Rize'nin Fındıklı ilçesi Aksu Geçişi'nin iptaline yönelik çevrecilerin başlattığı hukuki süreç, yolun tamamlanıp hizmete açılmasından 2.5 yıl sonra, Danıştay Altıncı Dairesi'nce çevrecilerin lehinde karara bağlandı. Yargı sürecinde, ilk olarak Trabzon Bölge İdare Mahkemesi, 19 Nisan 2002'de kıyı kanunu ile ilgili hükümlere dayanılarak bölgede herhangi bir imar yapılamayacağı yönünde karar vererek proje ile ilgili yürütmeyi durdurma kararı vermişti.
Mahkeme kararına rağmen çalışmalar devam edince, bu kez 28 Temmuz 2002'de Trabzon Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu, yolun geçeceği bölgeyi 3. derece SİT alanı ilan etti. Aynı kurul, 8 Ekim 2004'te ise Karayolları'nın ilgili projesini onayladı. Bu karar ise yeniden Trabzon Bölge İdare Mahkemesi tarafından 15 Kasım 2005 tarihinde iptal edildi. Yargı süreci, farklı mahkemelerin verdiği farklı kararlarla 8 yıl boyunca sürerken, proje ile ilgili verilen bir çok durdurma kararına rağmen yolda çalışmalar devam etti ve 2,5 yıl önce tamamlanarak Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından hizmete açılmıştı.
Danıştan Altıncı Dairesi'nde devam eden dava, yol hizmete girdikten 2.5 yıl sonra sonuçlandı. Danıştay Altıncı Dairesi , Musa Kazım Özçelik, Zeliha Eren, Orhan Sarı, Hakan Sarı ve Bahattin Sarı tarafından açılan dava ile ilgili olarak 'Karadeniz Sahil Yolu'nun Fındıklı şehir geçişine ilişkin kısmında şehircilik ilkelerine, planlanan esaslarına, kamu yararına ve mevzuata uyarlılık bulunmadığı sonucuna vardı. Mahkeme ayrıca, dava konusu işlemin iptaline, yargılama masraflarının ise davalı idareden alınmasına karar kıldı.
Davacılardan Aksu köyü muhtarı Musa Kazım Özçiçek, karar gereği yolun trafiğe kapatılmasını istedi. Özçiçek, aksi takdirde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvuracaklarını söyledi. 2001'den beri mücadelesini verdikleri Karadeniz Sahil Yolu için sonunda hukuk ve adaletin yerini bulduğunu belirten Özçiçek, "Fakat bizi yönetenler hukuk ve adaleti hiçe sayıp birilerine rant kazandıranlar artık hukuk karşısında hesap verecektir. Bu hukuk kararından sonra yetkilileri biran önce göreve davet ediyorum. Yolu trafiğe kesmek mecburiyetindeler. Kesmedikleri halde bu konuya duyarsız kalanlar hakkında hukuksal tüm yetkilerimizi kullanacağız. Mahkeme kararı elimde. Kendilerine de tebligat gitmiştir. 2001'den beri bizi hüngür hüngür ağlatanlar, şimdi kendileri ağlayacak. Artık bizim konuşma zamanımız geldi. Bizi susturdular. Karadeniz, Karadeniz olmaktan çıktı. Eğer yol kesilmezse konuyu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne taşıyacağız. Bir Türk vatandaşı olarak davamızı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne taşımaya da utanıyoruz. Sesimize kulak versinler oraya gitmeyelim. Aldıkları denizimizi bize iade etsinler." diye konuştu.
Öte yandan, yolun trafiğe kapatılması halinde yolun yeşil alana çevrilerek düzenlenecek parka; davanın ilk avukatlarından olan ve uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden avukat Cihan Eren'in isminin verileceği kaydedildi.
