dediler. O zaman anladım ki resim yaparken kendinden de bir şeyler katacaksın. Onların isteklerini yaptım. Daha sonra bana dediler ki: Resim, fotoğraftan da daha güzel oldu."
Koç, yaptığı sanatın çevrensinde takdir topladığını, birçok resim öğretmeninin ve güzel sanatlar fakültesinde okuyan öğrencilerin kendisinden ders almak istediğini aktardı.
Koç, resim sanatıyla uğraşacak olanlara şu tavsiyede bulundu: " Resim yapacak olanlar, hiçbir zaman resim yapmaktan vazgeçmesinler. Güzel resim yapamadıkları için çizgi çizemedikleri için şevkleri kırılmasın. Mesela ben bu işin eğitimini hiç almadım ama azmettim doğru resmi yapabilmek için. Çünkü bir gün doğru çizgiyi çekebileceğime inanıyordum. O yüzden tavsiyem resim yapacak olanlarda bir gün doğru çizgiyi çekeceklerine inansınlar. Asla yılmasınlar bu işe dört elle sarılsınlar."
(CİHAN)

