Almanya'nın Uyumdan Sorumlu Devlet Bakanı Maria Böhmer'in kamuda göçmen oranınının arttırılması yönündeki açıklamalarına Ayrımcılıkla Mücadele Bürosu, göçmen ve uyum meclisleri ile Türk sivil toplum kuruluşlarından destek geldi. Başta okullar olmak üzere devlet dairelerinden göçmenlere dönük yoğun ayrımcılıkların yaşandığını hatırlatan sivil toplum kuruluş yöneticileri ve uzmanlar, resmi kurum ve dairelerde yabancı düşmanlığı ve ayrımcılıklara son vermenin yolunun, buralarda göçmen kökenlilerin istihdam edilmesinden geçtiğinin altını çizerek Bakan Böhmer'den konu hakkında bir yasa tasarısı hazırlamasını istedi. Göçmen kökenli öğretmen, polis ve memur olarak istihdamının bir başka önemli sonucun daha olacağını vurgulayan uzmanlar, "Uyumun önündeki en önemli engel, Almanya'da başta Türkler olmak üzere göçmenlere 'vatan duygusu'nun verilememesidir. Bu duygunun verilmesi kabullenme, kabul görme ve her yerde temsil edilmeden geçer. Okullarda öğretmenleri arasında kendilerinden birilerinin olduğunu gören göçmen çocukları, resmi dairelerde kendilerinden birilerinin karar organlarında bulunduğunu gören göçmenler Almanya'yı daha çok benimseyecek, buraya gönülden bağlanarak, 'yeni vatan' olarak kabul edecektir. Diğer yandan okullarda göçmen bir öğretmeni olan Alman öğrenciler hayatları boyunca göçmenlere sempatiyle bakacaktır." dedi.
Konuyu Cihan'a değerlendiren Köln Ayrımcılıkla Mücadele Borusu Müdiresi Banu Bambal, ellerinde Almanya çapında rakamlar olmamakla birlikte kendilerine gelen göçmenlerin yüzde 25'inin resmi dairelerde ayrımcılığa uğradığını, yüzde 20'sinin ise okullarda ayrımcılığa uğradığını bildirdi. Okul ve resmi dairelerde göçmen kökenlilerin istihdam edilmesinin ayrımlıkla mücadelede en etkili yol olacağını vurgulayan Bambal, "Bu konuda bir göçmen kotası da konabilir. Yani yüzde 20 oranında göçmenler istihdam edilebilir. Kadınların iş hayatına girmesi için başta böyle yapılmış, sonra otomatik olarak bu sağlandığından gerek duyulmamıştı. Sadece göçmenlerin istihdamı da yetmez, çok kültürlülük birikimine ihtiyaç var. Okullarda göçmen öğretmenlerin istihdamı Alman öğrencilerin göçmenlere sempati duymasını sağlar" dedi. Göçmen istihdamının gerekliliğini dile getirmenin yeterli olmadığını, Bakan Böhmer'in bu konuda bir yasa tasarısı hazırlaması gerektiğini bildiren Bambal, "Kamuda göçmen istihdamı, göçmenlerin kendilerini kabul edilmiş ve Almanya'yı vatan hissetmelerini sağlar." diye konuştu.
Köln'deki resmi dairelerde göçmen oranının arttırılması için yürüttüğü çalışmalarla bilinen Kuzey Ren Vestfalya (KRV) Göçmen Meclisleri Birliği ve Köln Uyum Meclisi Başkanı Tayfun Keltek ise, Bakan Böhmer'i inandırıcı bulmadığını, bunların sözde kaldığını savundu. Keltek, "Eğer bu konuda samimi iseler yasa tasarısı hazırlasınlar." dedi. Kamuda yüzde 20 gibi bir göçmen kotası konmasının doğru olacağını bildiren Keltek, "Eğer göçmen istihdamı başka türlü sağlanamıyorsa kota konması yanlış olmaz." diye konuştu. Köln'deki resmi dairelerde göçmen oranının yüzde 2,5 iken 2005 yılında Uyum Meclisi'nin çalışmaları sonucu yüzde 26'ya yükseldiğini aktaran Keltek, "Kamuda göçmenlerin istihdamı, iyi örnek göçmenlerin Almanlar tarafından daha fazla görülmesini, göçmenlerin Almanya'yı vatan olarak hissetmelerini sağlar. Okullarda Alman öğrencilerin, göçmen öğretmen sayesinde göçmenlere bakışı değişir." ifadelerini kullandı.
Aachen Göç Komisyonu Başkanı Muhsin Ceylan ise CDU'nun bu çıkışlarla Türkleri kazanma peşinde olduğunu belirterek, "Eğer bunu gerçekten istiyorlarsa yasa tasarısı hazırlamalılar. Ben kota konmasına karşıyım. Ama göçmen istihdamı ayrımcılık sorunun azalmasına katkı yapar." dedi. KRV Veli Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Kadir Dağlar da kendilerinin yıllardır göçmen kökenli öğretmenlerin istihdamını savunduklarını, bunun okullardaki ayrımlılıkları en etkili yolu olacağını kaydetti. Duisburg, Bielefeld, Gelsenkirschen gibi kentlerde 0 ile 14 yaş arası öğrencilerde göçmen oranın yüzde 50'lere yaklaştığını hatırlatan Dağlar, buna karşı göçmen öğretmen oranın yüzde birlerde kalmasının kabul edilebilir olmadığını belirtti.
(CİHAN)

