Çocuğunun normal şartlarda gece karanlığı ve köpek havlamalarından korktuğuna dikkat çeken Ercan Balık, Eşme Cumhuriyet Savcısı Mehmet Güneş ve okul yönetimin, soruşturmada etkisiz kaldıklarını iddia etti. Kaybolmadan iki sonra arama kurtarma ekiplerinin geldiğini ve bölgede inceleme yaptıklarını aktaran Balık, kendilerinin ve köylülerin bu iki gün zarfında bütün bölgeyi aramayı bitirdiklerini kaydetti. Çocuğunun okul dışına çıktığına dair en ufak bir iz bulunmadığını öne süren Balık, 21 güvenlik kamerasının kayıtlarında çocuğunun görüntüleri olmadığını, okulda bekçi bulunmadığını, nöbetçi öğretmenlerinse sayımları çocuklara yaptırdığını söyledi. Savcı Güneş'in de yanına gittiklerinde, "Bana somut delil getirin." dediğini aktaran Balık, "Savcı ve kaymakamın kapılarına kendim gittim. 'Bu çocuk. devletin okuldan nasıl kaybolur?' dediğimizde, 'Gidin. sakin olun. Arayıp bulacağız.' diyorlar ama aradan sekiz gün geçti, hâlâ haber alınamıyor." şeklinde konuştu.
Eşme küçük bir ilçe olmasına rağmen çocuğun bulunamamasına anlam veremediğini belirten Ercan Balık, "Ben çocuğumun canından her şekilde şüpheliyim. Sayın Savcı bey, kanıtların üzerine doğrudan gitmedi veya gidilmedi. Bu okulda çok ciddi şaibeli olaylar dönüyor. Eşme denilen yer, bir avuç insandan oluşuyor. İstanbul veya Ankara gibi büyük metropol şehir değil, sadece Uşak'ın küçük bir ilçesi. Bu çocuk buharlaştı mı? Bu işin sorumluları, okul personeli veya nöbetçi öğretmendir. Lütfen devlet büyükleri, bu işe el atın. Burası devletin yatılı okulu. Ben evladımı geri istiyorum. Ben babayım, baba. Benim çocuğumu bulun." dedi.
Eşme Cumhuriyet Savcısı Mehmet Güneş ise konu hakkında bilgi veremeyeceğini belirtti.
