Demokratik ülkelerde, yasama ve yürütme kaynaklı insan hakları ihlallerine karşı yargıya sığınıldığını vurgulayan Toksoy, "Danıştay'ın katsayı kararı; yargının insan hakları ihlaline karşı yasama ve yürütme organlarından medet beklemek gibi hukuk devleti algısıyla ve demokrasi kültürüyle açıklanamaz bir sonucu beraberinde getirmiştir." dedi.
Toksoy hak ihlallerini, vereceği kararlarla sona erdirmesi gereken Danıştay'ın; YÖK'ün katsayıda adaletsizliği gideren düzenlemesinin yürütmesini durdurmak ve yapılan itirazı da reddederek, 'Kimse eğitim-öğretim hakkından yoksun bırakılamaz' ve 'Eğitimde fırsat ve imkan eşitliği' ilkelerinin yok sayıldığını, eğitim hakkına yönelik açık ve ağır bir ihlalin faili olduğuna dikkat çekti.
Katsayı adaletsizliğinin dayanağını oluşturan YÖK kararının iptali istemiyle Danıştay'a açılan sayısız davada "Katsayı belirleme ve sınav sistemini değiştirme kararı YÖK'tedir" denildiğini hatırlatan Toksoy, katsayı adaletsizliğinin devamına yönelik yargısal bir kalkan oluşturan Danıştay 8. Dairesi'nin, aradan geçen kısa süre içerisinde bu kararından ve içtihadından vazgeçmesini hukuken makul gösterecek bir hukuk ilkesi ve kuralının henüz oluşmadığını ifade etti.