Derneklerinin Karadeniz bölge toplantısını Samsun'da gerçekleştiren Kamu Hukukçuları Derneği Başkan Yardımcısı Av. Mustafa Özben, gündemdeki davalar ve yargı kararlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kişiye özgü kararlar veren yargıdaki boşluğun, anayasadaki boşluklardan kaynaklandığını ifade eden Av. Özben, Türk hukuk sistemindeki yargı sorununun, kısa vadede çözülebilmesinin mümkün görülmediğini kaydetti.
Yargıdaki istikrarsızlığın ve çelişkilerin kamuya büyük zarar verdiğini dile getiren Av. Mustafa Özben, yargının, bağımsızlık ilkesini öne sürerek istikrarsız kararlara imza atmakta olduğunu vurguladı. Av. Özben, şöyle dedi:
"Bir sistemde hukuki güvenlik ilkesi eğer zedelenmiş ise vatandaşın güveni sarsılabilir. Bu kurumlar açısından büyük zarar doğurduğu gibi asıl zararı ise hukuk anlayışı görüyor. Ülke gündemini yakinen ilgilendiren davalarda da farklı hukuksal uygulamalar söz konusu. Vatandaşın hukuka ve adalete güvenini sarsacak kararlar veriliyor. Yüksek mahkemenin birinci derece mahkeme sıfatı ile baktığı bir dosyada kendini yerel mahkemelerin üzerinde görmesi ve talimat verircesine bir karar vermek suretiyle dosyayı kendi uhdesine alması hukuka aykırıdır. Yargının, hukukun siyasallaşmasına zemin hazırlanacak kararlardan kaçınmasını istiyoruz. Bu ister Anayasa Mahkemesi, Danıştay, Yargıtay olsun isterse yerel mahkemeler."
Ses kayıtlarında belirtildiği gibi tahliye edilen İlhan Cihaner'in yargılandığı Kafes Eylem Planı davasında, gerek soruşturma ve yargılama gerekse savunma makamlarını hukuka uygun hareket etmelerini beklediklerini söyleyen Av. Mustafa Özben, bütün topluma mal olmuş çok önemli bir hadisede yargı makamlarının daha hassas davranması gerektiğinin altını çizdi. Türk hukuk sistemindeki sorunun çözümünün kısa vadede mümkün olmadığını söyleyen Av. Özben, "Türkiye'de üniversitelerdeki profosörler ile bütün hukukçular bir araya getirseniz, bunlara da 10 sene süre verseniz, kolaylıkla içinden çıkılacak bir mesele değil. Sorunun temeli, anayasal boşluk. 1961 ve 1982 anayasaları buna zemin hazırlamış. Dolayısıyla yargıdaki problem bir anayasa meselesidir. " yorumunda bulundu.
"REFERANDUM, ANAYASA MAHKEMESİ İÇİN BİR FIRSAT"
Anayasa Mahkemesi'nin, aldığı kararlarla toplumda itibarının zedelendiğini bildiren Kamu Hukukçuları Derneği Başkan Yardımcısı Av. Özben, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Ülkemizde kuvvetler ayrılığı ilkesi hakim. Bu nedenle yargı, kendi inisiyatifinde bir sistem kurmuş. Meclis'te görüşülerek kabul edilmiş ve Cumhurbaşkanı tarafından onaylanmış bir Anayasa değişikliği teklifi var. Konu referanduma gidecek. Referandum süreci öncesinde Anayasa Mahkemesi'nin itirazları kabul edip görüşmesi hukuka aykırıdır. Bırakın görüşmeyi, karar dahi veremez. Çünkü ortada yürürlüğe girmiş bir metin yok. Hukuki süreç ancak referandum sonrasında başlayabilir. O nedenle referandum öncesinde Anayasa Mahkemesi, vereceği zararla toplumdaki olumsuz prestijini ve güvensizliğini tamir edebilir. Bu açıdan referandum bir fırsattır."
